Nevruz; Nizamü’l-Mülk’ün Selçuklu astronomlarına hazırlattığı Celali Takvimine göre, “yılbaşı” olarak kabul edilen gündür. Nevruz, Farsça olup “ yeni gün” anlamına gelmektedir. Güneşin koç burcuna girdiği ve gece ile gündüzün eşit olduğu gündür. Eski on iki hayvanlı Türk takviminde Nevruz baharın başladığı günü simgelerdi. Mitolojide Nevruza özel anlamlar yüklenmiştir. Sümerlerde rahmet tanrısı İnana(nisan) ile bitki tanrıçası Dumuzin’in(temmuz) evliliği baharı müjdelermiş. Bu müjdeli güne Nevruz denmiş.
Nevruz ile ilgili çeşitli inanışlar bulunmaktadır. Yüce Allah’ın geceyi ve gündüzü Nevruz’da yarattığına inanılır. Bu inançlara göre; insanlığın atası olan Hz. Adem’in çamuru Nevruz günü yoğrulmuştur. Cennetten kovulan Hz. Adem ile Hz. Havva, Nevruz günü Arafat’ta buluştular. Yıldızlar küme halinde iken Nevruz günü ayrılıp kendi yörüngelerinde dönmeye başladılar. Dünya üzerinde güneş düzeni böylece kuruldu ve takvim bulundu. Hz. Nuh’un gemisi Nevruz günü Cudi Dağı’na oturdu ve insanlık yeniden üredi. Hz. Yusuf, Nevruz günü kuyudan çıkarıldı ve kendisine peygamberlik verildi. Hz. Yunus Nevruz günü balığın karnından çıkıp karaya bırakıldı ve kendisine peygamberlik verildi. Hz. Musa asası ile Kızıl Denizi yararak ümmetini Firavun’dan Nevruz günü kurtardı. Hz. Ali Nevruz günü dünyaya geldi. Hz. Fatma ile Nevruz günü evlendi.Türklerin Ergenekon’dan çıkması ve dünyaya yayılmaları Nevruz gününe rastlar. Türk devletlerinde yıllık vergiler Nevruz günü toplanırdı. Bugün bile Mart ayı vergi ayı olarak bilinir.
Güneş takviminin ilk ayı olan Ferverdin, Mecüsilerin en kutsal saydıkları meleğin adıdır ve baharı simgeler. Ferverdin ayının il gününe “Nevruz-u amme” denilir. Ferverdin aynın yedinci gününe de, “ Nevruz-u hasse” denir. Bu yedi gün süresince her gün değişik reçeteli macunlar yapılarak halka dağıtılır. Bu macunların her hastalığa şifa verdiğine inanılırdı. Yedi gün boyunca fakirlerin karınları doyurulur ve her defasında yedi çeşit yiyecek verilerek Nevruz kutlanırdı.
21 Martta kutlayacağımız Türk’ün bahar bayramı olan Nevruz öncesi toplumsal gerginliğin arttırıldığı, birlik ruhunun sorgulandığı bir aşamaya gelinmiştir. Bu aşamada tehlike çok büyüktür. Sözüm ona Nevruz kutlaması adı altında ayrılıkçı terörün sivil uzantıları, Türk Devletinin bölünmez bütünlüğüne ve Türk milletinin birliğine karşı alçakça planlarını gizliden hayata geçirmeye çalışmaktadırlar! Gerçekte Türk’ün bahar bayramı olan Nevruz’da önemli toplumsal olayların gerçekleşeceği varsayılmaktadır. Bu süreçte Türk toplumu derinden ve sessiz bir bekleyişin içine girmiştir. Bu aşamada, hain emellerin siyaset yelpazesindeki temsilcisi Demokratik toplum Hareketi, her türlü provokasyonu devreye sokarak toplumu doğal taraflara ayırmaya başlamıştır. Barzani’ye ve Talabani’ye, Nevruz münasebetiyle gönderilen davetiye mektupları ve orada Diyarbakır’ın isminin ‘Amid’ olarak yer alması birlik ruhunun uçurumun eşiğine gelmesine sebep olmuştur.
Sanki daha önce planlanmış gibi Bilgi Üniversitesi’nde yapılan Kürt konferansında Osman Baydemir denen kişi; ali topu at yerine, rojda topu at denseymiş Kürt meselesi çözülürmüş, diye açıklamada bulunabilmiştir! Bununla birlikte devletin de topu ve tüfeği bırakması gerekirmiş! Öyle ya demokrasi ve insan hakları varmış! kahraman mehmetçik, kahraman emniyet görevlileri birer şehit olurken demokrasi ve insan hakları yokta, dağda gezen eşkıya için mi insan hakları var? Böylesine insafsız ve izansız bir iddiaya karşı gereken cevap Türk milletince mutlaka verilecektir.
Amaç; Türk Devleti’nin yıllardan beridir terörle yaptığı mücadeleyi tartışmaya açmaktır. Bunun ilk işareti Van İddianamesinde karşımıza çıkmıştır. Anılan İddianamede Kara Kuvvetleri Komutanı’nın isminin geçmesi, Türk ordusunun tartışma zemine çekerek yıpratılmasını sağlamaktır. Türk devletinin yıllardır ortaya koyduğu başarılı terörle mücadele azmi ve kararlılığı artık sorgulanmaya çalışılmakta, bundan sonraki terörle mücadelesi de etkisizleştirilmek istenmektedir. Oyun sinsi ve tehlikelidir.
Oynanan oyun açık ve nettir: Nevruz ile birlikte, toplumsal karşıtlıkların etnik temelde arttırılmasına çalışılacak, Türk milletinin birlik anlayışına dinamit konulmaya çalışılacaktır. Bu yıl ki Nevruz Bayramı’nın toplumsal istikrar psikolojisi için bir sınır noktası olduğunu unutmamak gerekmektedir. Bu bağlamda bu yıl kutlanacak Nevruz Bayramına çok büyük anlamlar yüklemeye çalışanların niyeti de bellidir.
Nevruz birlik ve beraberlik günüdür. Bereketin ve sevginin kenetlendiği gündür. Birlik ve beraberliğin hayırlı olması, Türk milletine ait olmaktan gurur duyanların sorumlu davranışlarına yakından bağlıdır. Gün vatan sevgisini içinde her daim canlı tutanların bir ve bir arada olma günüdür. Bu sayede psikolojik operasyonların Türk milleti üzerinde netice alması engellenecektir.
Türk’ün Bahar Bayramı kutlu olsun…