Ülkücüler, bütün tahriklere rağmen soğukkanlı ve sabırlı tavırlarıyla bir "RTE oyununu" daha bozdu.

Türk milletinin milli ve manevi değerleri ile tarihte iz bırakan olayları birer birer tahrip ederek, sanki Türk milletinden intikam alırcasına davranan Başbakan Tayyip Erdoğan, bu hareketlerinin bir yenisini Söğüt'te gösterdi.

Senaryosunu Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yazdığı oyun, Ertuğrul Gazi Hazretlerinin 725. Anma Töreninde sahneye konuldu.

Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere AKP'li belediyelerin organizesinde 25 bando ve amigo başı ile çoğunluğunun AKP'li olduğu bile şüpheli olan anarşist ve saldırgan ruhlu kişiler aracılığı ile bir "RTE şov" gösterime başlatıldı.

Bu senaryonun başrol oyuncuları İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er seçilmişlerdir. Yardımcı aktörler ise Bilecik Valisi ve Bilecik Emniyet Müdürü olmuştur.

Senaryo yazarı RTE, oyunu öyle bir kurgulamıştı ki, hiçbir aksaklığın olmasına imkân vermiyordu.

Önce otobüslerle Söğüt'e yığdıkları anarşist ve saldırgan ruhlu kişiler tören alanına önceden sokularak siperlerine yerleştirilecekti. Bu şahısların oyunlarını iyi oynamaları için İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu tarafından Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er aracılığı ile yönetilen emniyet kuvvetleri tarafından her türlü kolaylık sağlanacaktı.

Tören alanına yukarıda bahsedilen gruplar dışında gelecek olan bir grup daha vardı. Bu grup ise ülkücülerdi.

Yıllardır Söğüt'e gelerek milli değerlerine, atalarına sahip çıkan Ülkücüler.

Ülkücüler yılladır Söğüt'e gelerek Yörük Çadırlarını kurmuşlar, milli tarihlerine sahip çıkmışlar, milli sanatlarımızla bir anlam atmosferi yaratmışlardır. Ama hiçbir zaman siyasi yaklaşmamışlardı.

Senaryo yazarı biliyordu ki, o güne kadar ülkücüler, bu bölgede hiçbir olay çıkarmamıştı. Zaten bu sebeple anarşist ve saldırgan ruhlu kişilerden yığma kalabalık oluşturulmuş ve polis kuvvetleri senaryolarına hizmet amacıyla hazırlanmıştı.

Nitekim sabahın ilk saatlerinden itibaren İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Er tarafından verilen talimatlarla, polis kuvvetleri, Ülkücüleri ve AKP'lilerin dışında kalan Yörük ve Türkmen vatandaşları taciz etmeye başlamış ve tören alanına almamışlardır.

Bu tacizlere anarşist ve saldırgan ruhlu kişilerin hal, hareket ve hakaretlerini de eklendiğini düşünürseniz, ortamın ne kadar gerilebileceğini gözlerinizin önüne getirirsiniz. Son bombayı da Başbakan Tayyip Erdoğan konuşmasında oradaki vatandaşları tahrik edecek şekilde sözlerle süsleyerek olayların başlamasını sağlayacak ve oyunun ilk sahnesi perde almış olacaktı.

Evet, senaryo yazarı RTE, oyununu bu temeller üzerine kurmuştu.

Planlandığı gibi olaylar çıkacak daha sonra da özellikle Albayraklar, Turgay Ciner ve Enver Ören'in patronluğunu yaptığı medya kuruluşlarında, Tayyip Erdoğan ve bölgeye getirilen anarşist ve saldırgan ruhlu kişiler mağdur ve masum gösterilecek, ülkücüler ise bütün olayların sorumlusu haline getirilecekti.

Ancak oyunun ilk bölümü plânlandığı gibi olmadı. Emniyet güçlerinin, yığma yapılan anarşist ve saldırgan ruhlu kişilerin ve Tayyip Erdoğan'ın bütün tahriklerine rağmen ülkücüler soğukkanlı duruşlarıyla RTE'nin oyun planlarını bozuyorlardı.

Senaryo yazarı hemen ikinci bir senaryo yazdı ve sahneye yeğen Ali Erdoğan'ın çıkmasını sağladı. Ülkücüleri oyuna sokamayanlar, bu sefer hiçbir siyasi grupla alakası olmayan vatandaşlar üzerinden oyunlarını kuracaklardı.

Ali Erdoğan, hiçbir yetkisi olmamasına rağmen Bilecik Valisine ve bütün emniyet güçlerine talimatlar veriyor ve RTE lehine tezahürat yapmayan masum vatandaşların dövülmesine sebep oluyordu. Amaç masum vatandaşları tahrik ederek olayların çıkmasını sağlamaktı.

Çünkü senaryonun ikinci bölümü hazırdı ve başta Albayraklar, Turgay Ciner ve Enver Ören'in patronluk yaptığı medya kuruluşları olmak üzere anlaşılan tüm medya akşam verecekleri haber metinlerini çoktan yazmışlardı bile. Geriye bir tek haber metinlerine uygun olayların çıkartılması kalmıştı ve Ali Erdoğan, İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısının Yönettiği emniyet güçleri ve anarşist ve saldırgan ruhlu kalabalıklar bu haber metni için gerekli altyapıyı hazırlayacaktı.

Nitekim öyle oldu. Ülkücüleri tahrik edemeyen, yukarıda anlattığımız senaryonun diğer oyuncuları, masum vatandaşları tahrik etmiş ve olayların çıkmasına sebep olmuşlardır.

Ancak, senaryonun ikinci bölümünde aksama olmadı. Turgay Ciner ve Enver Ören'in öncülüğündeki medya kuruluşları başta olmak üzere, tüm yazılı ve görsel basında, olayların sebebi ve yapanı olarak ülkücüler gösterilmiş, RTE ve yanındakiler mağdur hale getirilmişti.

10 Eylül akşamı medya organları, gerçek olaylar nasıl olursa olsun senaryoda ne yazıyorsa o şekilde Türk Milletine sunum yapıyordu. Çünkü Tayyip Erdoğan senaryoyu böyle yazmıştı. Tek başına iktidara hazırlanan ülkücüleri bir şekilde karalaması gerekiyordu.

Her ne kadar Albayraklar, Turgay Ciner ve Enver Ören patronluğundaki medya organları, senaryoda yazılan görevlerini en iyi şekilde yapsalar da, Türk Milletini kandıramadılar.

Hâlbuki EtikHaber olarak bizler, Söğüt'te geçen sene AKP'nin yaşattığı olaylardan yola çıkarak, bu sene yine yaşatacağı tezgâhı günler öncesinden "Söğüt'te yine mi şov var?" haberi ile kamuoyuna duyurmuştuk... Haberimizin içeriğinde ne varsa, Pazar günü hepsi gerçekleşti.

EtikHaber olarak, paylaşıma sunduğumuz bu haberler diğer haber siteleri tarafından görmezden gelindi. Ve AKP'ye yaranmaya yönelik haberlere itibar gösterildi.

Sonuç olarak, eğer medya organları doğru bir iş yapıp Söğüt'te yaşanan olayların gerçek yüzünü göstermek istiyorlarsa Söğüt'te çekilmiş bütün görüntüleri üzerinde hiçbir oynama ve atlama yapmadan Türk milletine sunmaları gerekmektedir.

Biz EtikHaber kadrosu olarak tüm yaşananları, en doğru şekliyle siz değerli okuyucularımıza sunduk. Hatta "MHP Konvoyuna Polis Tacizi" başlıklı haberimizi diğer internet haber sitelerine de göndermemize rağmen hiçbirisi yayınlamadı.

Objektif haber anlayışında ve kamuoyunu doğru bilgilendirme adına vicdanen biz rahatız. Peki ya AKP'nin yandaşlığını yapan medya kuruluşları ve haber siteleri siz rahat mısınız?

Eğer vicdanlarınızı çalıştıracak olursanız, işte o zaman Söğüt'te yaşananları, kimlerin organize ettiği, kimlerin hangi rolleri üstlendikleri ve asıl mağdurların kimler olduğu ortaya çıkacaktır.

Haydi, vicdanları görelim...

Saygılar..