Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, MHP Manisa İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nde konuşma yaptı. Akçay konuşmasında, partisinin teşkilat yapısı, Türkiye'nin gündemi, Cumhur İttifakı ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Erkan Akçay, Türkiye'nin iç ve dış politikada güçlü olması gerektiğini belirterek, “Türkiye'nin güçlü olması tercih değil, mecburiyettir” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin içeride sağlam, dışarıda kararlı ve bölgesinde belirleyici bir konumda olması gerektiğini vurguladı.

Akçay, konuşmasına kongreye katılanları selamlayarak başladı.

“Sayın Divan, Muhterem Şehit Ailelerimiz, kahraman gazilerimiz,

İl ve İlçe Başkanlarımız, Teşkilatımızın fedakâr yöneticileri,

Ülkü Ocaklarımızın yiğitleri, Asenalarımız,

KAÇEP mensuplarımız, mahalle ve sandık görevlilerimiz,

Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcileri,

Meslek odalarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri,

Kıymetli muhtarlarımız,

Aziz ülküdaşlarım,

Her birinizi en içten sevgiyle, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum.

Bugün sizlere; varlığını Türk milletinin istiklaline ve bekasına adayan, devletimizin sarsılmaz pusulası, milletimizin ferasetli sesi, Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin selamlarını, muhabbetlerini ve başarı dileklerini getirdim.

Şehzadeler şehri Manisa’mızda ‘Gölgesi Huzur, Kökü Kardeşlik’ diyerek il kongremizi gerçekleştiriyoruz.

Kongremiz; Manisa’mıza, partimize, davamıza ve yüce Türk milletine hayırlı uğurlu olsun.”

“Kongreler, ülküye ve lidere sadakat yemininin tazelenmesidir”

Akçay, kongrelerin teşkilat açısından önemine değinerek şöyle konuştu:

“Değerli dava arkadaşlarım,

Kongreler; ülküye ve lidere sadakat yemininin tazelenmesidir.

Kongreler; dava ahlakının ve teşkilat disiplininin yeniden ilanıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi; günlük siyasi hesapların partisi değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi; şahsi hesapların, ihtirasların, dar kadro oyunlarının partisi hiç değildir.

Bizim davamız makam, mevki, liste, ekip davası değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi;

· milletin hafızasıdır.

· devlet aklının siyasi adıdır.

· Türk milletine adanmışlığın kutlu çatısıdır.

Milliyetçi-Ülkücü Hareket; rüzgâra göre yön değiştirenlerin, koltuk bulunca sevinip, bulamayınca hizip odağı olanların yeri değildir!

Bizim hareketimizin değişmez ahlakı, esnemez bir kuralı vardır: Lider, Teşkilat, Doktrin!

Unutmayınız, bu salonda bulunmanın şerefi büyüktür; ama sorumluluğu da büyüktür.

Üç hilalin altında görev almak; sözünü tartmak, nefsini dizginlemek, fitneden uzak durmak, liderine sadık kalmak, teşkilat hukukuna riayet etmek demektir.

Küçük hesaplarla büyük dava taşınmaz. Kulis dedikosuyla dava adamı olunmaz.

Bu nedenle herkese çağrımız şudur: Duruşumuz net, sözümüz mert, yolumuz temiz olsun, niyetimiz halis olsun.”

“Bizim ölçümüz bellidir”

Akçay, teşkilat mensuplarına yönelik mesajlarını şöyle sürdürdü:

“İl yöneticilerimize, ilçe yöneticilerimize, il ve ilçe ocaklarımıza, kadın kollarımıza velhasıl tüm teşkilatımıza sesleniyorum:

Bizim ölçümüz bellidir: Lidere sadakat. Teşkilata vefa. Davaya hizmeti millete ve devlete bağlılık.

Bu ölçüye uyan herkes başımızın tacıdır.

Bu ölçüyü bozan herkes önce dava vicdanında, sonra millet nazarında mahkûm olur.”

“MHP, Türkiye’nin direncidir; milli aklın kalesidir”

MHP'nin hedef alındığını söyleyen Akçay, şöyle konuştu:

“Milliyetçi Hareket Partisi dün hedefteydi, bugün de hedeftedir. Çünkü MHP, Türkiye’nin direncidir; milli aklın kalesidir.

Dün FETÖ eliyle 15 Temmuz öncesinde partimizi ele geçirerek Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen karanlık çevreler vardı.

Bugün de aynı MHP düşmanlığıyla Türkiye’nin kazanımlarını gölgelemeye, Terörsüz Türkiye hedefini bozmaya çalışan odaklar vardır.

Bunların derdi demokrasi değildir; hukuk değildir; millet iradesi hiç değildir. Bunların asıl rahatsızlığı; MHP’nin dimdik ayakta durması, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi inisiyatif alması ve Türkiye’nin ayağındaki terör prangasının sökülmesidir. Bunlar; MHP nerede duruyorsa, ne yapıyorsa MHP’nin karşısında konuşlanan, İpleri İngiltere’nin, Pensilvanya’nın ve emperyalizmin elinde olan, edilgen, Türk ve Türkiye düşmanlarına uşaklık yapan parti görünümlü sinsi hücrelerdir.”

Başbuğ Alparslan Türkeş vurgusu

Akçay, merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in adının siyasi amaçlarla kullanılmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in mübarek adını ve aziz hatırasını kendi şahsi hesaplarına perde yapmak isteyenler de bilsinler ki; Başbuğumuzun adı günlük siyasi ihtiraslara malzeme yapılamaz. Başbuğumuzun hatırası MHP düşmanlığına kalkan edilemez.

Başbuğumuzun emaneti, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin önderliğinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin şerefli kadrolarının omuzlarındadır.

Ne Başbuğumuzun mübarek isminin istismarına müsaade ederiz, ne de Ülkücü Hareket’in şerefle taşıdığı kutlu emanetlere saldırılmasına sessiz kalırız.”

“Türkiye, tarihin en kritik eşiklerinden geçmektedir”

“Herkes seçim hesabı yaparken, o vatan, millet, devlet hesabı yaptı”

Türkiye'nin bölgesel ve küresel gelişmeler karşısındaki konumuna değinen Akçay, şunları söyledi:

“Kıymetli hemşerilerim,

Türkiye, tarihin en kritik eşiklerinden geçmektedir.

Dünya yeniden kuruluyor.

Bölgemizde taşlar yerinden oynuyor.

Küresel güçler; enerji hatlarından ticaret yollarına, savunma dengelerinden sınır güvenliğine kadar her alanda yeni hesaplar yapıyor.

Bölgemizde yaşanan her gelişme, Türkiye’nin içeride güçlü, dışarıda kararlı, bölgede belirleyici olmasını zorunlu kılıyor.

Artık hiç kimse Türkiye’yi eski kalıplara mahkûm edemez.

Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü olması tercih değil; mecburiyettir.

İçeride sağlam durmak, dışarıda güçlü kararlılık göstermek doğrudan doğruya beka meselesidir.

İşte Milliyetçi Hareket Partisi bu gerçeği herkesten önce görmüş, herkesten önce söylemiş, herkesten önce sorumluluk almıştır.”

“Herkes seçim hesabı yaparken, o vatan, millet, devlet hesabı yaptı”

"Herkes alkış ararken O, Türk milletinin duasına talip olmuştur"

Akçay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu:

“Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, günübirlik lüzumsuz siyasi tartışmaların dar kalıplarına sıkışmamış; Türkiye’nin önündeki tarihi eşiği ve büyük hedefleri işaret etmiştir.

Herkes seçim hesabı yaparken, o vatan, millet, devlet, istiklal ve istikbal hesabı yapmıştır.

Herkes alkış ararken O, Türk milletinin duasına talip olmuştur.

Bugün Türkiye savunma sanayisinde kendi imkânlarıyla yükseliyorsa, enerjide yeni imkânlara kavuşuyorsa, Türk dünyasıyla bağlarını güçlendiriyorsa, bölgesel denklemlerde figüran değil oyun kurucu hâline geliyorsa; bunda Cumhur İttifakı’nın sağladığı siyasi istikrarın, milli iradenin ve devlet aklının büyük payı vardır.

Cumhur İttifakı, Türkiye’nin bekasına sahip çıkan milli iradedir.

İçeride huzuru, dışarıda güçlü duruşu temsil eden devlet aklıdır.

Biz bu omurgayı Manisa’da daha da güçlendireceğiz.

Manisa’dan yükselecek ses; Türkiye’nin birliğine, devletimizin bekasına, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu tarihi iradeye sahip çıkma sesi olacaktır.”

“Türkiye’nin önünde tarihi bir hedef vardır: Terörsüz Türkiye!”

Akçay, konuşmasının önemli bölümünü Terörsüz Türkiye hedefine ayırdı:

“Değerli dava arkadaşlarım,

Bugün Türkiye’nin önünde tarihi bir hedef vardır: Terörsüz Türkiye! Türk ve Türkiye Yüzyılı!

Bu hedef; bir temenni değil, devlet aklıyla örülmüş milli bir yürüyüştür.

Bu hedef; kapalı kapılar ardında yürütülen bir pazarlık değil, milletin gözü önünde, hukuk zemininde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle şekillenen tarihi bir süreçtir.

Kim ne derse desin, kim hangi iftirayı atarsa atsın, hakikat ortadadır:

Terörsüz Türkiye; taviz veya teslimiyet değildir; devletin geri çekilmesi hiç değildir.

Tam tersine; terörün silahıyla, tehdidiyle, vesayetiyle ve dış bağlantılarıyla birlikte Türkiye’nin gündeminden sökülüp atılmasıdır.

Bu süreçte ne üniter devlet yapımız tartışmaya açılmıştır, ne bayrağımız, ne vatanımız, ne milletimizin birliği pazarlık konusu yapılmıştır.”

“Terörsüz Türkiye’den rahatsız olanların derdi huzur ve barış değildir”

Bazı çevrelerin Terörsüz Türkiye sürecini karalamaya çalıştığını belirten Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün bazı çevreler bu süreci karalamaya çalışıyor. Bazıları meseleyi bilmeden konuşuyor. Bazıları bildiği hâlde çarpıtıyor. Bazıları da Türkiye’nin terörden kurtulmasını istemeyen odakların ağzıyla siyaset yapıyor.

Manisa’dan açıkça söylüyorum:

Terörsüz Türkiye’den rahatsız olanların derdi huzur ve barış değildir.

Terörsüz Türkiye’den rahatsız olanların derdi demokrasi yada insan hakkı değildir

Türkiye’nin ayağındaki pranganın sökülmesini istemiyorlar; terör devam etsin, kan dökülmeye devam etsin istiyorlar.

Çünkü terör biterse emperyalistlerin Türkiye üzerindeki hesapları bozulacaktır.”

“Bu irade sıradan bir siyasi çıkış değildir”

Akçay, Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye sürecindeki yaklaşımına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“İşte bu yüzden Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu irade sıradan bir siyasi çıkış değildir.

Bu irade, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin iç cephesini tahkim eden tarihi bir hamledir.

Bu irade, MHP’nin çözüm üreten, krizleri çözen, devlet aklını temsil eden bir siyaset olduğunu bütün dünyaya göstermiştir.

· Türk milliyetçiliği bu meseleyi çözmeyecekse kim çözecektir?

· Bu milletin kardeşlik hukukuna biz sahip çıkmayacaksak kim sahip çıkacaktır?

· Bu ülkenin evlatlarını terörün kanlı senaryolarından biz kurtarmayacaksak kim kurtaracaktır?

Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda nettir, tutarlıdır, samimidir, kararlıdır.”

“Terör bitecek. Kardeşlik güçlenecek. Devlet kazanacak”

Akçay, Terörsüz Türkiye sürecinin şehit ve gazilerin hatırasına ilişkin değerlendirmelerini de şöyle aktardı:

“Bu süreç şehitlerimizin aziz hatırasına asla halel getirmiyor.

Tam aksine, şehitlerimizin uğruna can verdiği vatanın daha güvenli, daha huzurlu, daha güçlü olması için atılmış stratejik bir adımdır.

Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak; terörün yeniden baş kaldırmasına fırsat vermemektir.

Gazilerimizin hatırasına sahip çıkmak; Türkiye’yi bir daha aynı acılarla sınamamaktır.

Biz çocuklarımıza korkunun değil huzurun, çatışmanın değil kardeşliğin, terörün değil üretimin hâkim olduğu bir Türkiye bırakmak istiyoruz.

Manisa’dan ilan ediyoruz: Terör bitecek. Kardeşlik güçlenecek. Devlet kazanacak. Millet kazanacak. Türkiye kazanacaktır.

Ve tarih, Bilge liderimiz Devlet Bahçeli’ye ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni bu sürecin en samimi, en kararlı, en cesur sahibi olarak yazacaktır.”

Manisa'nın üretim gücüne vurgu

Akçay, Manisa'nın ekonomik ve tarımsal potansiyeline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu:

“Aziz dava arkadaşlarım,

Manisa, Türkiye’nin üretim üslerinden biridir.

Manisa toprağı bereketli, insanı çalışkan, sanayisi güçlü, tarımı verimli bir memlekettir.

Tarımda, sanayide, ihracatta, enerjide, organize sanayi bölgelerinde, otomotiv yan sanayisinde, gıdada, makinede ve madencilikte Manisa Türkiye’ye omuz vermektedir.

Manisa verdiğinin karşılığını daha fazla almalıdır. Manisa’nın ürettiği değer, Manisa’ya daha güçlü hizmet olarak dönmelidir. Çiftçimizin su, sulama, enerji, girdi maliyeti ve pazarlama konusunda beklentileri vardır. Üzüm üreticimizin, zeytin üreticimizin, tütün üreticimizin, kiraz üreticimizin alın teri korunmalıdır. Bütün bu konuların yakından takipçisiyiz.

Manisa’nın her ilçesi bizim için kıymetlidir.

Bizim siyasetimiz laf siyaseti değildir.

Bizim siyasetimiz Manisa’nın sesini Ankara’ya, Ankara’nın imkânlarını Manisa’ya taşıma siyasetidir.”

“Her vatandaşımızın derdini dinleyeceğiz”

“Liderimizin çizdiği istikameti koruyacağız”

Teşkilat mensuplarına düşen görevlere de değinen Akçay, şöyle konuştu:

“Aziz ülküdaşlarım,

Bu hedeflere ulaşmak için teşkilatımızın her ferdine büyük görev düşmektedir.

Her vatandaşımızın derdini dinleyeceğiz.

Her çiftçinin sofrasına, her esnafın dükkânına, her işçinin alın terine, her emeklinin duasına ortak olacağız.

Gediz’in köylerinden Demirci’nin dağlarına, Soma’nın madenlerinden Alaşehir’in bağlarına kadar; her bir Manisalının derdiyle dertlenme vaktidir!

Biz sırtımızı küçük kulislere değil; önce Cenab-ı Hakk’a, sonra Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye ve aziz milletimize dayadık!

Hiç kimsenin şüphesi olmasın; Manisa’da üç hilalli sancağımızı en tepeye dikeceğiz!

Ama bunu yaparken önce kendi içimizde sağlam duracağız.

Teşkilat içi huzuru koruyacağız.

Dava arkadaşlığı hukukunu koruyacağız. Hiçbir arkadaşımızı hatasında boğmayacağız, ancak ihanete asla iltifat etmeyeceğiz.

Liderimizin çizdiği istikameti koruyacağız.”

“Kongreler geçer. Görevler el değiştirir. Ama ülkücü duruş değişmez”

Akçay, teşkilat içindeki görev değişikliklerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Kongreler geçer. Görevler el değiştirir. Ama ülkücü duruş değişmez.

Kimse görevi rövanş alanı sanmasın!

Kimse teşkilatı kendi küçük hesabının basamağı görmesin!

Bu dava, şahsi hırsların merdiveni değildir. Bu dava, Türk milletine hizmet yoludur.

Hiç kimse karamsarlığa kapılmasın. Hiç kimse fitne odaklarının oyunlarına aldanmasın.

Manisa’dan ilan ediyoruz: Biz buradayız. Davamızın başındayız. Liderimizin izindeyiz. Milletimizin emrindeyiz. Devletimizin yanındayız. Cumhur İttifakı’nın arkasındayız. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye hedefinin takipçisiyiz.

Teşkilatımız ayaktadır.

Davamız kutludur.

Liderimiz kararlıdır.

Yolumuz açıktır.

Hedefimiz; üretken ve huzurlu Manisa’dır.

Hedefimiz; terörsüz, lider ülke Türkiye’dir.

Hedefimiz; Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.”

Kongreye ilişkin temennilerini paylaştı

Akçay, konuşmasının sonunda kongrenin hayırlı olması temennisinde bulunarak şunları söyledi:

“Kongremizin Manisa’mıza, partimize, davamıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bugüne kadar davamıza hizmet etmiş bütün il başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza, bütün yöneticilerimize, ocak başkanlarımıza, KAÇEP teşkilatlarımıza, sandık görevlilerimize ve dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Görev alan il ve ilçe yönetimlerimize başarılar diliyorum.

Rabbim birliğimizi daim; dirliğimizi kaim; davamızı muzaffer eylesin.

Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Sağ olun. Var olun. Allah’a emanet olun.”