MHP Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, Mersin İl Kongresi'nde açıklamalarda bulundu.

MHP'li Topcu, konuşmasına MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin selamlarını ileterek başladı. "Sözlerime geçmeden önce her birinize Türk Dünyası’nın Bilge Lideri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin selamlarını ve muhabbetlerini iletiyorum" dedi.

"MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, ÜLKEMİZİN HER YERİNDEDİR VE AZİZ MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDE BAŞKÖŞEDEDİR"

MHP'li Topcu'nun satırbaşları şöyle:

Demokrasinin ve hukukun gereği ve nirengi noktası olduğu kadar Türk töresinin de bir parçası olan kurultaylarımız; Birlik, dirlik ve beraberliğimizin pekiştiği, Kardeşlik saflarının sıklaştığı, Herkesin birbirini kucakladığı, İnandığı davaya gönlünü vermek için çırpındığı, Liderimizin emrinde olan ve onun gösterdiği yol ve hedeften milim sapmayan dava erlerinin ve ülkücü iradenin bir araya geldiği, Ortak güçlü ruhla ve inançla hareket ettiği, Yarınların rotasının çizildiği kutlu buluşmalardır MHP kurultayları.

Türkiye’de her zaman sorunların çözülmesinde ve sağduyunun hâkim olmasında önemli rol oynayan Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin her yerindedir ve aziz milletimizin gönlünde başköşededir. Çünkü MHP, Önce milletim sonra partim ve ben diyen, Benim aklım hep Türkiye’dir diyen ve bunu yaşam felsefesi haline getiren ve bir lidere sahiptir.

"ZAMANIN GERİSİNE DÜŞEMEYİZ"

Milli enerjimizi, sürekli kısır çekişmelerle uğraşarak ve bunları gündemde tutarak harcayamayız. Sayın liderimizin ifade ettiği gibi gerçekten bir şey başarmak istiyorsanız; “Bunun için samimiyet, iyi niyet ve karşılıklı güven şarttır.” Milletlerin tarihinde kritik ve stratejik dönüm noktaları vardır. Söz konusu mühim dönüm noktaları milli ve tarihi hedeflerin güncellenip yeni bir güçle serpilmesinin de fırsat kapısıdır. Biz bu kapıyı ardına kadar açıp önümüze çıkacak altın fırsatları yakalamak istiyoruz.

Kaldı ki hakkımızın, hukukumuzun ve parlak hedeflerimizin peşindeyiz. Haysiyetli ve huzurlu bir hayatı kurmak istiyoruz. Zamanın gerisine düşemeyiz. Gelişmelere sahne arkasından bakamayız. Hayatın ve hadiselerin akışını uzaktan seyredemeyiz. Kendimize güveniyor, aziz milletimize inanıyoruz. Türkiye’yi, üzerinde hesapların yapıldığı, oyunların kurgulandığı müdahale edilir ülke olmaktan çekip çıkarmak istiyoruz. Elbette bu süreç meşakkatlidir, zorludur, insanüstü emek ve fedakârlık gerektirecektir. Aynı zamanda bu dönem, milletinin sevinciyle sevinen, üzüntüsüyle üzülen, bunun yanında milli ve manevi değerlerle bütünleşip tek nefes olan inanmış yüreklere ve yürekli duruşlara ihtiyaç duyacaktır. Bu yürek de Milliyetçi Hareket Partisi’nde ve Mersinli neferlerinde de ziyadesiyle vardır.

"DEVLET YÖNETİMİ CESARET İSTER, FEDAKÂRLIK İSTER, TECRÜBE İSTER, SADAKAT İSTER VE İNANÇ İSTER"

Küresel düzende ekonomik ve siyasi istikrarsızların yanı sıra; terör eylemleri, göçler, sıcak savaşlar, açlık, tehditler, dezenformasyonlar ve meydan okumalar hızla kendisini göstermekte ve yakıp yıkmaktadır. Emperyalist devletlerin bitmeyen ihtirasları bütün dünyayı yakıp yıkmış; bu yıkım ve ihtirasların biteceğine dair hiçbir belirti de görülmemektedir. Tarih boyunca bütün medeniyetler ve devletler ayakta kalma ve varlıklarını sürdürme mücadelesi içinde olmuştur. İnsanlık tarihinde, toplumların tarihinde ve devletlerin tarihinde bu açık olarak görülürken, zaten tarih kitapları bu mücadelelerin toplamından oluşmaktadır.

Çekinilerek korkularak devlet yönetilmez devlet yönetimi cesaret ister, fedakârlık ister, tecrübe ister, sadakat ister ve inanç ister. En önemlisi de devletin köklü geleneğinin bilgisine sahip olmak ister.

"ÇÜNKÜ ZAMAN ARTIK TÜRKİYE ZAMANI, ZAMAN TÜRK ZAMANI, ZAMAN TÜRKİYE YÜZYILI ZAMANIDIR"

Türkiye, kendine özgü yapısı, köklü geçmişi ve devlet geleneği olan bir ülkedir. Bulunduğu coğrafyanın yıllardır karşı karşıya kaldığı durumlar, sahip olduğu kritik jeopolitiği ve bu jeopolitiğin sunduğu avantaj ile fırsatları açıkça gözler önüne sermektedir. Türkiye’yi yalnızca coğrafi konumu ile tanımlamak yapılacak en büyük haksızlıktır ve aynı zamanda hatadır. Türkiye sahip olduğu tarihi, kültürü, tecrübesi, çoklu mirası ve jeopolitik konumu ile dikkatleri üzerine çeken en önemli ülkelerden birisidir.

Gücümüzü köklü tarihimizden alırken, stratejik ve mükemmel coğrafyamız da gücümüze güç katmaktadır. Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlarla da gönül coğrafyamızı genişletmek istiyoruz. Ve bu da bizim en büyük enerji kaynağımız olmaktadır.

Bu gönül coğrafyamızı genişletme ve güçlendirme rolü, içinde bulunduğumuz dönemde daha anlamlı hale gelmiştir. Filistin’deki mazlumların çaresizliği yüreklerimizi yakmış ve yakmaya devam etmektedir. Ortadoğu coğrafyasındaki yangın ve koca dünyanın suskunluğu yüreğimizin üzerine otururken Türkiye ve bölge için de yeni bir yüzyılın fitilini ateşlemektedir.

Artık böylesine hızlı değişen küresel dünyada Türkiye’nin de kendi kartlarıyla oyuna başlaması ve düzen içinde yerini pekiştirmesi gerekirken bunu da ziyadesiyle yapmaktadır.

Türkiye’nin kendi iç dinamiklerini harekete geçirerek optimum faydayı elde etme zamanıdır. Zamanın ruhunu doğru okuma zamanıdır. Kendi iç dinamiklerini ve gücünü kullanarak yerel, bölgesel ve küresel eksende önemli adımlar atmak için acele etmelidir. Çünkü zaman artık Türkiye zamanı, zaman Türk zamanı, zaman Türkiye yüzyılı zamanıdır.

"ZAMAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE ZAMANIDIR"

Bu kadar güçlü söylem ve inançla yola çıkarken, dışımızda günbegün yoğun olarak hissedilen ve etki alanı genişleyen yoğun fırtınaya, olumsuzluklara ve hainliklere karşı Türkiye olarak bu milletin her bir ferdinin dahil edildiği içinde birliğin, bütünlüğün, dayanışmanın olması gerekir. Türkiye de artık baharların iliklere kadar hissedileceği, barış ve huzur ikliminin gelmesini bekliyoruz. Yani bütün olumsuzluklara karşı, saldırılara karşı 86 milyonun tamamının tek yürek halinde duruş sergileme zamanıdır.

Hiçbir sorun, görmezden gelinerek çözülemez. Biz sorunları da sorunlara verilecek cevabı da biliyor ve politikalarımızı da bu çerçevede değerlendiriyoruz. Artık duracak vaktimiz, geçirecek zamanımız, boşa heba edecek enerjimiz kalmamıştır. Zaman Terörsüz Türkiye zamanıdır. Ve terörden arındırılmış Türkiye’ye, terörsüz bölge ve terörsüz dünyaya ihtiyaç vardır.

Ülkemiz uzun yıllardır daha önce de bahsettiğimiz önemli bir sorunla mücadele etmektedir. Terör sorunu. Türkiye; her türlü tehlike karşısında hazır ve nazır, her çeşit tehdidi savuşturacak dayanıklılığa ve güce sahip muazzam bir ülkedir. Bu şartlarda ülkemizin her türlü senaryoya hazırlıklı olması ve iç cephemizin sağlamlaştırılarak milli birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi önem arz ederken, Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır oynanan oyunları bitirme düşüncesinden hareketle, Lider Devlet Bahçeli, bir yandan terör belasından ülkemizin tamamen kurtulması, diğer yandan iç cephemizin tahkim edilmesi, böylelikle milli birlik ve beraberliğimizin sağlamlaştırılması için 22 Ekim 2024 tarihinde Terörsüz Türkiye çağrısında bulunarak, kardeşliğin ilk kıvılcımını çakarken, Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu ve desteğiyle de bu bir devlet politikası halini almıştır.

"LİDERİMİZ DEVLET BAHÇELİ’NİN ÇİZDİĞİ YOLDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ ADIM ADIM HEDEFE YÖNELMİŞTİR"

Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki en önemli aşamalar, Terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, Terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Üniter yapısının, Milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün ve Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.

Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile Kahraman gazilerimizin fedakârlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemeli ve asla da edilmeyecektir.

Terörsüz Türkiye sürecinin başladığı 2 yıllık dönemde Allah’a hamdolsun, terör saldırıları sonlandığından hiçbir Mehmetçiğimizin burnu dahi kanamamıştır. Suriye’de PKK’nın kolu olan YPG/SDG’nin de kendisini feshetmesiyle Suriye’den kaynaklanan terör tehdidi de yine tek bir Mehmetçiğimizin saçının teline dahi zarar gelmeden sonlanmıştır. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye ile beraber kazanan 86 milyonun tamamı olmuştur. Çünkü Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çizdiği yolda Terörsüz Türkiye hedefi adım adım hedefe yönelmiştir.

"CUMHUR İTTİFAKI TÜRK MİLLETİNİN TA KENDİSİDİR"

İşte Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmeye yönelik Cumhur İttifakı dik ve yürekli duruşunu sergilemektedir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Türk vatanını Kuvay-ı Milliye ruhu ve milli mücadele şuuru da bir nevi dönemin Cumhur İttifakıydı. Cumhur İttifakı Türk Milletinin ta kendisidir.

Terörsüz Türkiye ve Türk ve Türkiye yüzyılının kurucusu da bizzat Cumhur İttifakıdır. Yapamazlar dediler, yaptık. Başaramazlar dediler, başardık. Dağılır gider dediler, toplanıp gücümüze güç kattık.

Şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmemek için çalıştık durduk. Hem söyledik, hem yaptık; hep inandık, her daim iddialı olduk. Bu yol uzun, ince ve meşakkatliydi. Bu yol yokuşlarla dolu, kara bulutlarla gölgeliydi. Bu yol ki zamanlar üstü bir yolculuğun ana güzergâhıydı. Geldiğimiz yer belli, gideceğimiz yer belliydi. Kaynağımız belli, kavgamız belliydi. Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, hiç kimse boş yere hevese kapılmasın. Birliğimiz ve dirliğimiz hiç olmadığı kadar güçlenmiş ve kenetlenmiş olarak başarıya odaklanılmıştır.

"ÇAĞRIMIZ TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILINADIR"

İşte sizler, Mersinli hemşerilerim şu andaki coşkunuz ve gösterdiğiniz performans teröre asla geçit vermeyecek, vatana sahip çıkma azminin ve duruşunun göstergesidir. Milli birlik ve kardeşlik ruhuna, istikbaline sahip çıkan siz Mersinli hemşerilerim, ülküdaşlarım ve değerli misafirler... Sizler Türk milletinin ta kendisisiniz. Cumhur İttifakı olarak yolunuz ve bahtınız açık olsun. Bu ittifak, ihanetlere karşı her zaman sur örmüş, set çekmiş, baraj olmuştur. Bu ittifak, işgal ve istila girişimlerinin karşısında yer almış, her kalkışmaya canla, başla, kahramanca direniş göstermiş, bundan sonra da göstermeye aynı kararlılıkla devam edecektir. Cumhuriyet’in kurucu felsefesi, müreffeh bir gelecek düşüncesi Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşuna emanettir.

Çok kıymetli Mersin, gücümüz Toroslar kadar heybetlidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk demişti ki: “Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.”

Sayın Liderimiz Devlet Bahçeli’nin belirttiği gibi Bizim çağrımız aydınlığa ve kardeşliğedir. Bizim çağrımız birliğe, dirliğe ve hep birlikte Türkiye olmaya çağrıdır. Çağrımız büyük Türkiye’yedir. Çağrımız Türk ve Türkiye Yüzyılınadır. Çağrımız Tam Bağımsız Lider Ülke Türkiye’de kucaklaşmayadır.

Türkiye genelinde Allah’a çok şükür dumanımız her yerden tütüyor. İşte bu dumanın kaynağı olan 86 milyon bizim gücümüzdür. 86 milyon ile hep birlikte Lider Ülke Türkiye’ye doğru yol alıyoruz. Mersin özelinde bu dumanı sürekli canlı tutan partimize hizmet etmiş tüm ülküdaşlarımıza şükranlarımızı sunarken, yeni dönemde görev alacak dava arkadaşlarıma da başarılar diliyorum."