Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topcu’nun, “2026–2027 Eğitim-Öğretim Yılı Başlangıcı” dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
"Yeni eğitim-öğretim yılı: Bilgili nesiller, güçlü Türkiye" başlıklı açıklamada, "Sevgili Öğrenciler, Saygıdeğer Öğretmenler ve Değerli Veliler, 2026–2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrencimiz yeniden okullarıyla, öğretmenleriyle ve arkadaşlarıyla buluşmanın sevincini yaşarken, biz de yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, eğitim camiamıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyoruz." ifadesini kullanan MHP'li Topcu şunları söyledi:
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlamanın heyecanı ve coşkusu içerisindeyiz. Millî Eğitim Bakanlığınca başlatılan uyum eğitimleri kapsamında okul öncesi ve ilkokula başlayan yavrularımız eğitim kurumlarımızın yolunu tutmaya başladı bile. Onların bitmeyen enerjileri, coşkun arzuları geleceğin habercileri olarak bize güven vermektedir. Cumhuriyetin emanetçisi yeni nesiller, bu günlerde uzun ve yorucu bir eğitim maratonu için ilk adımlarını atarken, onların bu yolculuğunun milletimizin geleceğini aydınlatacak bir meşale olduğu da unutulmamalıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak eğitimi yalnızca bireysel başarının değil; millî varlığımızın, toplumsal huzurumuzun, kalkınmamızın ve devletimizin geleceğinin temel meselesi olarak görüyoruz. Çünkü bir milletin geleceği, yetiştirdiği nesillerin niteliğiyle şekillenir.
Eğitim anlayışımız, bilim ve teknolojide yetkin, araştıran, sorgulayan ve üreten; aynı zamanda tarihini bilen, kültürünü tanıyan, millî ve manevi değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven nesiller yetiştirmeyi esas almaktadır.
Eğitim, geçmişi öğrenmek, öğrenilen değerleri korumak ve geleceğe hazırlanmak amacıyla ihtiyaç duyulan bir kurum olduğundan, ülkelerin eğitim sistemlerinin de buna uygun olarak planlanıp, organize edilip yönetilmesi gerekmektedir. Çünkü 21. yüzyıl ciddi bir değişimi beraberinde getirmiştir. Günümüz bireyinden beklenen bilgiyi ezberine alması değil, her alanda ona hızlı ulaşması, paylaşması ve onu etkin kullanmasıdır. Yeni yüzyıl becerileri olarak ifade edilen; Öğrenme ve Yenilenme - Bilgi, Medya ve Teknoloji - Yaşam ve Meslek Becerileri başlıkları altında geliştirilen 21. Yüzyıl beceri setleri, bilgi çağında yaşayan bireylerin, etkin ve nitelikli olabilmeleri için önem arz ederken, asla unutulmaması gereken ise, bilgili olmak kadar şahsiyetli olmak, başarılı olmak kadar ahlaklı olmak, dünyayı tanımak kadar kendi milletini ve medeniyetini bilmektir.
"TÜRK GENÇLİĞİ, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ OMUZLAYACAK EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR"
Türk gençliği, Türkiye’nin geleceğini omuzlayacak en büyük gücümüzdür. Gençlerimizi yalnızca akademik bilgiyle değil; özgüven, sorumluluk, eleştirel düşünme, iletişim, girişimcilik ve problem çözme becerileriyle de donatmalıyız. Dijital teknolojileri bilinçli kullanan, doğru bilgiyi yanlıştan ayırabilen ve yapay zekâ çağının gereklerine hazır bir gençlik yetiştirmek zorundayız.
Eğitim sistemimiz her evladımızın yeteneğini keşfetmesine imkân sağlamalı; hiçbir öğrencimiz imkân eşitsizlikleri nedeniyle geride bırakılmamalıdır. Eğitimde fırsat ve imkân adaleti güçlendirilirken mesleki ve teknik eğitim de çağın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmelidir.
Dünyada tüm ülkelerde olduğu gibi Türk eğitim sisteminde de özellikle öğrencilerin, eğitimcilerin ve eğitim kurumlarının kalite artırımına yönelik çabaları sürekli gündeme gelirken, önemli bir sorun olarak da gündemde yerini almaktadır. Nitekim Türkiye'de eğitim sistemindeki yapılanma, iyileştirme, değişim ve dönüşüm çabalarının odağında konu hep kaliteli bir eğitim olurken, küreselleşen dünyada da eğitim sistemlerine yönelik durum tespiti, analizi ve çözüm önerilerine yönelik, ulusal değerlendirmelerin yanında birçok uluslararası düzeyde ülke değerlendirmelerinin yapıldığı uygulamalar da bulunmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında öğrencilerin okuduğunu anlama ve okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanabilmelerine yönelik beceri kombinasyonlarının ölçülmesi olarak ifade edilen ve yakın zamanda açıklanan PISA 2025 sonuçları, Türkiye’nin eğitimde kaydettiği ilerlemenin önemli bir göstergesi olarak görülmelidir. Türkiye’nin fen bilimlerinde 494 puanla 19’uncu, okuma becerilerinde 472 puanla 18’inci, matematikte 462 puanla 28’inci sıraya yükselmesi; memnuniyet vericidir. Bu başarıyı daha ileriye taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu ve diğer bütün başarıların temelinde emeği olan öğretmen ve yöneticilerimize çok teşekkür ederken gönülden de kutlamaktayız.
Eğitim yalnızca ders ve sınavdan ibaret değildir. Sporla, sanatla, kültürle ve bilimle desteklenen; çocuklarımızı bağımlılık, şiddet, zorbalık ve zararlı içeriklerden koruyan güvenli bir eğitim ortamı oluşturulmalıdır.
Bu hedeflerin merkezinde öğretmenlerimiz bulunmaktadır. Öğretmenlerimizin mesleki itibarının yükseltilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi önceliğimiz olmalıdır. Çünkü güçlü eğitim, güçlü öğretmenle; güçlü Türkiye ise iyi yetişmiş Türk gençliğiyle mümkündür.
"MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE, EĞİTİMDE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin geleceğini merkeze alan istikrarlı yönetimi altında eğitime, bilime, teknolojiye ve gençlerimize yapılan yatırımların Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine güç katacağına inanıyoruz. Millî birlik ve beraberlik içerisinde, eğitimde daha güçlü bir Türkiye için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle 2026–2027 eğitim-öğretim yılının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor; öğrencilerimize üstün başarılar, öğretmenlerimize ve velilerimize kolaylıklar diliyoruz. Başta Millî Eğitim Bakanlığımız olmak üzere, eğitim hizmetinin her kademesinde görev yapan yöneticilerimize ve çalışanlarımıza başarı ve kolaylıklar temenni ediyoruz.
Yeni eğitim-öğretim yılı; Türk gençliğinin başarılarının, Türkiye’nin yükselişinin ve güçlü yarınlarımızın başlangıcı olsun.





