MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen MHP Bursa İl Başkanlığı 15. Olağan Kongresi'nde, 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 46 yıl geçtiğini, başta Alparslan Türkeş olmak üzere, canlarını feda eden kahraman şehitleri rahmet ve minnetle andığını ifade etti. Kongrede, il başkanı olarak seçilen Mehmet Emin Özcanbaz, görevi Muhammet Tekin'den devraldı.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'ın açıklaması şu şekilde:

Muhterem Dava Arkadaşlarım

Kıymetli Misafirler

Basınımızın Değerli Temsilcileri

“Kardeşlik Kalbimizde Gelecek Aklımızda” temasıyla başlattığımız 15. Olağan Kurultay süreci kapsamında gerçekleştirdiğimiz Bursa İl Kongremize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Öncelikle sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerime geçmeden önce her birinize Türk Dünyası’nın Bilge Lideri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin selamlarını ve muhabbetlerini iletiyorum.

Kıymetli Misafirler

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana birçok kez demokrasi dışı yöntemlerle ele geçirilmeye, istikrarsızlığa mahkûm edilmeye çalışılmış ve ayrılıkçı-bölücü tertiplerle karşı karşıya kalmıştır.

Yüz yıl evvel Türk milletini yok etmek isteyen emperyalist komplo, kirli hesaplarını bulduğu her fırsatta tedavüle sokmuştur.

Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemize yönelik her tehdide karşı gövdesini siper etmiş ve büyük bedeller ödemiştir.

İşte bugün demokrasi tarihimizde kara bir leke olan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 46 Yıl geçmiştir.

Bu vesile ile başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere, kutlu davamıza canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Üzerinden yarım asra yakın bir zaman geçmesine rağmen bu kalleş girişimin ülkemize bıraktığı tahribatın izleri hala hafızalardaki yerini korumaktadır.

12 Eylül, Türk milletinin mukavemet gücü olan Türk milliyetçilerini susturmak, aziz milletimizi paramparça etmek isteyenlerin karanlık senaryosudur.

12 Eylül yalnızca bir askeri darbe olmanın ötesinde, emperyalizmin Türkiye üzerindeki oyunlarının en karanlık sahnelerinden biridir.

Hamdolsun Türk milliyetçilerinin çelikten iradesi bu karanlık tezgâha izin vermemiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi bekamız ve birliğimiz söz konusu olduğunda hiçbir zaman sorumluluk almaktan kaçmamış ve yeri geldiğinde bu uğurda serden geçmiştir.

Dava arkadaşlarımız zindanlarda, darağaçlarında dahi boyun eğmemişlerdir.

Milliyetçi Hareket Partisi, zindanları Taş medreseye çeviren bu imanın, varlığını Türk milleti uğruna feda eden bu çelikten iradenin temsilcisidir.

İşte bu yüzden Milliyetçi Hareket Partisi sıradan bir siyasi parti değil bekamız ve bağımsızlığımız uğruna büyük bedeller ödemiş, binlerce şehit vermiş kutlu bir dava hareketidir

Milliyetçi Ülkücü Hareket her zaman Türkiye üzerindeki senaryoları yırtıp atacak cesaret ve kararlılığı göstermiştir.

Ve bundan sonra da; “Aynı Ülkü, Değişmez İrade ve Sarsılmaz İnançla” Türk milleti ve devleti için mücadelesini son nefese kadar sürdürecektir.

Muhterem Dava Arkadaşlarım

Milliyetçi Hareket Partisi, ilk günden itibaren kurumsal vizyonu ve taşıdığı misyona uygun siyaset yapmıştır.

Ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçınmamış, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin “Önce Ülkem ve Milletim” düsturuyla birçok krizin çözülmesine öncülük etmiştir.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, “Benim Aklım Hep Türkiye’dir” diyerek ortaya koyduğu müstesna duruş ve devlet adamlığı ile birçok konuda yol başçı olmuştur.

Bu anlamda Sayın Genel Başkanımızın 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığı tarihi çağrı, Sayın Cumhurbaşkanımızın da kararlı duruşuyla bir devlet politikası halini almıştır.

Terörsüz Türkiye hedefiyle tarihin akışı değişmiş, terörizmden beslenen sinsi odakların ülkemizde ve bölgemizde hareket alanı daralmıştır.

Terörsüz Türkiye milli bir mefkûre, tarihin akışını değiştiren stratejik bir hedeftir.

Yaklaşık iki yıl içerisinde birçok önemli eşik aşılmıştır.

Son olarak terör örgütünün Suriye kolu olan SGD/YPG’nin feshi ile süreç önemli bir aşamaya gelmiştir.

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerimiz neticesinde terör bataklığı kurutulmakta, bölgemizdeki istikrarsızlık iklimi sona yaklaşmaktadır.

Türkiye, kadim bir “devlet aklı” ile kendi iç cephesini güçlendirmiş, bölgemize umut olmuş ve mücavir coğrafyalarımızdan yönelecek terörizm tehdidini bertaraf etmiştir.

Muhterem Misafirler

Terörsüz Türkiye stratejisi ile hem ülkemiz hem de bölgemiz için yeni bir dönemin kapıları açılmıştır.

Türkiye’nin bu kutlu istikamette kararlılıkla ilerlemesi elbette İsrail’i ve bölgemizi bir savaş sahası olarak gören emperyalist barbarlığı rahatsız etmektedir.

Çünkü Terörsüz Türkiye emperyalizmin “terör devleti” projesini tedavülden kaldırmış, Siyonizm’in Suriye üzerinden ülkemizi tehdit eden kanlı hesaplarını suya düşürmüştür.

İsrail terörsüz Türkiye hedefimizi sekteye uğratmak için her türlü tuzağı kurmakta, savaş ve istikrarsızlığı bölgemizin tamamına yaymaya çalışmaktadır.

Diğer yandan Yunanistan, İsrail’in kışkırtmalarıyla Türkiye’ye karşı saldırgan tutumunu arttırmakta ve her türlü provokasyonu denemektedir.

Yunanistan Türkiye’ye karşı kullandığı tehdit diline ve hasmane tavrına bir an evvel son vermelidir.

Türkiye bölgesinde ve dünyada barışı savunan bir politika izlemektedir.

Barışçıl yaklaşımlarımız kimseyi şımartmamalıdır.

Türkiye Mavi Vatan’daki egemenlik haklarından vazgeçmeyecek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni asla yalnız bırakmayacaktır.

Tüm dünya bunu böyle bilmelidir.

Gerektiğinde ise tarihin tekerrür edeceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Tüm bunlar yaşanırken, kendilerine “milliyetçilik” maskesi takan bazı partiler İsrail ile aynı hizaya geçip sistematik bir şekilde terörsüz Türkiye hedefine saldırıyorlar.

Çıkıp utanmadan Terörsüz Türkiye’nin bir bölünme projesi olduğunu iddia ediyorlar.

Anayasanın ilk dört maddesinin değişeceği yalanını söylüyorlar.

Terörle pazarlık yapıldığı, teröre taviz verildiği, iftirasını atıyorlar.

Terörle mücadeleden vazgeçiliyor, teröristler affediliyor diye karalama kampanyası yürütüyorlar.

Şimdi buradan soruyoruz; 2019 yerel seçimlerinde, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 2024 yerel seçimlerinde ve 16 Nisan 2017 referandumunda terör örgütünün siyasi uzantısıyla ittifak ve işbirliği yapan siz değil miydiniz?

O günlerde siyasi menfaatleriniz için terörün uzantılarıyla aynı safta dizilirken rahatsız olmuyordunuz da; şimdi terörün kökünü kazıyacak olan bu kutlu hedeften mi rahatsız oluyorsunuz?

Bugün geldiğimiz noktada bunların hepsinin alçak bir kara propaganda olduğu açıkça görülmüştür.

Terörsüz Türkiye ile milli birliğimiz güçlenmiş, terörle hiçbir pazarlık yapılmadan bölücü terör örgütü varlığını feshetmiştir.

Anayasanın ilk dört maddesi, egemenlik haklarımızdan ve Türk kimliğinden hiçbir taviz verilmemiştir.

Şehit ve gazilerimizin hukukları sonuna kadar hassasiyetle korunmuş, terörle mücadeleden bir an dahi vazgeçilmemiştir.

Tüm bu tablo karşısında İP ve peşine takılanlara soruyoruz;

Şimdi hangi yüzle milletimizin karşısına çıkacaksınız?

Bu alçak kara propagandayı hangi dış güçlerin nam ve hesabına yürütüyorsunuz?

Değerli Misafirler

Milliyetçi Hareket Partisi’nin her konuda olduğu gibi terör konusunda da tutumu nettir ve tavizsizdir.

Bizim gayemiz ülkemizin terörden bütünüyle arındırılması, terörün yeniden zemin bulacağı siyasi ve sosyolojik alanların kalıcı bir şekilde kurutulmasıdır.

Amacımız; “Gölgesi Huzur Kökü Kardeşlik” olan ay yıldızlı bayrağımız altında “Bin Yıllık Kardeşliğimizi” sonsuza kadar yaşatmaktır.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Terörsüz Türkiye terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.”

Yeni nesillere terörsüz bir Türkiye bırakmak hepimizin ortak vazifesidir.

Emperyalizmin vekâlet unsuru olan terör yapılarını bölgemizden temizlemek tarihi sorumluluğumuzdur.

Bizim “Hedefimiz Belli, Yolumuz Hak, Tarafımız Doğru, Alnımız Pak”tır.

Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi taşıdığı yüksek sorumluluğun farkındadır.

Yeni yüzyılda küresel nizam değişmiş, bölgesel dinamikler yerinden oynamıştır.

Terörsüz Türkiye ile karanlık bir dönemin kapılarını kapatacak tarihi bir fırsat doğmuştur.

Terörün son bulmasıyla ekonomik ve sosyal hayatımız canlanacak, her alanda kalkınmamız hızlanacak, içerde milli birliğimiz pekiştikçe, dışarda elimiz daha da güçlenecektir.

Muhterem Dava Arkadaşlarım

Türkiye Cumhuriyeti karşısına çıkan bütün riskleri ve fırsatları doğru okuyan muktedir bir devlettir.

Ülkemiz bölgesel krizlerden güçlenerek çıkacak, küresel düzende hak ettiği konuma gelecektir.

Yeni yüzyıl; Terör belasından kurtulmuş, bölgesinde istikrarın adresi, enerji ve ticaret yollarının hakimi Lider Ülke Türkiye’nin yüzyılı olacaktır.

İstikamet bellidir, Türk Devleti kararlıdır.

Bu kutlu istikametten dönüş yoktur.

Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz başarılacak, Süper Güç Türkiye’ye mutlaka ulaşılacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Bursa’mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. Yılını kutluyorum.

Bugüne kadar partimize hizmet etmiş tüm ülküdaşlarıma şükranlarımı sunuyor, yeni dönemde görev alacak dava arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum.

Sağ Olun, Var Olun, Yüce Allah’a emanet olun.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!