Aşağıda linkini verdiğim adreste yazımı 16 Şubat 2006’da gördüm. Hemen Koyunlu Halı’nın Niğde ve İstanbul mail adreslerine mesaj yazdım. Ancak cevap alamadım. Sonra Koyunlu Halılarının İstanbul temsilciliğinin telefonunu ( 0212. 481 57 26) bularak, yazımı intihal eden Koyunlu Halılarının Halkla İlişkiler Müdürü Hatice Adalı hanım efendiye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım sonra, veb sayfamın teknik işlerine bakan arkadaşı haberdar ederek ilgili şahsa ulaşmasını sağladım. Arkadaşıma yazının kendisine ait olduğunu ve İstanbul Üniversitesi’nin veb sayfasından faydalandığını (Oysa adı geçen sitede böyle bir bilgi yok) söylemiş.
trong>24 Şubat 2006’da “İhlâs Haber Ajansı”ndan adının Dursun Eker ve söz konusu ajansın genel yayın müdürü olduğunu söyleyen şahıs bana ulaşarak, haberi kendilerinin yaptığını ve küçük bir yanlışlık yapıldığını söyledi. Sonra haberin aslında ( yayından önceki hali) şahsıma da atıf yapıldığını ve editörlerin dikkatsizliğinden dolayı adımın atlandığı anlatmaya çalıştı. Bende ciddiyetsiz, samimiyetten uzak ve gayri ahlaki tavır takındığı için konuşamayacağımı, yasal hakkımı kullanacağımı, konuyu basına aktaracağımı anlattım. Ayrıca Hatice Adalı’nın makalemi intihal ederek çalıştığı şirkete ve kendisine, halı piyasasında haksız itibar kazandırdığını ve benimle neden Hatice Adalı’nın değil de kendisinin muhatap olduğunu sorarak telefonu kapattım. İlgili şahsın beni aradığı telefon ve saat, cep telefonumda kayıtlıdır.
Söz konusu makale noktası virgülü ve cümle düşüklükleri dâhil her şeyi ile şahsıma aittir. Hatice Adalıya ait bir tek cümle dahi mevcut değildir. Makalemin çok az kısmı haberi yapan tarafından yorumlanarak ifade edilmiştir.
Aşağıdaki cümleler Adalı’nın makalesinden alınmıştır. Aynı cümleler aşağıda adresini verdiğim web sayfasında var. Adalı’nın makalesin tamamı, bu örnekte görüldüğü gibi benim makalemle birebir örtüşmektedir. Bunun bir tesadüf olması mümkün değildir..
“Dolayısıyla bu konuda düşünenlere Altaylar’dan Van’a, Hakkari’ye oradan da Adana’ya Bergama’ya, Çanakkale’ye ve Edirne’ye kadar olan bir coğrafyada yaşayan insanlar arasında alan çalışması yapılarak tespit edilen fotoğrafların, çoğunun benzer değil, aynı olmaları önemli bilgiler ifade etmesi gerekir. Ayrıca bu kadar geniş bir alandaki insanların yüzyıllarca aynı damgaları işlemeleri, Pazarık halısını hiç görmeyen adını dahi duymayan insanların, o halıdaki damgaları mezar taşlarına, iş ve eğlence yerlerine, halı-kilimlerine hatta Lenin’in heykeline işlemeleri, düşünen insanlara bir anlam ifade etmesi gerekir kanısındayız”.
Buradaki “Pazarık” kelimesi “Pazırık” olacak. Diğer çalışmalarımda düzelttim. Ancak Adalı, konudan çok uzak olduğu için düzeltme nezaketini dahi gösterememiş. Makalenin tamamında böyle birkaç örnek daha var. Adalıya merak ettiğim bir soru sormak istiyorum. Acaba söz konusu Lenin heykelinin hangi şehirde olduğunu ve o heykel hakkında kendilerinde bir tek fotoğraf var mı?
Bir akademisyenin unvanının geri alınması aşamasında hemen her gün haber yapan basını ve YÖK yetkililerini göreve davet ediyorum. Bakalım YÖK bir akademisyeninin hakkını savunacak mı? Hatta kendi üniversitem, tamamen kendi imkânlarımla Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinde dört yıl, alan çalışmaları yaparak kaleme aldığım makaleye sahip çıkacak mı? Basın mensupları ise, Türkiye’de bir ilk olan (Belki bilgilerim beni yanıltıyor olabilir.) bu intihal karşısında adaleti, hukuku ve akademik çabaya sahip çakacaklar mı?
Bu son soruya maalesef diyorum. Çünkü yazlı ve görsel basınımız ile internet yayıncılığı yapan belli başlı kurumlara haberi gönderdiğim halde sadece NTV televizyonu, www.etikhaber.com ve www.sonsayfa.com dan cevap alabildim.
Oysa aynı yayın kuruluşları bundan bir süre önce Başbakanın müsteşarının kısmen yapmış olduğu intihal hakkında günlerce yayın yapmışlardı. Burada bir intihal değil bir makalenin bir alt başlığındaki yazının tamamı hatalarıyla olduğu gibi sadece yazarın ismi değiştirilerek yayınlanmıştır. İntihal yapan bir akademisyen hakkında haber yapmak gazetecilik oluyor da intihalden öte adeta çalışması gasp edilen bir akademisyenin maruz kaldığı durumu kamuoyuna sunmak gazetecilik olmuyor mu? Yoksa gazeteciler ve haber ajansları gizli bir dayanışma içindeler mi?
Saygılarımla
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aksoy
Tel iş: 0216. 345 47 05-7’den 290 veya 144
Cep: 0537 369 37 39
Adres: Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi
Tarih Eğitimi Anabilim Dalı
Göztepe/İstanbul
EK.1: Sayın Erdoğan Bey, Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesi (sosyolog) olarak görev yapıyorum. Türkiye, İran, Tuva, Hakasya ve Ukrayna’da alan çalışmaları yaparak 10.000 civarında halı-kilim ve bazı etnografik eserler üzerindeki motiflerin fotoğraflarını çekerek özel bir arşiv oluşturdum. Söz konusu olan çalışmalarım hakkında bazı makalelerim yayınladı. Kendi özel sitemdeki fotoğrafları da kaynak göstermek şartıyla ilgililerin hizmetine sundum. Eğer bendeki fotoğraflara da ilgi duyarsanız hizmetinize sunabilirim.
Ancak halkla ilişkileri müdürünüz Sayın Hatice Adalı'nın "Geçmişten günümüze halının tarihi" adıyla 15.02.2006'da aşağıdaki adreste bir yazısı yayınlandı. Bu yazının tamamı bana aittir. Konu hakkındaki yazım ektedir.(Bu makalenin daha genişi iki dergide yayınlanmıştır.) Gerekirse www.sosyalbilimler.org veya www.maksoy.5u.com sayfalarına da bakılabilir.
Dolayısıyla en kısa zamanda gereken yapılmadığı takdirde telif hakları yasası gereği, yasal hakkımı arayacağımı ve ilgili yazı hakkında basına bilgi vereceğimi hatırlatır, saygılarımı sunarım.
Mustafa Aksoy
E. Postanın gönderme bilgileri: (Erdoğan Mumcu'ya Çok önemli ([email protected]; [email protected]); (Wed, 15 Feb 2006 18:31:31 -0800 (PST)
EK.2: Sayın Hatice Adalı hanımefendi, "Geçmişten günümüze halının tarihi" adıyla 15.02.2006'da aşağıdaki adreste sizin adınız ve açık adresinizle bir yazısı yayınlandı. Bu yazının tamamı bana aittir. Size ait olanlar sadece bağlantı kelimeleridir.
Böyle bir yola neden başvurduğunuzu öğrenmek isterim. En kısa zamanda gereken yapılmadığı takdirde, telif hakları yasası gereği, yasal haklarımı arayacağımı ve ilgili yazı hakkında basına bilgi vereceğimi hatırlatır, saygılarımı sunarım.
Mustafa Aksoy
E. Postanın gönderme bilgileri: (Sayın Hatice Adalı'nın dikkatine [email protected]); (Tue, 21 Feb 2006 13:48:31 -0800 (PST)
EK.3: Makalemin yayınlandığı yerler:
1.“Türk Cumhuriyetlerinde ve Türkiye’de Halı-Kilim ve Mezar Taşlarındaki Damgalar”, Türk Yurdu Dergisi, 171. sayı, 2001.
2."Türk Cumhuriyetlerinde ve Türkiye'de Halı, Kilim ve Mezar Taşlarındaki
Ortak Semboller", Üçüncü Bin Yılın Eşiğinde Türk Uygarlığı, Bişkek, 2003.
3.“Türk Adı, Türk Damgaları ve Halı Kilim Tarihi”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, 188. Sayı, 2002.
4. Yazımın web sayfamdaki adresi: http://www.maksoy.5u.com/sosy/halkils.htm
EK.4: Yazımın İntihal Edilerek Yayınlandığı Veb Sayfasının Adresi:
http://haber.mynet.com/detail_news/?mainPage=1&which=center&ref=haberHome&id=O1139967466971&date=15Subat2006
***
Sizde Bu bölümde yazmak isterseniz sitemizin ilkelerine ters düşmeyen yazılarınızı [email protected] mail adresine gönderin sizin adınızla yayınlayalım.