“Aliya İslam dünyasının Bilge Kralıdır“

Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: "Aliya İzzetbegoviç, devlet başkanı, hukukçu, siyasetçi ve komutan olmasının yanı sıra Müslüman bir entelektüel, önemli eserlere imza atmış bir yazar olarak İslam dünyasının 'Bilge Kralıdır'"

“Aliya İslam dünyasının Bilge Kralıdır“

TBMM (AA) - M. EMIN AVUNDUKLUOĞLU - Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç'in devlet başkanı, hukukçu, siyasetçi ve komutan olmasının yanı sıra Müslüman bir entelektüel, önemli eserlere imza atmış bir yazar olarak İslam dünyasının "Bilge Kral"ı olduğunu söyledi.

Aliya İzetbegoviç'in ölümünün 14. yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, İzetbegoviç'i rahmetle, minnetle yad ettiğini, bu vesileyle kardeş Boşnak halkını muhabbetle ve saygıyla selamladığını belirtti.

Çavuşoğlu, İzetbegoviç'in siyasi mücadelesinin 16 yaşındayken "Genç Müslümanlar" hareketiyle başladığını ve 1996 yılında kendi isteğiyle görevini bırakana kadar sürdüğünü hatırlattı.

"20’nci yüzyılın en önemli İslam düşünürleri arasındaki Aliya herhangi bir coğrafyada ortaya çıkmış sıradan bir lider değildir." ifadesinin kullanan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"O’nu diğer düşünürlerden ayıran farklar, coğrafi açıdan Avrupa’nın tam ortasında Müslüman bir toplumda yaşaması, kültürel ve dini bakımdan Hristiyanlığı benimsemiş toplumlar tarafından çerçevelenmiş olması ve onun krallık sistemini, komünist rejimi, İkinci Dünya Savaşı’nı, sosyalizmin çöküşünü bizzat yaşayarak tecrübe etmiş olmasındandır. Geçtiğimiz yüzyılın en zor, en sıkıntılı, en acılı coğrafyalarından birinde İslam toplumlarının uyanışını ve İslam ile Müslümanlar arasındaki mesafeyi kendisine dert edinmiş bir düşünürdür. Ona göre şayet Batı medeniyeti karşısında İslam toplumlarının bir çıkış yolu olacaksa bu ancak şuurlu bir İslami dönüşümün yaşanmasıyla mümkün olacaktır. Adaletin tesis edilmesi, fitnenin, baskının ve zulmün ortadan kaldırılması onun siyaset felsefesinin temelidir. Onun felsefesi adaleti gerçekleştirmek ve hakkı yüceltmektir."

İzzetbegoviç'in "Hayat kısa değil, ben onu uzun buluyorum" sözünü hatırlatan Çavuşoğlu, Aliya'nın hayatına bakıldığında gerçekten büyük bir zengilik görüldüğünü, bu zenginliğin kültürel, siyasi ve entelektüel derinliğinin getirdiği bir değerler zenginliği olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, "Aliya İzzetbegoviç, devlet başkanı, hukukçu, siyasetçi ve komutan olmasının yanı sıra Müslüman bir entelektüel, önemli eserlere imza atmış bir yazar olarak İslam dünyasının 'Bilge Kralı'dır." dedi.

Bosna'nın bugün emin ellerde olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Rahmetli Aliya’yı çağımız siyasetçilerinin çok iyi tahlil etmesi gerektiğini düşünüyorum. Günümüz dünyası Aliya’nın paradigmasından ne kadar istifade ederse insanlık ve medeniyet yolunda o ölçüde yol kat edebilecektir. Aliya’yı hakkıyla anlamış hiçbir siyasetçi, bugün zulümlere, baskılara ve savaşlara gark olmuş dünyaya duyarsız kalmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

İzzetbegoviç'in "ahlak düşüncesini" hayatının merkezine aldığına işaret eden Çavuşoğlu, "Aliya’ya göre insanın temel vasfı ve insanları diğer varlıklardan ayıran yegane unsur ahlaktır. Ahlak, insanın vazife bilinciyle iç dünyasının ürünü olan sorumluluğunu yerine getirmesidir. Aliya, yazdığı İslam Deklarasyonu, Doğu ve Batı Arasında İslam, Özgürlüğe Kaçışım adlı eserlerini kaleme alarak kitlelere ulaştırmıştır. Maalesef, başucu kitabı haline gelmiş, yazdığı bu kıymetli eserler nedeniyle yargılanmış ve beş yıl hapis yatmak zorunda kalmıştır." diye konuştu.

Çavuşoğlu, İzzetbegoviç'in hapis yıllarına ilişkin şöyle konuştu:

"Aliya’yı üzerinde çalışmaya değer bir düşünür kılan en önemli husus onun ahlaka, adalete ve hakka ait düşünceleriyle eylemleri arasındaki tutarlılıktır. Bu tutarlığı onun savaş günlerinde düşmanlarına karşı davranışlarında, hapishane hayatında kendisine yapılan gayriahlaki teklifleri kabul etmemesinde kendini göstermektedir. Gerçekten de hapiste bulunduğu 1987 yılında yaşanan gelişme herkese örnektir.

Dönemin Af Komisyonu Başkanı Zdravko Djuricic, Aliya İzzetbegoviç’in kızları Leyla ve Sabina’ya bir dilekçe vererek, dilekçeyi babalarına imzalattıkları takdirde onu serbest bırakacaklarını ifade eder. Bunun üzerine sevinçle babalarının yanına gelen Leyla ve Sabina, dilekçeyi imzalamaları için âdeta yalvarırcasına dil dökerler. 'Yaptıklarımdan pişmanım, bir daha yapmayacağım, bundan sonraki hayatımda bir daha siyasetle uğraşmayıp huzurlu ve sakin bir hayat kuracağım' ana temasını barındıran bu dilekçeyi imzalamak konusunda Aliya asla ödün vermez ve hapis hayatına devam eder. Aliya’yı lider yapan, 'Bilge Kral' yapan bu kararlı ve cesur duruşudur."

AA

Güncelleme Tarihi: 19 Ekim 2017, 15:05

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER