Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Yanık: “Bizim medeniyetimiz vakıf medeniyeti”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Nil Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin (NEYAD) iftar programında, “Bizim medeniyetimiz vakıf medeniyeti. Biz vakıf insanı olma şuurunu da inanç kodlarından alırız. Bizim inancımız iyiliği yaymayı, çoğaltmayı, kötülüğü engellemeyi bize öğretir. Dolayısıyla iyiliği yaymanın en kolay, en güzel yolu vakıf medeniyeti kurmaktır” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Yanık: “Bizim medeniyetimiz vakıf medeniyeti”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Nil Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin (NEYAD) iftar programında, “Bizim medeniyetimiz vakıf medeniyeti. Biz vakıf insanı olma şuurunu da inanç kodlarından alırız. Bizim inancımız iyiliği yaymayı, çoğaltmayı, kötülüğü engellemeyi bize öğretir. Dolayısıyla iyiliği yaymanın en kolay, en güzel yolu vakıf medeniyeti kurmaktır” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, NEYAD’in İstanbul Fatih’te bir otelde kız çocuklarının eğitimi için düzenlediği iftar programına katıldı. Katılımcılarla sohbet eden Bakan Yanık, iftar sonrasında yaptığı konuşmada, “Hakikaten bugün burada sizlerle beraber olmaktan son derece mutluyum, gururluyum. Çünkü çok farklı görevleri çok farklı zamanlarda tam bir gönüllülük şuuruyla, tam bir gönüllülük bilinci ile icra eden insanlar olarak bugün buradayız. Bizim medeniyetimiz vakıf medeniyeti. Biz vakıf insan olma şuurunu da inanç kodlarından alırız. Bizim inancımız iyiliği yaymayı, çoğaltmayı, kötülüğü engellemeyi bize öğretir. Dolayısıyla iyiliği yaymanın en kolay, en güzel yolu vakıf medeniyeti kurmaktır. İşte bizim atalarımız da vakıf medeniyetini kuran büyüklerimiz. Bugün gönüllülük çalışmalarıyla aslında her birimiz o vakıf medeniyetinin birer yeni temsilcisi olarak hayatımızı sürdürüyoruz. Derneklerde, vakıflarda, sivil toplum kuruluşlarının herhangi farklı başlıkları altında bu çalışmaları sürdürüyoruz. Biz de bakanlık olarak aslında her ne kadar bir resmi kurumsak da vakıf medeniyetinin çocukları ve temsilcileri olduğumuzun farkında olarak bir gönüllülük ruhuyla, bir gönüllülük bilinci ile çalışmalarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Biz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak temel hizmet alanlarımız, çocuklar, kadınlar, aile ve toplum hizmetlerinin tamamı, engelli ve yaşlılar, şehit yakınlarımız ve gazilerimiz, ki hem maddi hem manevi anlamda ülkemiz için önemli bir yer tutar. Bütün bu ana çalışma başlıklarımızdan sosyal yardım faaliyetleri, kamunun sosyal yardım desteklerinin yüzde 82’sini biz bakanlık olarak vatandaşımıza ulaştırıyoruz. Devlet korumasına ihtiyacı olan çocuklarımızın 18 yaşına kadar onların bakımını ve eğitim almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Devlet tam bir anne ve baba şefkatiyle çocuklarımıza kol kanat gererek onları hayata hazırlamaya çalışıyor. Biz de bunların taşıyıcıları olarak bir görev ifa etmeye çalışıyoruz. Her nerede ne yapıyor olursak olalım nihayetinde gerçekten taşıdığımız değer yargıları, taşıdığımız inancın sorumluluğunu, işte o iyiliği çoğaltmak sorumluluğunu duyarak devam ediyoruz” dedi.

“SİVİL TOPLUM ÇALIŞMALARININ GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARIN ARTMASINI ÖNEMSİYORUM”

“Devleti ve sivil toplum, kamu ve sivil toplum gücünün birleştirilmesine çok inanan insanlar olarak bir taraftan buradayız” diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Yanık, “O yüzden bu işbirliklerinin bu tür sivil toplum çalışmalarının, gönüllü çalışmaların artarak devam etmesini ben şahsen çok önemsiyorum. Bu çalışmaların da içinden gelen bir kardeşiniz olarak çok önemsiyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte de bu çalışmalarımızı elbirliğiyle çoğaltarak ülkemize, insanımıza, milletimize hizmet etmek ama özellikle çocuklarımızı iyi bir geleceğe hazırlayarak hem insanlığa, hem ülkemize ayrıca hizmet etmenin gururunu, mutluluğunu birlikte inşallah yaşarız diye ümit ediyorum. Bugün burada olan herkese bu katkıdan dolayı çok teşekkür ediyorum. NEYAD’a da çok teşekkür ediyorum. Gönüllülük, fedakarlığı beraberinde getirir. Kendinizin dışında birisini düşünmeyi beraberinde getirir. Kendinizin dışında birisi için maddi ya da manevi bir şey yapmayı beraberinde getirir. Bizim kültürümüz ‘elinizde verecek bir şeyiniz yoksa bir tebessüm edin en azından böyle iyilik yapın’ diyen ama her halükârda imkanınız ne ise onunla iyilik yapmayı öğreten bir kültür. Bu kültürün evlatları olarak, bu kültürden beslenen insanlar olarak inşallah bunu arttırarak geliştirmeyi, çoğaltmayı, rabbim bize nasip etsin” şeklinde konuştu.

(Veysel Ensar Gökçegözog/İHA)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER