Parlamentolar Arası Birliğin (PAB/IPU) 153. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen “Yapay Zekâ ve Çalışma Hayatının Geleceği” konulu panelde konuşan PAB Sürdürülebilir Kalkınma Daimî Komitesi Üyesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, yapay zekânın çalışma hayatında meydana getirdiği dönüşümün adil, kapsayıcı ve insan odaklı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Karakaya, Uluslararası Çalışma Örgütünün 2025 küresel endeksine göre dünya genelinde her dört işten birinin üretken yapay zekânın etkisine açık olduğunu belirterek, işlerin büyük bölümünde insan katkısının devam edeceğine dikkat çekti. Karakaya, beklenen sonucun işlerin tamamen ortadan kalkmasından ziyade çalışma hayatının ve mesleklerin dönüşmesi olduğunu ifade etti.
“Dönüşümün kimin yararına gerçekleşeceğini de sorgulamalıyız”
Konunun yalnızca iş kayıpları üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirten Karakaya, “Bu dönüşümün nasıl yönetileceğini, hangi kurallara dayanacağını ve kimin yararına olacağını da sorgulamalıyız” dedi.
Kadınların ve gençlerin dönüşüm sürecinde daha fazla riskle karşılaşabileceğine işaret eden Karakaya, başlangıç düzeyindeki işlerin azalmasının gençlerin çalışma hayatına katılımını zorlaştırabileceğini söyledi. Gelişmekte olan ülkeler açısından da teknolojik dönüşümün gerisinde kalma riskine dikkat çekti.
Karakaya, “Yapay zekâ uçurumunun kalkınma uçurumunu derinleştirmesini önlemeliyiz. Teknolojinin kazanımları toplumun bütün kesimlerine adil biçimde ulaşmalıdır” ifadelerini kullandı.
Çalışanlar için şeffaflık ve insan gözetimi
Çalışanların ücretlerini ve istihdamlarını etkileyen otomatik kararların gerekçelerini öğrenebilmesi ve bu kararların bir insan tarafından yeniden değerlendirilmesini isteyebilmesi gerektiğini belirten Karakaya, bu güvencelerin çalışma hayatında yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki çalışmalarına ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonunun önerilerine de değinen Karakaya; yenilikçiliğin desteklenmesi, ayrımcılığın önlenmesi, veri güvenliğinin sağlanması ve istihdamdaki değişimlerin gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Dil çeşitliliğinin de yapay zekâya kapsayıcı erişim açısından önem taşıdığını belirtti.
Konuşmasını iki temel öneriyle tamamlayan Karakaya, ulusal yapay zekâ stratejilerinin çalışma hayatı, eğitim ve beceri geliştirme politikalarıyla bütünleştirilmesi çağrısında bulundu. İş yerlerinde kullanılan algoritmalar açısından şeffaflığın, kararların açık gerekçelere dayanmasının ve insan gözetiminin asgari standart hâline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Karakaya, Türkiye’nin adil, kapsayıcı ve insan odaklı bir yapay zekâ dönüşümü için parlamentolar arası iş birliğini desteklemeyi sürdüreceğini belirtti.





