MHP Lideri Devlet Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı açıklamasında "Hep birlikte daha güçlü Türkiye’ye ulaşacağımızdan asla şüphem yoktur. Cumhuriyetimizin payidarlığına duyduğum inançla birliğimiz daim, devletimiz kaim olsun diyorum." dedi.

Cumhuriyet’in Türk milleti açısından bir istiklal ve istikbal mücadelesi olduğuna dikkati çeken MHP Lideri Bahçeli, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun işgaline karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin Cumhuriyet’in ilanıyla sonuçlandığını ifade etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklaması şu şekilde:

Bağımsızlık ve egemenliğimizin sembolü Cumhuriyetimizin 29 Ekim 1923’te ilan edilişinin 103. yıl dönümünü büyük bir coşku ve heyecanla kutluyoruz. Cumhuriyet bizim için sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, kadim bir millet olarak varoluş irademizin modern dönemdeki tescili ve dünyaya ilanıdır.

Türkler açısından 19. yüzyılın sonu, emperyalizmin kıskacındaki Osmanlı Devleti’nin yıkılış sancılarının en ağır bir şekilde hissedildiği dönem olurken 20. yüzyılın başı da buna karşı verilen mücadele ile millî bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ve kurumsallaşmasına tekabül eder.

Bu durumu Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü ile ifade etmek çok yerinde olur: “Uçurumun kenarında yıkık bir ülke. Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar. Yıllarca süren savaş. Ondan sonra, içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni bir vatan, yeni bir toplum ve yeni bir devlet…”

Cumhuriyet, Türk milleti açısından her şeyden önce bir istiklal ve istikbal mücadelesidir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu toprakları düşman devletler tarafından işgal edilirken bu işgallere karşı milletçe verilen bağımsızlık mücadelesinin sonucunda kabul edilmiş çağdaş bir yönetim biçimidir.

Türklerin azim ve gayret ile çağı yorumlayarak kendileri açısından ideal buldukları yönetim şeklini devlet ve millet hayatına tatbik etmeleridir. Türk milletinin yüksek haysiyet ve şerefini ayaklar altına aldırmadan özgürlüğe olan tutkularını zihinlere yeniden nakşetmeleri, ilmek ilmek işlemeleridir.

Türkiye’de Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eseridir. Mütareke devrinde Anadolu toprakları düşman devletler tarafından işgal altına alınıp buradaki Türk varlığı imha edilmeye çalışılırken ortaya atılan manda ve himaye fikirlerine karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk tam bağımsızlığı savunmuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kayıtsız şartsız tam bağımsızlığı savunurken Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet şeklinde yaşamasını ilke edinmiş, bu ilkenin bütünüyle tam istiklale sahip olmakla gerçekleştirilebileceğine yürekten inanmıştır. Gerçek kurtuluş için ya istiklal ya ölüm parolasını seçmiştir.

Türk milleti, Samsun’da atılan ilk adımla, Amasya’da kavi karar ve Erzurum’da kati bir beyanname ile Cumhuriyet’e yönelmiş, Sivas’ta ulusal bir mahiyet kazanan kararlar ile Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış, en nihayetinde süreç Cumhuriyet’in ilanı ile sonuçlanmıştır.

29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet Türk milletinin bundan sonraki bütün kazanımlarının temelini meydana getirmiş, zaman içerisinde yapılan farklı inkılap hareketlerinin bu düşünce bağlamında şekillendirilmesini sağlamıştır. Siyasal, sosyal, kültürel, hukuk alanında yapılan yeniliklere yeni bir yol çizmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu veciz sözünde söylediği şekliyle: “Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.”

Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, onun korunması ve geleceğe taşınmasında en büyük sorumluluğu “Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.” diyerek gençliğe vermiştir. Türk gençliği her zaman bu sorumluluğun farkında olmuştur.

Biz de diyoruz ki geleceğin mimarı sevgili gençler, çağdaş eğitim ve bilimin ışığında üretken ve yenilikçi bir anlayışla millî ve evrensel değerleri harmanlayıp toplumsal dayanışma ve birlik ruhuyla, Cumhuriyetimizi çağa uygun bir biçimde şekillendirip geleceğe sizler taşıyacaksınız. Size inanıyor ve güveniyoruz.

Hep birlikte daha güçlü Türkiye’ye ulaşacağımızdan asla şüphem yoktur. Hep beraber karşımızdaki engelleri aşıp önümüze yeni ufuklar açılması için çalışalım, küresel güç dengelerinde bağımsız ve güçlü bir lider ülke yaratmak için gayret gösterelim. Bunu başarmak için ihtiyaç duyduğumuz ruh kendi kökümüzdedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, büyük Türk milletinin, aziz vatandaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Cumhuriyetimizin payidarlığına duyduğum inançla birliğimiz daim, devletimiz kaim olsun diyorum.