Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Harun Kütahya, menisküs yaralanmalarının, diz ekleminin biyomekaniğini doğrudan etkileyebileceğini ve tedavi edilmediğinde kronik sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Menisküslerin, diz ekleminde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan, hilal şeklinde iki adet esnek fibrokartilaj yapı olduğunu ve her dizde iç ve dış olmak üzere iki menisküs bulunduğunu ifade eden Op. Dr. Harun Kütahya, menisküslerin temel görevleri arasında, eklem üzerine binen yükü emmesi, kıkırdağı koruyarak şok emici özelliği sağlamasının yanında vücut ağırlığının eklem yüzeyine yükü eşit dağıtmasının da yer aldığını söyledi. Medicana Konya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Harun Kütahya, menisküsün en önemli özelliklerinden bir diğerinin de stabilite sağlaması yani diz ekleminde uyum ve dengeyi sağlaması olduğuna dikkat çekti.

Menisküs yırtıklarının oluşum mekanizmasına göre iki ana kategoriye ayrıldığını belirten Op. Dr. Kütahya, 'Akut (travmatik) yırtıklar, genellikle sporcularda veya genç bireylerde, dizin ani dönmesi, bükülmesi veya sert darbeler sonucunda oluştuğunu görürüz. Dejeneratif yırtıklar ise ileri yaşlarda, dokunun zamanla zayıflaması ve özelliğini kaybetmesi sonucu çömelme, merdiven çıkma gibi basit günlük hareketlerle dahi ortaya çıkabilir. Yırtığın şekline göre ise boyuna, kova sapı, radyal, flep tarzında (papağan gagası) ve yatay yırtık tipleri vardır. Bunların tanı süreçlerinde birkaç farklı yöntem izlenir. İlk olarak fiziki muayenede yani dizde hassasiyet, şişlik ve hareket kısıtlılığının kontrol edilmesidir. McMurray testi gibi özel manevralar da uygulanır. Akabinde MR tetkiki ile yırtığın yeri, tipi ve derecesi belirlenir. İnvaziv olmayan bu yönteme ek olarak tanı konulamayan durumlarda ise artroskopi, kapalı kamera sistemi ile eklem içine girilerek doğrudan görüntüleme sağlanabilir' dedi.

'Tedavilerin hastanın yaşına, aktivite seviyesine ve yırtığın tipine göre planlanır'

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Harun Kütahya, tedavilerin hastanın yaşına, aktivite seviyesine ve yırtığın tipine göre planlandığını ifade ederek, 'Cerrahi dışı tedavide küçük ve stabil yırtıkları mevcut hastaya istirahat, buz uygulaması, bandaj, ağrı kesici ilaçlar ve fizik tedavi uygulanır. Cerrahi tedavide ise menisküs tamiri yapılacaksa yırtığın dikilerek korunması hedeflenir. Özellikle de kanlanmanın olduğu kırmızı bölge yırtıklarında tercih edilmelidir. İyileşme şansı olmayan yırtıklarda ise o parçanın tıraşlanarak çıkarılması yani menisektomi işleminin yapılması gereklidir'' ifadelerini kullandı.

Tedavinin ihmal edilmesi çeşitli riskler doğurur

Menisküs yırtığının tedavi edilmemesi veya önemsenmemesi durumunda kıkırdak hasarı ve kireçlenmenin meydana gelebileceğini vurgulayan Op. Dr. Harun Kütahya, 'Menisküsün koruyucu görevi azaldığı için eklem kıkırdağı hızla aşınır ve genç yaşta kireçlenme başlar. Yırtık parça eklem arasına girerek dizde ani kilitlenme ve takılmaya yani mekanik blokaja sebep olur. Başlangıçta tamir edilebilecek bir yırtık, üzerine yük binmeye devam ettikçe büyüyerek dikilemez hale gelebilir. Sürekli ağrı nedeniyle bacak kaslarının zayıflaması, dizin daha da güvensiz hale gelmesi de kronik ağrı ve kas kaybı ile sonuçlanır'' diye konuştu.

Kaynak: İHA