Ahmet Tevfik Pampal, Osmaniyeli... Ali Rıza Bilir, Trabzonlu... Cuma Karabulut, Hataylı... Şehitlerimiz, kalleşçe vuruldular yiğitçe yatıyorlar...

Hiçbir şeye eğilmediler, hesapsız yaşadılar, genç yaşlarında toprağa düştüler, Allah'la buluştular.

Ahmet Tevfik; Kürşad'ın kırk yiğidinden birisiydi, Estergon kalesini kuşatan yiğitlerden biriydi, Çanakkale'de vuruşan yiğitlerden biriydi, Türk milletinin yiğit bir eriydi... Şimdi kabrinden cennete açılan pencereden bize el sallıyor. Otel odalarında, A.K.P. ye el sallayan nöbetçi ülkücülere! İnat...

Ali Rıza; Kültgin'in savaş erlerinden biriydi, Fatih'in yiğit bir çerisiydi, Sakarya da Türk'ün muhteşem bir eriydi... Şimdi kabrinde Meleklerle gülüşürken bize el sallıyor. Kilise tamircilerine el sallayan eskimiş ülkücülere inat...

Cuma; Satuk Buğra'nın silah arkadaşıydı, Sultan Alparslan'ın yandaşıydı, Akıncıydı, Leventti... Şimdi kabrinden dünyayı seyrederken ülküdaşlarına el sallıyor...  Hırsızlara, arsızlar, el sallayan bağımsız ülkücülere! İnat...

Ülküdaşlarım; biz ancak Allah'ın huzurunda eğiliriz. Bizi hiçbir dünyalık menfaat eğmez, eğdiremez. Kutsallığına inandığımız davamız, asırlara yelken açmış biz ülkü erlerini Allaha yaklaştırırken, verdiğimiz söze sadık kalacağımızı tüm dünyaya duyurmamış mıydık?

Kırk yılı aşan ülkücülük mücadelemiz, asırlardan bu yana gelen Türkçü'lük kudretinin son halkasıdır. Bu halkayı zaman zaman koparanlar ve koparmaya çalışanlar olmuştur, bizim azmimizi kırmaya çalışanlar olmuştur, hedefimizi baltalamaya çalışanlar olmuştur, olsun, olacaktır da, bize vız gelir. Biz bu yola baş koyduk, ihtilallerin ve ihanetlerin yıldıramadığı davamızın büyüklüğünü herkes bilir. Bilmeyen varsa oda öğrenecek, öğreteceğiz...

Kars'ta on altı yaşında şehit edilen Nevruz, gök kubbede ülküdaşlarını seyrederken, yolundan dönenlere, ihanet edenlere lanet okumakta, davasını devam ettiren yiğit ülküdaşlarına dualar etmektedir. Biz âmin deyip yolumuza devam edeceğiz...

Yarınlara şerefli adımlarla yürürken, geriye dönüp, ihanet edenlere ve dökülenlere bakmadan, hep birlikte, ‘'öz menem, öz menem, onlar kabuk öz menem''  demeye devam edeceğiz...

Allah'a, vatan'a, bayrağa yemin olsun dediğimizde, biz geleceği yalanla süslü insanlardan kendimizi ayırt etmiş, şehitlerimizin hatırı ve hatırasını şeref borcu bilmiştik. Bizler yeminine sadık kalacak, davamızı muzaffer edecek, bu uğurda şahadete ermiş bütün ülküdaşlarımızın ruhunu şad edeceğiz. Yalnız Allahın huzurunda eğileceğiz; anı harabelerinde eğildiğimiz gibi... Kilise tamircilerine yandaş olanlarla elbette farkımız olacaktır... Selamlarımla...

İrfan TOPÇU

***

Sizde bu bölümde yazmak isterseniz sitemizin ilkelerine ters düşmeyen yazılarınızı [email protected] mail adresine gönderin sizin adınızla yayınlayalım.

Not: Yazılarınızda isminizi ve kullanılacak mail adresinizi yazmayı unutmayınız.