İSTANBUL (AA) - Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) Genel Müdürü İbrahim Öztop, yılın ilk 6 ayında 4 ayrı kuruluştan 1 milyar dolara yakın kaynak temini yaptıklarını belirterek, 'Gelecek ikinci yarıda da kaynak teminimizde herhangi bir sıkıntı görmüyoruz.' dedi.
TKYB Genel Müdürü Öztop, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.
Son yıllarda jeopolitik gelişmelerin ve ticaret kısıtlamalarının yaşandığı bir dönemden geçildiğini anımsatan Öztop, yatırımcıların bu ortamlarda nispeten bekle-gör stratejisini öngördüklerini veya önceliklerini farklı alanlara kaydırabildiklerini söyledi.
Öztop, faiz koşullarının bu tip belirsizliklerin olduğu ortamlarda yüksek seyrettiğine vurgu yaparak, küresel çapta merkez bankalarının enflasyon risklerinden kaynaklı sıkı para politikasını uyguladıklarını ve dolayısıyla bundan ötürü küresel anlamda büyümenin nispeten düşük seyrettiğini dile getirdi.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2026 yılı küresel büyüme tahminin yaklaşık yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirten Öztop, bu durumun Türkiye'yi de etkilediğini kaydetti.
Öztop, küresel alanda halihazırda faizlerin yüksek seyretmesinden dolayı özellikle yatırımların belli alanlara kanalize olduğuna işaret ederek, 'Kalkınma ve yatırım bankalarının buradaki rolü biraz daha farklı. Daha proaktif olmak durumundayız. Bu tür belirsizliklerin olduğu ortamlarda, risklerin biraz daha arttığı ortamda özel sermayenin finansmanını çekmek, özel bankaların finansmanını bu alanlara çekmek, yatırımcıları cesaretlendirmek için farklı bir rolle üstleniyorlar.' diye konuştu.
Kalkınma ve yatırım bankalarının belli durumlarda öncelik alanlarını da değiştirebildiğine değinen Öztop, şu değerlendirmeleri yaptı:
'Bu kapsamda baktığınız zaman bizim rolümüz daha çok kritik hale geliyor. Örneğin bu salgın döneminde de olmuştu. Kalkınma ve yatırım bankaları salgın dönemindeki sıkıntıları bertaraf etmek amacıyla yatırımlardan ziyade örneğin işletme sermayesine yönelik olarak finansmanı ön plana çıkarmışlardı ki biz de banka olarak o dönemde hem Dünya Bankası'ndan hem Asya Altyapı Yatırım Bankası'ndan böyle bir kaynak temin edip salgından etkilenen işletmelerimizi desteklemiştik.'
- 'Yeşil enerjiyi daha çok önceliklendirip bunların finansmanlarının önünü açmak adına aktif çalışıyoruz'
İbrahim Öztop, yatırımcıların belirsizliklerin olduğu ortamları sevmemesini doğal karşıladıklarının altını çizerek, bu dönemlerde bazı stratejik sektörlerin bir şekilde önceliklendirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktardı.
Burada enerjinin en kritik alanlardan bir tanesi olduğuna değinen Öztop, 'Özellikle yeşil enerjiyi daha çok önceliklendirip bunların finansmanlarının bir şekilde önünü açmak adına aktif bir şekilde çalışıyoruz.' ifadesini kullandı.
Öztop, kalkınma ve yatırım bankalarının kriz dönemlerinden olumsuz etkilenen bazı bölgelere finansmanın, özellikle istihdamın artırılması, istihdamın korunması amacıyla bir şekilde önceliklendirildiğini ve bu noktada bir nevi katalizör görevi gördüğünü vurguladı.
Kalkınma ve yatırım bankalarının, diğer finansman kuruluşlarıyla beraber hareket ederek, finansman sağlama konusunda öncü bir rol üstlendiğini belirten Öztop, bu koşullarda doğrudan yatırımlarda da ciddi bir azalma olabildiğine işaret etti.
Öztop, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bu sene ABD-İran Savaşı, geçmiş yıllarda Rusya-Ukrayna savaşı, sonuçta bu tip belirsizliklerin arttığı ortamlarda bazı alanlar öncelikli hale geliyor. Örneğin Rusya-Ukrayna savaşında gıda tedariki ve enerji çok kritik önem arz ediyordu. ABD-İran Savaşı'nda ise savunma sanayi son dönemlerde ciddi bir pay almaya başladı. Savunma sanayinin, özellikle ülkelerin hepsi bir şekilde savunma sanayisine ciddi yatırım programları açıklamaya başladılar. Dolayısıyla bu kapsamda baktığınız zaman da biz kalkınma ve yatırım bankaları olarak bu tip alanları önceliklendirerek, özel sektörle birlikte finansmanı bir şekilde biraz daha hızlandırmaya, biraz daha cesaretlendirmeye, onların önünü açmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla burada uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla beraber çalışırken de özellikle enerji verimliği gibi biraz daha iç kaynaklardan enerjiyi üretebilme kabiliyetini sağlayabilmek adına yenilenebilir enerji bu anlamda kritik rol üstleniyor.'
TKYB Genel Müdürü Öztop, son dönemde enerji depolamanın kritik bir önem arz etmeye başladığını anlattı.
Teknolojinin her zaman öncelikli sektörlerden bir tanesi olduğunu belirten Öztop, gerek dünyada gerekse Türkiye'de yapay zeka yatırımlarının arttığına dikkati çekti.
Öztop, her ne kadar belli alanlarda yatırımlar artsa da genel olarak yatırımların ivme kaybettiğine vurgu yaparak, 'Bu ivme kaybını gördüğümüz için biz de sonuçta bir ülkenin kalkınma ve yatırım bankası olduğumuzdan dolayı hükümetimizin açıklamış olduğu bazı öncelikli sektörleri, katma değerli sektörleri gündemimize alıp bu alanda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.' açıklamasında bulundu.
- 'Yılın ikinci yarısında önemli bir kaynağı Türkiye'ye getirmeyi öngörüyoruz'
TKYB Genel Müdürü Öztop, Türkiye'nin finansman temini açısından herhangi bir sıkıntı yaşadığını görmediğini belirtti.
Enflasyondan ötürü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) uygulamış olduğu sıkı para politikası ve bazı kısıtlardan dolayı faizlerin yüksek seyrettiğini ifade etti.
Kaynak temini tarafında herhangi bir sıkıntı olmadığını vurgulayan Öztop, 'Yılın ilk 6 ayında 4 tane ayrı kuruluştan 1 milyar dolara yakın kaynak temini yaptık. Dünya Bankası, Japonya Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi kuruluşlardan yaklaşık 1 milyar dolara yakın bir kaynağı temin ettik. Burada gelecek ikinci yarıda da kaynak teminimizde herhangi bir sıkıntı görmüyoruz.' dedi.
Öztop, yılın ikinci yarısında da önemli bir kaynağı Türkiye'ye getirmeyi öngördüklerini dile getirdi.
Bu noktada bazı tematik kaynakların varlığına işaret eden Öztop, şunları söyledi:
'Bizler sonuçta öncelikli olan bazı sektörlerimizi destekliyoruz. Örneğin bugün deprem bölgesine yönelik olan bir kaynağımız var. Özellikle sınırda karbon düzenlemesine yönelik karbon emisyonunun azaltımına yönelik olan kaynaklarımız var. Yeşil enerjiye yönelik olan her zaman kaynağımız var. Bu alanlarda bir de istihdamı artırmak ve istihdamı korumak adına yeni yatırımlara da kaynaklarımız var. Yılın ilk yarısında bankanın finansallarında hakikaten güzel bir sonuç elde ettik. Türkiye'ye bankacılık sektörü de yurt dışından kaynak temininde herhangi bir problem yaşamadı. Risk primimiz gayet makul bir düzeyde. Dolayısıyla bu anlamda da uygun ortamlardan kaynak temini söz konusu oldu. Kaynaklar, kalkınma kuruluşlarından da sağlandı, normal piyasadan da sağlandı. O yüzden bu açıdan baktığınız zaman açıkçası bankacılık sektöründe özellikle pasif tarafta kredi temininde herhangi bir sıkıntı olmadı.'
Öztop, yılın ikinci yarısında en azından kaynak temininde herhangi bir problem olacağını öngörmediklerini belirterek, kaynak temin edip bunu yatırımcılara sunma konusunda iştahlarının süreceğine vurgu yaptı.
- 'Takipteki alacak oranımız binde 5 ile sektörün çok altında'
İbrahim Öztop, bankanın faaliyet alanlarından bahsederek, yatırımların finansmanında orta ve uzun vadeli krediler sağladıklarını aktardı.
Aynı zamanda salgın döneminden itibaren işletme sermayesi de vermeye başladıklarını belirten Öztop, işletme sermayesinde biraz daha ticari bankalardan farklılaştıklarına işaret etti.
Öztop, işletme sermayesinde 2 yıl ve 3 yıllık vadelerle işletme sermayesi sağladıklarını dile getirerek, 'Çünkü bu tip bir ihtiyaç da söz konusu olabiliyor. Kısa vadeden ziyade uzun vadeli işletme sermayesi de verebiliyoruz. Burada da kaynak bulduğumuz yerler var. Yaklaşık 16 tane farklı kurumdan kaynak temin edebiliyoruz. Bugün Çin Kalkınma Bankası'ndan tutun, İslam Kalkınma Bankası'na, Dünya Bankası'ndan tutun, Asya Altyapı'ya hatta Asya Kalkınma Bankası'na, Avrupa Yatırım Bankası'na kadar.' dedi.
Öztop, yılın ilk yarısında sektörün üzerinde öz kaynak karlılığı elde ettikleri bilgisini vererek, şunları kaydetti:
'Tabii ki karımız da bu anlamda hakikaten tatminkar bir seviyede. Öz kaynağımızı güçlendirdik. Büyümemizdeki itici güç kredilerden geliyor. Burada özellikle orta-uzun vadeli kredilerde özellikle enerji alanında ciddi bir yatırım iştahı hala devam ediyor ülkede. Bugün baktığınız zaman bize gelen başvurularda kredilerimizi pazarladığımızdaki en önemli alan yenilenebilir enerji tarafı. Orada da devletimizin depolamalara yönelik olarak açıklamış olduğu bazı önceliklendirmeler var. Biraz zaman alıyor o yatırımlar çünkü onların lisans süreçleri belli bir zaman alıyor ama biz bu anlamda hakikaten yatırım iştahının hala olduğunu görebiliyoruz.'
Katma değerli üretime yönelik bir politika benimsediklerini ve bu üretimi destekleyecek kaynaklarının varlığına işaret eden Öztop, burada bazı bölgesel öncelikler kapsamında, örneğin deprem bölgesi ve depremden etkilenen yaklaşık 18 ile yönelik olarak kredi programlarının ve kayıtlı istihdamı artırmaya yönelik olan programlarının bulunduğunu anlattı.
Öztop, burada katma değerli üretimi de desteklemek suretiyle genelde yabancı para cinsinden fonlama sağladıklarını dile getirerek, takipteki alacak oranının binde 5 ile sektörün çok altında seyrettiğini kaydetti.
Krediler konusunda ihtiyatlı bir politika izlediklerini ifade eden Öztop, 'Bunun yanında kredi hacmimiz de yaklaşık olarak 126 milyar liraya ulaştı. Aktiflerimiz de yaklaşık olarak 215 milyar lira civarında. İlk 6 ayda da yaklaşık 5 milyar lira kar ettik.' dedi.
(Sürecek)





