Tam bir kara mizah!

İthamlar gırla gidiyor;

Bir taraf yolsuzluk, rüşvet ve kaçakçılıkla,

Diğer taraf çete, örgüt ve ajanlıkla suçlanıyor.

Bir taraf, "yolsuzlukların peşindeyim" diyor,

Diğer taraf, "Çete ve örgütün inine girip kökünü kazıyacağım" diyor.

Ve bunların hepsi bizim ülkemizde oluyor.

*

Peki, suçlu kim?

Devletin ve milletin bilmesi gerekenleri kamuoyundan saklayan...

Haksızlığa itiraz etmesi gerekirken etmeyen...

Paralel devlet oluşumun önleme gücü varken önlemeyen...

Milli kurum ve kuruluşlara kumpas kurulurken bilip de konuşmayan...

Herkes suçludur.

*

Yani şimdi çıkıp ta geçmişin utancını pişmanlık söylemleriyle silmenin adı nedir?

Şimdi ülkeye ve millete bunca yıl verilen zararları telafi etmenin mümkünü var mıdır?

Oysa bu gün yapılan itiraflarla görüyoruz ki,

Memleketin son 10 yılında,

Ne kadar tuhaflık,

Ne kadar akıl almazlık,

Ne kadar vicdansızlık,

Ne kadar gariplik,

Ne kadar ayrımcılık,

Ve ne kadar tutarsızlıklar yaşanmış.

*

Aslında görüyor, biliyor, yazıyor ve söylüyorduk.

Ama bizi o zaman barış düşmanı, çözüm karşıtı, darbeci ve ayrımcı olarak görüyorlardı.

Oysa bizim 10 yıldır söylediğimizi şimdi onlar söylüyor.

Çünkü biz biliyorduk;

Türk milleti hiç bu kadar kutuplaşmamış...

Türk milleti hiç bu kadar yandaş olmamış...

Türk milleti güçlü liderler tarafından yönetilse de hiç bu kadar "tek adam" durumu yaşamamıştı.

*

Çünkü biz görüyorduk;

Türk milleti hiç bir dönem bu kadar kalabalık sokağa dökülmemiş...

Türk milleti Cumhuriyet tarihi boyunca hiç bu kadar gerekçesiz tutuklama ve gözaltı uygulaması görmemiş...

Türk milleti hiçbir dönem milli bankalarının tabelalarından TC ibaresini, okullardan milli andını ve tören alanlarından milli bayramlarının kaldırılışına şahit olmamıştı.

*

Çünkü biz söylüyorduk;

Türk milleti hiçbir dönem "Ne mutlu Türküm" yazısından bu günkü iktidar kadar rahatsız olmamış...

Türk milleti hiç bir zaman "Bebek katili olan" terörist başının mektubunu Diyarbakır meydanından okutmamış...

Türk milleti hiçbir zaman Türk toprakları üzerinde "Kürdistan" lafını kullanmamıştı.

*

Çünkü biz yazıyorduk;

Türk milleti tarihinde ilk kez Mısır, Suriye ve İsrail'de büyükelçisiz kaldı...

Türk milleti tarihinde hiç bu kadar çok gazeteciyi fikrinden dolayı işsiz bırakmadı...

Türk milleti tarihinde eğitim, sağlık, adalet ve emniyet kurumları ile hiç bu kadar oynamadı...

Ve Türk milleti son 10 yıl içinde yüzde 1400 oranında ki artışla hiç bu kadar kadına şiddet uygulamadı.

*

Şimdi kim kime ne anlatıyor?

Ve kim kime paralel devletten bahsediyor?

Soruyorum; "Türk milleti IMF'ye borç verecek duruma geldi" diye nutuk atanlar, Türkiye'nin son 12 yıl içinde dış borç konusunda "dünya üçüncülüğüne oturduğunu" bilmiyor mu?

Soruyorum; Türk milleti tarihinde ne zaman şanlı ordusunun başına "çuval" geçirtmişti?

Soruyorum; Türk milleti tarihinde ne zaman teröristlerin ayağına savcı gönderip "Habur rezaleti benzeri" bir garabeti ülkesine yaşatmıştı?

Soruyorum; Türk milleti tarihinde ne zaman "Telekom" gibi milli bir kurumunu yabancı bir devlete satmıştı?

Ve soruyorum; Türk milleti tarihinde, komşu topraklarını işgal eden ABD askerleri için "evlerine sağ salim dönsünler" diye dua ettiğini açıklamıştı?

Tam bir kara mizah değil mi?