Tarihi kaynaklara göre, 1189-1281 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Ertuğrul Gazi'ye, Sivas civarındaki Moğol ordusu ile savaşında Selçuklulara yardım etmesi ve zaferdeki katkısı nedeniyle Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubad tarafından Ankara civarındaki Karacadağ bölgesi "ikta" olarak verildi.

Aşiretiyle 1230'larda Bilecik'in Söğüt ilçesi ile Kütahya'nın Domaniç ilçesi sınırları içinde kalan bölgeye yerleşen Ertuğrul Gazi, çevresindeki beylik ve devletlerin durumları ile siyasi koşullarını iyi değerlendirmesi, komşularıyla iyi geçinerek aşiret ve tebaasını rahat ve huzur içinde yaşatmasıyla öne çıktı.

Söğüt'ten cihan devletine giden yolun banisi olan Ertuğrul Gazi, asırlardır eylül ayının ikinci haftasında törenlerle anılıyor.

Bu kapsamda 745'incisi düzenlenen ve türbesinin ziyaret edilmesi, Türk Büyükleri Anıtı'na çelenk bırakılması, halk oyunu gösterileri ve "şifalı pilav" için kurban kesilmesiyle başlayan Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri, 13 Eylül Pazar günü sona erecek.

Ertuğrulgazi Camisi'nde Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finali'nin düzenlenmesi, cuma namazı, sergi açılışı ve Darüleytam'da (Yetimler Yurdu) tarih sohbetiyle devam edecek ilk gün programı, Çelebi Sultan Mehmet Camisi'nde Mevlid-i Şerif okunması ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle tamamlanacak.

Organizasyon, yarın Hükümet Konağı önünde Yörüklerin karşılanması, protokol konuşmaları, halk oyunları ile Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği gösterileri ve türbeye yürüyüşle devam edecek.

Karakucak güreşleri, cirit müsabakaları ve okçuluk gösterileri yapılacak, akşam Jandarma Genel Komutanlığı Bando Ekibi ile sanatçı Buray konser verecek.

Şenlikler, pazar günü protokol üyelerinin karşılanması, türbe ziyareti, halk oyunları ve jandarma ekiplerinin gösterilerinin ardından "şifalı pilav" ikramıyla sona erecek.

"Osman Gazi'ye hazır bir beylik ve vatan olmuş bir toprak bıraktı"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Refik Arıkan, AA muhabirine, Ertuğrul Gazi'nin vefatıyla Söğüt'te Türk tarihinin yeniden yazılmaya başladığını söyledi.

Ertuğrul Gazi'nin ölümüyle oğlu Osman Gazi'nin bey olduğunu, sonraki süreçte beyliğin hızla büyüyerek önce devlete sonra da imparatorluğa dönüştüğünü anlatan Arıkan, şöyle konuştu:

"Ertuğrul Gazi öldüğünde, oğlu Osman Gazi'ye hazır bir beylik ve vatan olmuş bir toprak bıraktı. Osman Gazi, o mirasın üzerinde hareket ederek önce fetihlere başlayacak, Bilecik ve çevresini alacak, ardından Bursa ve İznik'e sirayet edecek ve sonrasında da Osmanlı Devleti, Balkanlar'a geçişle bir imparatorluk haline gelecekti."

Arıkan, Kayı Boyu'nun 1230'lu yıllarda, Anadolu Selçuklu Devleti'nin en parlak yıllarını yaşadığı dönemde uç bölgesine yerleştirildiğini dile getirdi.

Bu süreçte Söğüt ve Domaniç'in yurtluk olarak Ertuğrul Gazi'ye verildiğini belirten Arıkan, "Ertuğrul Gazi, burada iktidar sürdüğü yaklaşık 50 yıllık süre zarfında hem çevresindeki Türk beylikleriyle hem de yanı başındaki Bizans tekfurluklarıyla iyi ilişkiler yürüttü. Biz, buna 'müdara siyaseti' diyoruz." dedi.

Arıkan, Ertuğrul Gazi'nin yürüttüğü müdara siyaseti sayesinde siyasi ilişkilerin sakin kaldığını, bu sakinliğin de Söğüt ve Domaniç ile çevresinin yurt edinilmesine vesile olduğunu ifade etti.

Böylece Ertuğrul Gazi'nin Osmanlı Devleti'nin banisi konumuna geldiğini anlatan Arıkan, "Böylece bu topraklar, 'kuruluşun' toprağı oldu. Zaten 'Bilecik, kuruluş ve kurtuluşun merkezidir.' diyoruz. İşte o kuruluşu tanımlayanlar, Söğüt'te yatan Ertuğrul Gazi ile Bilecik'te yatan Şeyh Edebali'dir ve buranın en büyük değerleridir." diye konuştu.

Arıkan, Bilecik'in her ne kadar nüfus ve yüz ölçümü bakımından küçük olsa da geçmişte üstlendiği rolle Türkiye'nin sayılı şehirleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA