MHP Genel Başkan yardımcısı Prof.Dr. E. Semih Yalçın önemli açıklamalarda bulundu.

Açıklama şu şekilde;

İsrail, Gazze’ye dönük saldırılarını pervasızca, alçakça sürdürüyor. Arkasını dayadığı ABD ise hiçbir insani koşul ve kuralı takmadan hunharca, canice sahneye konan bu devlet terörüne destek veriyor. Dünya, bu aleni soykırıma daha fazla seyirci kalamaz.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dengelerin altüst olduğu dünyamızda; ABD tek başına kalınca büsbütün dağıldı, fütursuzlaştı. ABD’de devlet aklının, demokratik basiretin yerini; Siyonist hurafelerden beslenen, hayalperest, din eksenli evanjelist politikalar aldı.

ABD’de, dünyada demokrasiyi güçlendirme ve küresel barışı tesis etme hedefi rafa kalktı. Artık ABD Başkanları Siyonizm’in asla gerçekleşmeyecek hülyalarıyla yatıp kalkıyor. Siyonist fanatik ve maceraperestlerin gerçekle hayali karıştıran gerici beklentileri, ABD politikalarına yön veriyor. Hollywood senaryoları Beyaz Saray’da…

Siyonist fanatizmin ve sermayenin esareti altındaki ABD,

Hristiyanlık ve Museviliğin tahrif edilmiş kaynaklarına dayanan dinî hurafelere dayanarak dünyada yeni bir düzen kurmaya çalışıyor.

Dünyanın geleceği ve güvenliği; artık freni patlamış bir kamyon gibi hızla ilerleyen, tepeden aşağı kartopu gibi büyüyerek insanlığın üzerine doğru yuvarlanan bir canavarın tehdidi altında… Tehdidin merkezinde, ABD ve onun ileri karakolu İsrail var.

BM fonksiyonunu yitirmiş, iğdiş edilmiş durumda. Diğer Batılı küresel aktörler de ABD’nin dümen suyunda… Çin ve Rusya’nın da sesi cılız çıkıyor, çünkü Filistin’de beşeriyetin gözleri önünde yaşanan soykırıma uğrayanlar, Müslümanlar. Burada, üstü kapalı bir rıza emaresi sırıtıyor.

Modern demokrasileri kuran ve demokratik nizamı sadece siyasi literatüre değil; devletlerin ve toplumların hayatına yerleştirmek için muazzam bir kültürel birikim tesis eden Batı, artık tükenişte… İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hükmünü yitirdi. Artık, “Hak kuvvetlinindir.” şeklindeki orman ve kovboy kanunu yürürlüğe girdi.

ABD’nin peşine takılan Batı medeniyeti, hem insanlığın sonunu, hem de kendi kötü encamını hazırlıyor. Filistin’de İsrail'in attığı her adım ve Batı'nın alkışladığı her bomba, beşeriyetin tabutuna bir çivi çakıyor. Batı, kendi elleriyle kurduğu uluslararası hukuk sistemini kendi elleriyle yıkıyor. Adeta intihar ediyor.

Yeryüzünde ABD’siz bir güvenlik mimarisi oluşturmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Hür dünya kendine yeni bir gelecek, yeni bir yol çizmek zorunda… BM’yi işlemez hâle getiren mevcut sistemin yerine yeni bir uluslararası birlikteliğe, yeni bir küresel güvenlik konseptine ihtiyaç var. Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır.

Türkiye, ABD’nin Irak ve Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e bölücü bir koridor açma çabalarına engel oldu. ABD, şimdi de İsrail ile birlikte işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinden Suriye’nin güneyine ve oradan da Irak’a uzanan bazılarının Davut Koridoru dediği bir alan tesis etme çabasında… Bu koridordan Akdeniz’e açılma planları gözlerden kaçmıyor.

ABD, Suriye’de oluşturmaya çalıştığı PKK-PYD uydu yapılanmasını ve bölgedeki petrol kuyularını açacakları yeni koridor ile kalıcı olarak emniyet altına almaya çalışıyor. Gazze saldırıları, Filistin’in Akdeniz kıyılarının tamamen İsrail’in kontrolüne geçmesi için… Batılı savaş gemilerinin Akdeniz’e hücum etmesi, Halep ve Şam havaalanlarının İsrail tarafından bombalanması da aynı oyunun parçası…

ABD’nin savaş oyunları, doğrudan Türkiye’nin güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye olarak Suriye’deki kirli oyunu bozduk. Yeni koridor açma oyununu da bozarız.

ABD ve İsrail’in; hurafelerden ilham alarak yazdıkları Armagedon senaryolarıyla Filistin'de film çevirme çabaları, hüsranla sonuçlanacak. Tıpkı Hollywood filmlerindeki gibi İslam dünyasının çiftlik ve arazilerine çöken, mülk sahiplerini katliamdan geçiren kanunsuz kovboylar çetesi etkisiz hâle getirilerek insanlığın ortak vicdanında yargılanacak.

Türkiye; ezilen, hakları çiğnenen, soykırıma uğratılan masum Müslümanların zulümden kurtarılması ve hem bölgede hem de dünyada kalıcı barışın tesisi için üzerine düşeni yapacak.

Allah’ın da bir senaryosu vardır. O, ne iyi oyun kurucudur! La galibe illallah!