Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelerin son derece tehlikeli bir sürece işaret ettiğini belirterek, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde izlediği güç odaklı ve tehditkâr siyasetin, uluslararası hukuk normlarını yok sayan yeni bir sömürgecilik anlayışını beraberinde getirdiğini ifade eden Yalçın, diplomasinin yerini tehdit ve şantaj dilinin aldığını söyledi. Dünya genelinde ciddi bir güvensizlik ortamı oluştuğunu dile getiren Yalçın, Türkiye’nin Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, Ege’den Kızıldeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada adeta bir ateş çemberiyle çevrildiğini kaydetti.
güçlü liderlik hayati rol oynuyor
Bu süreçte güçlü liderliğin hayati rol oynadığını vurgulayan Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bilge ve ferasetli liderliği sayesinde Türkiye’nin doğru istikamette ilerlediğini ifade etti. Lider Bahçeli’nin öncülüğünde ortaya konulan “Terörsüz Türkiye” hamlesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle devlet politikası hâline geldiğini belirten Yalçın, bu adımın iç ve dış tehditlere karşı Türkiye’ye güven ve umut verdiğini söyledi.
MHP'li Semih Yalçın'ın açıklamasının tamamı:
Uzunca bir süredir bölgemizde ve dünyada yaşanan endişe verici gelişmeleri adeta televizyon dizisi veya canlı yayın izler gibi seyrediyor, ibretle takip ediyoruz. ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde bizzat inisiyatif alarak attığı tehditkâr adımlarla, yerkürede güç dayatmaya ve hegemonik baskı kurmaya matuf yeni bir tür sömürgecilik trendi başlamıştır. ABD yönetimi; uluslararası hukuk normlarını çöpe atmış, GÜCÜ GÜCÜ YETENE döneminin kapılarını ardına kadar açmıştır. Diplomasi ve diyaloğun yerini; tehdit, şantaj ve gözdağına dayalı harami dili, eşkıya üslubu almıştır.
Dünya diken üzerindedir
Bölgemizde olup bitenlerse netameli küresel panoramayı tamamlar vaziyettedir. Karadeniz’in kuzeyinden Doğu Akdeniz’e, Ege’den Kızıldeniz’e uzanan geniş coğrafyada kan ve barut kokusu hâkimdir. Bölgemiz yangın yerinden farksızdır. Türkiye ateş çemberiyle çevrelenmiştir. Böyle muhataralı bir konjonktür ve zeminde, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü her zamankinden daha büyük önem arz etmektedir. Böylesi dönemlerde; tezleri ve ülküleri kuvvetli, hedefleri yüksek siyasi partiler, ülkelerinin kaderi üzerinde etkin ve tayin edici roller üstlenirler, üstlenmelidirler. Siyasi partilerin özgül ağırlık ve müessiriyeti elbette hitap ettiği kitlenin ve dayandığı tabanın cesametiyle yakından alakalıdır. Bunun kadar mühim bir başka husus da bir siyasi partinin liderliğidir. Eğer gelecek öngörüsü yüksek ve keşfi açık bir lidere sahipseniz, istikametiniz doğru olur. Eğer feraset ve basiret sahibi, bilge bir lideriniz varsa yürüdüğünüz yolda emin adımlarla ilerlersiniz. Lideriniz varlığını kişisel kaygılarına değil, sadece milletinin bekası ve devletinin temadisine adamışsa, istikbal ve istiklal endişesi yaşamazsınız.
MHP de işte öyle bir ak saçlı lidere sahiptir
Genel Başkanımızın Sayın Devlet Bahçeli’nin mevcudiyeti, hem bizlere ve teşkilatlarımıza, hem de bütün milletimize güven ve ümit vermektedir. Yaşadığımız coğrafyanın tehlikelerine, içeriden ve dışarıdan varlığımıza dönük tehlikelere rağmen, onun işaret ettiği yolda güvenle yürümekteyiz. Bölgemizde ve dünyadaki endişe verici gelişmelere rağmen Sayın Genel Başkanımızın attığı Terörsüz Türkiye adımıyla herkes rahat bir nefes almıştır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın da sahiplenmesiyle devlet politikası hâline gelen Terörsüz Türkiye olgusu, iç ve dış tehditlerin getirdiği kara bulutları dağıtmış, gelecek kaygılarını ortadan kaldırmıştır. ABD Başkanı Donald Trump’ın, diplomatik teamülleri ve uluslararası hukuk normlarını çiğneyerek güç odaklı siyasete ağırlık vermesi, Terörsüz Türkiye hamlesinin değerini katbekat arttırmıştır. Yerkürenin huzur ve sükûnunu, ülkelerin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden Amerikan pişkinlik ve küstahlığı, Türkiye’nin, kendine yeni bir yol çizmesinin zaruretini yeniden hatırlatmıştır. Bir kez daha anlaşılmıştır ki Türkiye’nin hayatiyeti, millî devlet sürecinin devamına bağlıdır.
Terörsüz Türkiye’nin kâmilen hayata geçirilmesi, millî devlet yapısını güçlendirecektir
Başını ABD’nin çektiği yeni vurgun ve talan düzeninde, millî devlet yapıları ve silahlı kuvvetleri güçlü olan ülkeler ayakta kalacaklardır. Türkiye geçmişte nasıl emperyalizmin oyunlarını bozmuşsa bugün de aynı celadet ve kudreti izhar edecektir. Türkiye kendi yolunda emin adımlarla ilerlerken; hiç kimseyi, hiçbir ülkeyi taklit etmeyecek, harami veya Deli Dumrul olmayacaktır. Türkiye; Bilge Kağan’ın, Fatih Sultan Mehmet’in, Atatürk’ün yolundan gidecek; adil bir dünya düzeni kurulması, barış ve diyalog ikliminin egemen kılınması için çaba gösterecektir. Türkiye, mazlum milletlere numune-i imtisal olmaya devam edecektir. Türkiye; haklının hakkını savunmaya, ezilenin arkasında durmaya devam edecektir. Bölgesinde bir istikrar unsuru, dünyada da huzur ve esenliğin mimarı olma misyonunu sürdürecektir. Terörsüz Türkiye hamlesiyle; sadece ülkemizi ve bölgemizi değil, dünyayı da küresel çıkmazdan kurtaracak, beşeriyete rehberlik edecek bir kutlu kervan yola çıkmıştır.
Terörsüz Türkiye, yeni bir Ergenekon’dan Çıkış hamlesidir
MHP teşkilatları olarak her daim olduğu gibi liderimizin etrafında kenetleneceğiz. Türkiye’yi Ergenekon’dan çıkarıp milletimizin yeni bir mesut ve müreffeh hayata başlamasının yolunu açacağız. MHP kadroları, Terörsüz Türkiye’nin değer ve önemini kitlere anlatmak için zaten çoktan yollara düşmüştür. “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ve “Derdiniz Derdimizdir” sohbet toplantılarıyla kilometrelerce mesafe katedilmiş, on binlerce etkinlik düzenlenmiştir. Köylere varıncaya kadar gidilen her yerde her kapı çalınmakta, herkes kucaklanmaktadır. Esnaftan sivil toplum örgütlerine, komşulardan akraba-yı taallukata kadar herkesle temas kurulmaktadır. İçine girdiğimiz yeni yılda da MHP teşkilatları ara vermeden, hız kesmeden faaliyetlerini sürdürecektir.
Aleyhimizdeki algı operasyonları boşa çıkarılacaktır
Milletimizin Terörsüz Türkiye adımına yurt çapında verdiği desteğin kalıcı olması için gece gündüze katılarak çalışılacaktır. Ülkemizin; Türk milliyetçilerinin çalışkanlığına, adanmışlığına ihtiyacı vardır. Lakin en çok ihtiyaç duyulan hususlardan bir de birlik ve beraberliğimizdir. O bakımdan Türk milliyetçileri başka parti ve oluşumlarda macera aramamalıdır. Küçük hevesler ve baş olma sevdasıyla birlik ve bütünlüğümüze zarar verenlere, düşmanın ekmeğine yağ sürenlere prim verilmemelidir. Bütün millet sevdalılarına bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye ve dünya hayati bir dönemeçtedir. Birlik ve bütünlük içinde olmayan milletlerin sonu uçurumdur. Dönemeci, güç birliği ederek geçmek zorundayız. Bu vesileyle bütün Türk milliyetçilerini, milliyetçi-muhafazakâr kitleleri bir ve beraber olmaya, birleşmeye davet ediyoruz.





