Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Amasya İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde konuştu.

MHP'li Büyükataman, konuşmasında bölgesel krizlerden Terörsüz Türkiye hedefine ve Cumhur İttifakı'nın kararlı duruşuna kadar birçok kritik konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

"TERÖR ÖRGÜTÜ KENDİNİ FESHETTİĞİNİ İLAN ETMİŞTİR"

Coğrafyadaki çatışma risklerine ve İsrail-ABD ile İran hattındaki gerilime dikkat çeken MHP'li Büyükataman, Türkiye'nin iç cephesini güçlü tutmasının bir beka zorunluluğu olduğunu ifade etti. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te attığı adımı hatırlatan MHP'li Büyükataman, sürecin TBMM çatısı altında şeffaf bir şekilde ilerlediğini belirtti:

Dünyada her geçen gün krizler artmakta, coğrafyamız adeta bir savaş alanına dönmektedir. Türkiye’nin mücavir coğrafyası, terör örgütlerinin ve vekil unsurların nüfuz mücadelesine sahne olmaktadır. Etnik ve mezhebi farklılıklar bölgesel hesaplara ulaşmak için sinsice kaşınmakta ve küresel güçler tarafından bir güç devşirme aracı olarak kullanılmaktadır. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri de içine alarak verdiği karşılık neticesinde çatışma sarmalı genişlemektedir. Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan kriz, Körfez ülkelerine yönelik tehditler bölgemizdeki ateş çemberinin ne kadar hızlı genişlediğini açıkça göstermektedir.

Coğrafyamız istikrarsızlığın pençesinde savaşlara ve kaosa mahkûm edilmek istenmektedir. Böyle bir ortam karşısında Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesi ve terör meselesini kökten çözmesi ertelenemez bir beka zorunluluğu haline gelmiştir.

İşte bu doğrultuda Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024’te tarihi bir adım atmış ve terörü hem ülkemizde hem bölgemizde sıfırlayacak olan stratejinin öncülüğünü yapmıştır. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge Hedefleri Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ile bir devlet politikası halini almıştır.

Bu süreç en başından itibaren şeffaf bir şekilde yürütülmüş, hiçbir pazarlık ve tavize kapı aralanmamıştır. Genel Başkanımızın çağrıları neticesinde terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiştir. Terörsüz Türkiye süreci milli iradenin tecelligahı olan TBMM çatısı altında tüm yönleriyle ele alınmış, aziz milletimizden gizli hiçbir gündem söz konusu olmamıştır.

Son olarak “Milli Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM’de 467 oyla kabul edilmiştir. Terörsüz Türkiye, Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşmuştur. Amacımız; terör belasını devlet ve toplum hayatından bütünüyle çıkarmak, terörün farklı isim ve yöntemlerle yeniden üretilmesine hiçbir şekilde imkân tanımamaktır. Temel hedefimiz ülkemizi 40 yıldır meşgul eden terör ve terörizm bataklığının tüm yönleriyle kurutulmasıdır.

"ŞEHİT EDENLERE AF VEYA MUAFİYET YOKTUR"

Kabul edilen kanunun detaylarına da değinen MHP Genel Sekreteri, devlet kurumlarının tespit ve teyit süreçlerinin esas alınacağını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

Kabul edilen kanun; terör örgütü ve bağlantılı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, silahlarını teslim ettiğinin yetkili devlet kurumlarımızca tespit edilmesinin ardından işletilecektir. Bu kanun içerisinde terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere yönelik herhangi bir af veya muafiyet düzenlemesi yoktur. Devletimiz Terörsüz Türkiye sürecini büyük bir titizlik ve kararlılıkla yürütmektedir.

Terörsüz Türkiye bir taviz değil terörü tüm argümanlarıyla tasfiye etme sürecidir.

"KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZDEN ÖDÜN VERMEMİZ ASLA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.”

Terörsüz Türkiye süreci içerisinde aziz şehitlerimizin hatıralarına, kahraman gazilerimizin fedakarlıklarına bir an dahi leke sürülmemiştir. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin terörle mücadele konusundaki duruşu tartışmasızdır.

Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu kararlılıkla; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe Kilit operasyonlarıyla PKK terör örgütüne en ağır darbeleri vurmuş, binlerce terörist etkisiz hale getirilmiş, terör yuvaları dağıtılmıştır. Ancak bugün şehit ve gazilerimizi istismar ederek, Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisini hedef alanların bu konuda sicilleri kirlidir.

Bu menfaatperest ikiyüzlülere buradan soruyorum; dün Türkiye’nin terörle mücadelesine karşı çıkanlarla kol kola değil miydiniz? Örgütün siyasi uzantıları yüzünüze karşı “Burada bizim oylarımızla oturuyorsunuz” diyerek size had bildirirken sus pus oturan siz değil miydiniz? Terörün en kanlı dönemleri yaşanırken koltuklarınızı korumak uğruna örgütün siyasi uzantılarıyla aynı ittifak çatısı altında buluşanlar siz değil miydiniz?

Şimdi terörü sıfırlayacak milli mefkûremizden niçin bu kadar rahatsız oluyorsunuz? Ne yaparsanız yapın! Aziz milletimiz meselenin farkındadır ve devletimiz kararlıdır.

Kaybedecek vakit yoktur, Türkiye’nin istikameti bellidir.

"TÜRK ASRI’NIN KAPILARI AÇILMIŞTIR"

Türkiye Cumhuriyeti, terörü tasfiye edecek, her zamankinden daha güçlü bir milli mutabakatla yarınlara güven ve istikrarla yürüyecektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda aziz milletimiz hak ettiği refaha ve huzura kavuşacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ismi bu yüzyıla altın harflerle yazılacaktır.