MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, partisinin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, MHP'nin Türk siyasetindeki yeri, milliyetçilik anlayışı ve terörle mücadele hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin olağanüstü bir tecrübenin ve milli bir birikimin merkezi olduğunu belirten Feti Yıldız, "Tüzel bir kişilik olarak Milliyetçi Hareket Partisi, bu kişiliğini sadece hukuki var olma gerçeğinden değil Türk tarihinin sorumluluğundan, Türk milletinin tarihsel hikayesinden almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin kadim hikayesini temsil eden tarihsel tecrübenin bugünkü adresi ve kurumsal merkezidir." dedi.

MHP Türk siyasetinin en eski ve köklü partisidir

Partisinin 57 yıllık geçmişine ve atlattığı badirelere dikkat çeken Yıldız, şunları kaydetti:

"Bunlar teorik ifadeler değil, elli yedi yıllık pratik, somut ve davranışa dönüşmüş her sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir. MHP Türk siyasetinin en eski ve köklü partisidir. Geçmişten günümüze birçok badireden geçmiş ve her geçtiği badireden daha bir güçlenerek çıkmıştır. 12 Eylül ve 15 Temmuzlar gibi ülkemizin en karanlık dönemlerinden başı dik bir şekilde çıkmıştır. Uzantıları içerde ve dışarda olan ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kale olarak milletimizin saf sinesinde yer almıştır."

Türk milliyetçiliğinin devlet politikası haline gelme sürecine değinen Yıldız, 20. yüzyılın başında İttihat ve Terakki ile başlayan sürecin, 21. yüzyılda MHP ile devam ettiğini vurguladı. Yıldız, "Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından sonra Türkiye’de milliyetçilik geri plana atılmış ve adeta unutulmuştur. Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından 9 Şubat 1969’da Milliyetçi Hareket Partisinin kurulması ve sivil milliyetçiliği merkeze alarak ortaya çıkmasından Sayın Devlet Bahçeli’nin Genel Başkanlığına kadar genel olarak milliyetçilik sivil bir hareket olarak kalmış ve ara ara bazı konularda devlete rengini verme imkanı elde etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

SOY BAŞKA IRK BAŞKADIR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli liderliğindeki kadroların, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk kabul ettiğini hatırlatan Yıldız, ırkçılık tartışmalarına şu sözlerle açıklık getirdi:

"Türk milliyetçiliğini, karşılaştırıldığı emsallere nazaran ılımlı ve yumuşak kılan Türk milliyetçilerinin herhangi bir ırk ya da milleti peşin düşman bellememesi gerçeği saklı durmaktadır. Irki temelde, biyolojik esaslara göre millet tarifi çok tehlikelidir. Geçmişimizin parlak sayfalarında ırk düşkünlüğü, ırkçı saplantı aransa bile kesinlikle bulunamayacaktır. Soy başka, ırk başkadır; soysuzluk başka, ırkçılık bambaşkadır. Biz Türklüğümüzü laboratuvar imkânları ile kabullenmedik. Biz Türklüğümüzü kafatası ölçümleriyle keşfetmedik. Biz Türklüğümüzü başkalarını hor ve hakir görerek elde etmedik."

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE YÜRÜYORUZ

Açıklamasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Milleti sınıflara ayıranlara, zümrelere bölenlere, etnik ve mezhep kategorisine çekenlere tavır aldık, cephe açtık." sözlerini hatırlatan Yıldız, partisinin hedeflerini şu ifadelerle özetledi:

"Cumhuriyetimizin istikameti bellidir: bireysel özgürlüklere, kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına, güçlü kamu kurumlarına dayalı demokratik, laik sosyal hukuk devletinin gelişmesine katkı sağlamak hepimizin görevidir. Biz, milletimizin onurunu koruyarak ve devletimizin haysiyetini gözeterek Terörsüz Türkiye hedefine yürüyoruz. Bu mesele tartışmaya kapalı, ertelenemez ve geri dönülmez bir devlet meselesidir."

MHP'li Feti Yıldız'ın o paylaşımı:

Şanla şerefle 57. Yıl 1–Milliyetçi Hareket Partisi olağanüstü bir tecrübenin, milli bir maaşın, imrenilecek bir disiplinin merkezidir. Tüzel bir kişiliği olarak Milliyetçi Hareket Partisi, bu kişinin yalnızca hukuki var olması gerçeğinden değil, Türklerin sorumluluğundan Türk milletinin tarihsel hikayesi yer almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin kadim hikayesinin temsil edildiği tarihi deneyimlerin tartışıldığı ve kurumsal merkezidir. Bunlar teorik ifadeler değil, yedi yıllık pratik, somut ve davranışa dönüşmüş ona sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir. MHP Türk siyasetinin en eski ve sadık partisidir. Geçmişten çürümeden birçok badireden geçmiş ve onun geçtiği badireden daha bir güçlenerek ortaya çıkmıştır. 12 Eylül ve 15 Temmuzlar gibi yaygınlığın en karanlık değişiminin başı dik bir şekilde ortaya çıktı. Uzantıları içerde ve yurt dışında olan, gelişen birlik ve dirliğine kast etmiş, onun odaklarının karşısında gördüğü yıkılmaz bir kale olarak milletimizin saf sinesinde yer almıştır. Türk milliyetçiliğinin devlet politikası haline gelmesinin ilk aşama 20. yüzyılın ilk bölümü ortaya çıkarken, ikinci aşama 21. yüzyılın ilk bölümü gelişme gösterdi. 20. yüzyılın başında milliyetçilik devleti içerisinde güç kazanmasında İttihat ve Terakki Fırkası'nın politikaları etkili olurken, 21. yüzyılın ilk yarısında Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda en büyük siyasal hareket olarak kendini gösterdi. 20. yüzyılın başında batılı emperyalist devletler Anadolu'da Türk varlıklarını yok etmeye çalışırken, genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından milliyetçilik fikri üzerine kuruldu. Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından sonra Türkiye'de milliyetçilik geri plana atılmış ve adeta unutulmuştur. Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından 9 Şubat 1969'da Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluşu ve sivil milliyetçiliğin merkeze alarak ortaya çıkmasından Sayın Devlet Bahçeli'nin Genel Başkanlığına kadar genel olarak milliyetçilik sivil bir hareket olarak yaşamış ve ara bazılarında devlete renk verme imkanı vardı. Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatından sonra 6 Temmuz 1997'de Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanlığına seçilen Sayın Devlet Bahçeli gelişerek değişmek ve değişerek devam ederek ülkücü terkibinde siyasal sembol haline geldi. Çağın sonunda, sona erip dönüşen şartlara göre hareketin de gelişip içeriğini ve yeni terkipler oluşturmasını sürdürmekte ve bu amaç için mücadele etmiş ve etmeye devam etmektedir. Sayın Devlet Bahçeli ülkelerindeki ülkücü-milliyetçi kadrolar, siyaset seçimi bu ülkenin yüzyılların birikimi ve deneyimiyle bir arada yaşama katkılarına sahip olduğuna inanmıştır. Yine aynı kadrolar; “Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağına bağlı olan ve kendisini bu ülkenin müktesebatına ait hisseden herkes Türk'tür” yaklaşımını benimsemiş ve toplumsal olarak ayrılığa neden olabilecek unsurlara müktesebatleri hatırlatmıştır. Öte yandan Türk milliyetçiliğinin kendisi dışında uluslara öteki muamelesi yapan ırkçı milliyetçilik anlayışlarının görüşlerini, onun ve milletin kendi gençlerinin güçlü olduğunu vurguladı. Türk'ün binlerce yıllık gelirle yoğurduğu millet anlayışının, ötekini yok ederek değil, yaşatarak nasıl var olunabileceği gerçeğini vurgulamış ve evrensel bir değer olarak “Türk'ün milliyetçilik anlayışı”nın dünya milletlerine hizmet etmesi savunulmuştur. Türk milliyetçiliğini, karşılaştırıldığı emsallere oranları ve yumuşak yapılı Türk milliyetçilerinin herhangi bir ırkı ya da milleti peşinde düşman bellememesi gerçeği saklıdır. Nitekim Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli de bu hakikati şu sözleriyle vurgulamıştır. “Milleti sınıflara ayıranlara, zümrelere bölünenlere, etnik ve mezhep kategorilerine davranışlar sergiledik, cephe açtık. Bize göre millet bir kültür birliğidir, evrensel beraberliktir.