MHP Disiplin Kurulu Başkanı Av. Bahadır Alperen, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca, Türk bayrağına yapılan hain saldırıya sert tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Alperen, saldırının Türkiye’nin birlik ve beraberliğine yönelik bir girişim olduğunu vurguladı.

Türk bayrağının, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik sembolü ve milletin ortak değeri olduğunu hatırlatan Alperen, “Bayrak üzerinden yürütülen tartışmaların toplumsal barışı zedelememesi ve farklı kesimleri karşı karşıya getirmemesi için herkesin dikkatli olması gerekir” ifadelerini kullandı.

Alperen'in açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Al Bayrağa Yapılan Saldırı, Türkiye’nin Birliğine Yönelmiştir.

Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin Türk bayrağına yönelik saldırı sonrası ortaya koyduğu net duruş, yaşananların yalnızca bir olay değil; toplumsal ve siyasal sonuçları olan bir mesele olduğunu açıkça göstermiştir.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen saldırı, münferit bir taşkınlık ya da anlık bir gerilim olarak değerlendirilemez.

Bu hadise; zamanlaması ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla Türkiye’nin birlik ve beraberliğini zedelemeye dönük bir provokasyon niteliği taşımaktadır.

Bayrağa yönelen her eylem, milletin ortak değerlerine ve devletin egemenlik anlayışına zarar verme potansiyeli barındırır.

Türk bayrağı bu milletin bağımsızlık kararlılığının, şehitlerimizin hatırasının ve ortak geleceğimizin sembolüdür.

Türk bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir ve bu gerçek, toplumun tüm kesimleri tarafından ortak bir hassasiyet olarak korunmalıdır.

Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediği bir dönemde yaşanan bu olay, toplumsal huzur açısından dikkatle ele alınmalıdır.

Bu tür gelişmelerin arka planı, sağduyulu ve çok yönlü bir değerlendirmeyle incelenmeli; kamuoyunun güven duygusunu zedeleyecek yaklaşımlardan kaçınılmalıdır.

Bu noktada, Meclis’te yer alan tüm siyasi yapıların sorumluluğu büyüktür.

Devletin ve milletin birlik ile bütünlüğüne zarar verebilecek her tutum karşısında açık, net ve yapıcı bir duruş sergilemek, siyaset kurumunun ortak görevidir.

Demokratik temsil, belirsizlik üretmekten değil; ortak değerler etrafında sorumluluk almaktan güç kazanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında siyaset yapan herkes, bu ülkenin temel değerleri karşısında nerede durduğunu açık biçimde ortaya koymalıdır.

Liderimizin de net bir şekilde ifade ettiği üzere “Herkes aklını başına almalıdır.”

Bayrak, egemenlik ve milli birlik gibi konular, toplumun tamamını ilgilendiren müşterek alanlardır ve bu başlıklarda hassasiyet göstermek, demokratik sorumluluğun bir parçasıdır.

Türk bayrağı bu ülkenin Türk’üyle, Kürt’üyle tüm vatandaşlarının ortak değeridir.

Bayrak üzerinden yürütülen tartışmaların, toplumsal barışı zedelememesi ve farklı kesimleri karşı karşıya getirmemesi için herkesin dikkatli olması gerekir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin duruşu nettir.

Terörsüz bir gelecek hedefi; milli onuru, egemenliği ve ortak değerleri koruyarak mümkündür.

Barış ve huzur arayışı, bu değerlerin hassasiyetle sahiplenilmesini gerektirir.

Devletin sağduyusu ve hukukun üstünlüğü, bu tür süreçlerin en sağlam güvencesidir.

Bugün yapılması gereken; provokasyonlara kapılmadan, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini güçlendirecek kararlı, akılcı ve yapıcı bir duruşu hep birlikte sürdürmektir."