MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Soma’daki ziyaretleri sırasında yaptığı açıklamalarla siyasi gündeme damga vurdu. CHP’ye yönelik sert ifadeler kullanan Akçay’ın değerlendirmeleri dikkat çekti.

MHP Manisa Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Soma'ya bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Akçay, Soma İlçe Başkanlığı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP’nin içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Akçay, “İhbarcısının, tanığının, sanığının hepsinin de CHP mensubu olduğu gerçeğini dikkate alırsak, bunlar adeta birbirlerine düşmüş bir bunalım içindedir. Son Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın atanarak görevlerine başlamalarının ardından, Anayasa gereği Meclis'te yemin etmeleri söz konusu olunca, CHP'nin bu bunalımının bir cinnete dönüştüğünü gördük. CHP tam anlamıyla bir cinnet geçirme halindedir. CHP, cinnet geçiriyor ve aklını kaybetmiş bir şekilde ne yaptığını bilemez, tutarsız davranışlar sergiliyor. O çirkin görüntülere yol açan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Sorumlusu da başta Sayın Özgür Özel ve CHP'nin Grup başkanvekilleridir.” dedi.


CHP, kaos ve kutuplaşmadan besleniyor

CHP’nin kaos ve kutuplaşmadan beslendiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Türkiye, Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda hedeflerine emin ve kararlı adımlarla ilerlemektedir. CHP bu kutlu yürüyüşü engellemek için her türlü yola başvurmaktadır. Hiçbir konuda çözüm üretemeyen CHP; yalan-çarpıtma, demagoji, kışkırtma, kara propaganda, sokak eylemleri, kaos senaryoları ve algı operasyonlarıyla toplumu kutuplaştırarak buradan beslenmektedir. Türkiye’yi yabancılara şikâyet etmekte, mandacı zihniyetle emperyalistlerden iktidar dilenmektedir. Türkiye’nin milli meselelerinde CHP’yi her zaman karşı safta görürsünüz. CHP; Suriye’de Esad’cı, Libya’da Hafter’ci, Rusya’da Putin’ci, Kıbrıs ve Mavi Vatan’da Rum, Karabağ’da Ermeni, ABD ile ilişkilerde Amerikancı, Avrupa ülkeleriyle bir sorun olunca Avrupacı olmuştur. Ne hikmetse bir tek Türkiye’den yana olmamıştır. Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkan CHP’dir. Fetö’cü hainlere sahip çıkan CHP’dir. Türkiye’nin milli çıkarları için Libya ile yaptığı anlaşmaya karşı çıkan CHP’dir. Mavi Vatan’a karşı çıkan, Mavi Vatan için “masal” diyen CHP’dir. Dost ve kardeş Azerbaycan işgali altındaki Karabağ’ı kurtarmak için mücadele ederken Ermenistan’a destek veren CHP’dir.”


CHP cinnet geçiriyor

CHP’nin içinde bulunduğu duruma dikkat çeken MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “İhbarcısının, tanığının, sanığının hepsinin de CHP mensubu olduğu gerçeğini dikkate alırsak, bunlar adeta birbirlerine düşmüş bir bunalım içindedir. Son Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın atanarak görevlerine başlamalarının ardından, Anayasa gereği Meclis'te yemin etmeleri söz konusu olunca, CHP'nin bu bunalımının bir cinnete dönüştüğünü gördük. CHP tam anlamıyla bir cinnet geçirme halindedir. CHP, cinnet geçiriyor ve aklını kaybetmiş bir şekilde ne yaptığını bilemez, tutarsız davranışlar sergiliyor. O çirkin görüntülere yol açan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Sorumlusu da başta Sayın Özgür Özel ve CHP'nin Grup başkanvekilleridir. Kendileri buna 'eylem' diyorlar ancak bunun doğru olmadığını düşünen CHP'li milletvekilleri de sıralarında oturarak sessiz tepkilerini göstermiştir. Bazen susarak da tepki gösterilir. Meydana gelen hadisede de Milliyetçi Hareket Partisi olarak yer almadık. Bu olaylar çirkindir ve başrol Cumhuriyet Halk Partisi'ne aittir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin klasik zihniyeti şudur: Oyları başkası alsın, mesela Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan oyları alsın ama memleketi biz idare edelim. Böyle sakat bir anlayış olabilir mi? Cumhurbaşkanı atayacağı bakanları sizden icazet alarak mı atayacak? Anayasa ve İçtüzüğün verdiği hakka, hangi yetkiyle mani olmaya çalışıyorsunuz? Bu ne şirretliktir? Kendine gel ey CHP. Kendini rehabilite et, kendini tedavi et. Bu bir cinnet halidir, bir akıl tutulmasıdır. Türkiye'nin ikinci büyük partisisiniz, büyük iddialar taşıyorsunuz ama hiçbir sorumluluk duymuyorsunuz. Ülkemizin istikrar içinde huzurla ve güvenle işlerin yürütülmesi konusunda bir vakarınız, bir asaletiniz, bir sakinliğiniz olmayacak mı?” diye sordu.