Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topcu, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun “24. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni”nde yaptığı konuşmada, eğitimin düşünceyi geliştiren, sözü anlamlandıran ve sorumluluk bilincini güçlendiren yönüne dikkat çekti. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin himayelerinde gerçekleştirilen açılışta Topcu, yeni dönemin temasının “Kalem, Kelam ve İlham” olduğunu belirterek siyaset eğitiminde bilginin, iletişimin ve değerlerin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu vurguladı.
Konuşmasına MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi, davetlileri, dava arkadaşlarını ve öğrencileri selamlayarak başlayan Topcu, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24. döneminde yalnızca bir eğitim programının değil, düşüncenin, sözün, bilginin ve sorumluluğun bir araya geldiği bir öğrenme yolculuğunun kapılarının açıldığını ifade etti.
Topcu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Bilgiye dayalı yorumla, mensubiyete dayalı sadakat ve sevgiyle, üretkenliğe dayalı katılımla Türk ve Türkiye Yüzyılı ve Türk Asrı temennisiyle” sözlerini hatırlatarak yeni eğitim döneminin bu anlayış çerçevesinde başladığını kaydetti.
“KALEM, KELAM VE İLHAM” TEMASIYLA YENİ DÖNEM
Konuşmasında öğrenme arzusunun insanın kendisine, hayata ve hakikate yönelttiği kadim sorularla başladığını belirten Topcu, bilme isteğinin bu arayışı sürekli canlı tutan bir güç olduğunu dile getirdi. İnsanın sordukça öğrendiğini, öğrendikçe düşündüğünü, düşündükçe sorguladığını ve sorguladıkça hakikate yaklaştığını ifade eden Topcu, kalemin düşüncenin kayda geçirilmesini, kelamın ise bilgi ve tecrübenin dile dönüşmesini sağladığını belirtti.
MHP Lideri Devlet Devlet Bahçeli’nin “Aklı kalemden, kalemi ahlaktan, ahlakı ilimden, ilmi imandan ayrı görmek, ayrı düşünmek zannederim çok zor, hatta imkânsızdır.” sözünü aktaran Topcu, “Kalemsiz kelam yetim, kelamsız kalem yitiktir.” ifadesinin de dönemin temasını anlamlandıran temel yaklaşımlardan biri olduğunu söyledi.
Kalemin düşüncenin disiplini ve insanlığın hafızası olduğunu vurgulayan Topcu, insanların düşündüklerini kalemle kayda geçirdiğini, öğrendiklerini aktardığını ve tecrübelerini gelecek nesillere bıraktığını ifade etti. Kalemin aynı zamanda düşüncenin sorumluluğunu temsil ettiğini belirten Topcu, İslam düşünce geleneğinde kaleme verilen öneme de değindi.
Kur’an-ı Kerim’in “Oku” emriyle başlayan mesajının bilgi ve öğrenmenin önemini ortaya koyduğunu belirten Topcu, Kalem Suresi’nin başlangıcındaki “Nûn. Kaleme ve yazdıklarına andolsun” ifadesinin de yazıya ve kaleme özel bir anlam kazandırdığını dile getirdi.
Siyaset eğitimi açısından bu anlayışın önemli dersler içerdiğini kaydeden Topcu, söz söylemeden önce düşünmenin, karar vermeden önce öğrenmenin ve bir iddiada bulunmadan önce araştırmanın gerekliliğine işaret etti. Topcu, bu süreci okumak, düşünmek, sorgulamak ve nihayetinde sorumluluk almak şeklinde sıraladı.
“SİYASETTE KELAMIN DEĞERİ DAHA DA BÜYÜKTÜR”
Kelamın yalnızca konuşmaktan ibaret olmadığını, düşüncenin söze dönüşmesini ifade ettiğini belirten Topcu, anlamın, sorumluluğun ve muhataba saygının kelamın temel unsurları arasında bulunduğunu söyledi.
Siyasette kelamın değerinin daha da büyüdüğünü vurgulayan Topcu, siyasetin insanlarla konuşma, insanları anlama ve ortak bir gelecek tasavvuru etrafında buluşturma sanatı olduğunu ifade etti. İyi bir siyaset insanının yalnızca iyi konuşan kişi olmadığını belirten Topcu; iyi dinlemenin, anlamanın, düşünmenin ve söylenen sözün sorumluluğunu taşımanın da önemine dikkat çekti.
Tasavvuf geleneğinde sözün ahlaki boyutuna büyük önem verildiğini kaydeden Topcu, Yunus Emre’nin “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.” dizelerini hatırlattı.
Bir sözün gönül yapabileceğini veya gönül kırabileceğini, insanları birbirine yaklaştırabileceğini ya da toplumları birbirinden uzaklaştırabileceğini ifade eden Topcu, bu nedenle siyaset eğitiminde iletişimin yalnızca teknik bir beceri değil, aynı zamanda bir ahlak meselesi olduğunu vurguladı.
“İLHAM, DÜŞÜNCEYİ İRADEYE VE HAREKETE DÖNÜŞTÜRÜR”
Bir fikrin kaleme alınmasının ve bir sözün kelama dönüşmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Topcu, düşüncenin bir davaya, ideale ve yürüyüşe dönüşebilmesi için ilhama ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Kalemin düşüncenin izini bıraktığını, kelamın düşünceyi insana ve topluma ulaştırdığını ifade eden Topcu, ilhamın ise düşünceyi heyecana, heyecanı iradeye ve iradeyi harekete dönüştüren güç olduğunu dile getirdi.
İlhamı insanın daha iyisini düşünmesine, daha güzelini aramasına ve daha anlayışlı, daha azimli çalışmasına güç veren manevi ve fikrî kaynak olarak tanımlayan Topcu, insanın yolculuğunun yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığını belirtti. Tasavvuf geleneğindeki ilimden irfana, bilgiden hikmete uzanan yolculuğa işaret eden Topcu, asıl meselenin bilgiyi sorumlulukla kullanabilen insanlar yetiştirmek olduğunu kaydetti.
Topcu, dönemin ana temasını şu ifadelerle özetledi:
“Kalem bize düşünmeyi öğretir. Kelam bize anlatmayı ve dinlemeyi öğretir. İlham bize neden ve hangi değerler için çalıştığımızı hatırlatır.”
Bu çerçevede kalemin bilgiye, kelamın iletişime, ilhamın ise gayeye dönüştüğünü belirten Topcu, üç kavramın birbirini tamamlayan bir bütün oluşturduğunu ifade etti.
GENÇLERE “DAHA DOĞRU SORULAR SORUN” ÇAĞRISI
Siyaset ve Liderlik Okulu öğrencilerine seslenen Topcu, eğitim sürecinin en önemli kazanımının yalnızca bir sertifika olmaması gerektiğini vurguladı. Öğrencilerin daha çok okuması, daha iyi düşünmesi, daha dikkatli konuşması, daha iyi dinlemesi, daha fazla soru sorması ve daha güçlü bir sorumluluk duygusu geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Topcu, gençlere yalnızca daha fazla bilgi sahibi olmalarını değil, merak duygularını da geliştirmelerini tavsiye etti. Sadece cevap aramanın yeterli olmadığını, daha doğru sorular sormayı öğrenmenin de eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Topcu, farklı düşünceleri anlamanın önemine dikkat çekti.
Gerçek eğitimin yalnızca bilinenleri çoğaltmak değil, aynı zamanda bilinmeyenlerin farkına varmak olduğunu belirten Topcu, okulun katılımcılara düşünce, öğrenme, tecrübe ve fikir alışverişi alanı sunmasını temenni etti.
Bu doğrultuda Topcu, “Kalem bilgi üretsin. Kelam hikmeti taşısın. İlham geleceği düşletsin.” ifadelerini kullandı.
YUNUS EMRE, MEVLÂNÂ VE HACI BEKTAŞ-I VELİ VURGUSU
Konuşmasında Türk düşünce ve irfan geleneğinin önemli isimlerine de yer veren Topcu, Yunus Emre’nin gönül kırmadan söz söyleme anlayışını, Mevlânâ’nın insanın kendi iç yolculuğunu gerçekleştirmesine yönelik düşünce dünyasını ve Hacı Bektaş-ı Veli’nin insanı merkeze alan irfanını hatırlattı.
Bu değerlerin günümüzde de eğitim ve siyaset açısından üzerinde düşünülmesi gereken temel ilkeler arasında bulunduğunu belirten Topcu, düşüncenin ve iletişimin ahlaki bir çerçevede ele alınmasının önemine işaret etti.
“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, HAYATIN HER ALANINA NÜFUZ ETMELİDİR”
Türk milliyetçiliğinin yalnızca heyecan ve hamasetten ibaret olmadığını ifade eden Topcu, bu anlayışın eğitimden sanata, bilimden ekonomiye kadar hayatın her alanına nüfuz etmesi gereken bir birlikte yaşama projesi ve stratejisi olduğunu söyledi.
Söz konusu vizyonun temel amacının Türkiye’yi küresel bir güç hâline getirmek olduğunu belirten Topcu, Milliyetçi Hareket Partisi mensupları olarak Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı’nı “Kalem-Kelam-İlham” temasıyla başlattıklarını kaydetti.
Okul öğrencilerinin Türk milletinin ve insanlığın bekası için çalışacak liderler olarak yetişeceğini ifade eden Topcu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin şahsında temsil edildiğini belirttiği siyaset ve liderlik anlayışının millete ve vatana hizmet aşkından doğduğunu dile getirdi.
Topcu, MHP’nin siyaset anlayışını ise “Menfaat değil fedakârlık, kibir değil tevazu, ayrılık değil birlik üzerine kuruludur.” sözleriyle ifade etti. Milliyetçi Hareket Partisi’nin dün olduğu gibi bugün de Türk milletinin iradesinin kalesi olduğunu belirtti.
SİYASET VE LİDERLİK OKULU’NUN 24. DÖNEMİNDE 40 ÖĞRENCİ
Konuşmasında okulun eğitim geçmişine ve yeni dönem öğrencilerine ilişkin bilgiler de paylaşan Topcu, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24. dönem açılışında, 2009 yılından bu yana toplam 820 öğrencinin mezun olmasının gururunu yaşadıklarını belirtti.
Yeni döneme seçilen 40 öğrencinin eğitim durumlarına ilişkin verileri aktaran Topcu, öğrenci grubunun 22 lisans mezunu, 10 yüksek lisans mezunu, 1 yüksek lisans eğitimine devam eden ve 7 doktora mezunundan oluştuğunu bildirdi.
Öğrencilerin Afyonkarahisar, Ankara, Aydın, Burdur, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Şanlıurfa, Tokat ve Yalova’dan geldiğini belirten Topcu, katılımcıların 15’inin kadın, 25’inin erkek olduğunu ifade etti.
Meslek grupları açısından da zengin ve çeşitli bir katılımcı profiline sahip olduklarını kaydeden Topcu, eğitim programının 10 hafta boyunca toplam 80 saat süreceğini belirtti. Program kapsamında küresel dünyada ihtiyaç duyulan temel becerileri kazandırmaya yönelik derslerin Türkiye’nin seçkin öğretim üyeleri tarafından verileceğini söyledi.
Topcu, bu tablonun Siyaset ve Liderlik Okulu’nun yalnızca bir eğitim programı olmadığını; Türkiye’nin farklı şehirlerinden, farklı eğitim düzeylerinden ve farklı mesleklerinden insanları aynı ideal, sorumluluk ve gelecek tasavvuru etrafında buluşturan güçlü bir fikir ve eğitim merkezi olduğunu gösterdiğini ifade etti.
“KALEMİNİZ BİLGİYLE, KELAMINIZ HİKMETLE AYDINLANSIN”
Konuşmasının son bölümünde 24. dönem öğrencilerine başarılar dileyen Topcu, okulda edinilecek bilgilerin yalnızca zihinde kalmaması, öğrencilerin sözlerine, davranışlarına, sorumluluk anlayışlarına ve millete sunacakları hizmetlere yansıması gerektiğini vurguladı.
Topcu, öğrencilerin eğitim yolculuklarına ilişkin temennilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Kaleminiz bilgiyle, kelamınız hikmetle, ilhamınız ülkünüzle, yolunuz ahlak ve sorumlulukla aydınlansın.”
Kalemin hakikatten ayrılmaması, kelamın gönül kırmaması ve ilhamın milletin geleceğine ışık tutması gerektiğini ifade eden Topcu, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı’nın başta öğrenciler olmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milleti ve ülke için hayırlı olmasını diledi.
Topcu, konuşmasının sonunda “Lider Ülke Türkiye” ve “Türk Asrı” vizyonuyla MHP’ye, Türkiye’ye ve insanlığa sağladığı katkılardan dolayı MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek katılımcıları sevgi, saygı ve muhabbetle selamladı.





