MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TBMM Genel Kurulu'nda bazı kanunlarda değişiklik yapan Kanun Teklifi görüşmelerinde söz aldı.

MHP'li Kalaycı, Türkiye'nin enerji arzından, üretim, istihdam, milli teknoloji gibi çok sayıda konuyu gündeme getirerek, "Türkiye, millî teknoloji ve teknoloji odaklı sanayi hamleleriyle bugün ileri teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştirip üretebilen bir noktaya ulaşmıştır. Devir Türk devridir" ifadesini kullandı.

MHP'li Kalaycı'nın satırbaşları şöyle oldu:

KÜRESEL DÜZEYDE CİDDİ BOYUTTA ENERJİ ARZ VE FİYAT ŞOKU YAŞANMAKTA

Bölgemizde yaşanan savaş ve gerilim küresel ölçekte tüm ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemektedir. Türkiye, ekonomik maliyetin vatandaşlarımıza yansımasını asgariye indirmeye çalışmakta, bunun için destek tedbirlerini devreye koymaktadır.

Küresel enerji sistemi büyük bir risk altındadır. Ciddi boyutta enerji arz şoku sözkonusudur. Dünyada özellikle motorin ve jet yakıtı temininde güçlükler yaşanmaktadır.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ SORUNU YOK

Enerji arz kaynaklarını çeşitlendiren Türkiye enerji arz güvenliğinde sorun yaşamamaktadır. Milli enerji atılımıyla gerçekleştirilen enerji yatırımları, keşfettiğimiz doğal gaz, petrol ve kıymetli madenler ekonomik güvenliğimizi sağlam esaslara bağlarken stratejik kapasitemizi güçlendirmiştir.

ENERJİDE BÜTÜN YOLLAR TÜRKİYE'YE ÇIKIYOR

Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla, artık bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir.

Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç haline gelmiştir.

“DEVİR TÜRK DEVRİ”

Türkiye, millî teknoloji ve teknoloji odaklı sanayi hamleleriyle bugün ileri teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştirip üretebilen bir noktaya ulaşmıştır. Devir Türk devridir.

Her biri milletimize ayrı gurur yaşatan uydu, uçak, helikopter, İHA, SİHA, tank, top, gemi, denizaltı, füze gibi tüm savunma sistemlerimiz Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp üretilmektedir. Türkiye savunma sanayii ihracatında dünya genelinde 11. sıraya yükselmiştir.

Savunma sanayiinde kazanılan özgüvenin yazılıma, yapay zekâya, siber güvenliğe, sağlık teknolojilerine, tarım teknolojilerine, enerji teknolojilerine, uzay çalışmalarına, ulaştırma sistemlerine ve dijital ekonomiye hızla yayılması için teknolojik seferberlik halinde olmamız gerekmektedir.

TÜRKİYE EKONOMİSİ KÜRESEL ZORLUKLARA RAĞMEN DAYANIKLILIĞINI KORUMAKTA

Türkiye ekonomisi güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat ürün ve pazar yapısı sayesinde küresel zorluklara ve belirsizliklere rağmen dayanıklılığını korumaktadır.

İhracat nisan ayında yüzde 22,3 artmış, tüm zamanların ikinci ve en yüksek nisan ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2026 yılı ilk dört ayında ihracat artışı yüzde 3 düzeyindedir. Turizm gelirimiz de 2026 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artış kaydetmiştir.

TÜRKİYE, ULUSLARARASI FİNANS, TİCARET, YATIRIM VE TEKNOLOJİ İÇİN CAZİBE MERKEZİ

Kanun teklifinde; Türkiye’nin uluslararası finans, yatırım ve teknoloji için cazibe merkezi haline getirilmesi, transit ticaret ve üretimin desteklenmesi, teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve kayıtlı olmayan yurt dışı ve yurt içi varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla bazı vergi kolaylıkları getirilmektedir.

ÜRETİM ODAKLI TEDBİRLER ALINIYOR

Savaşın ve belirsizliklerin Türk imalat sektörü üzerindeki olumsuz etkileri yoğunlaşmıştır. Sanayimizin ivme kazanabilmesi için üretim odaklı tedbirlerin ve rekabet gücünü koruyacak destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerekmektedir.

Kanun teklifinde, üretimi desteklemek amacıyla sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumlar ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlarına, %25 olan genel kurumlar vergisi oranının, %12,5 olarak uygulanması düzenlenmektedir.

İSTİHDAM VE YATIRIM DESTEKLERİ İLE VERİMLİLİK ARTIŞINA YÖNELİK ADIMLAR HIZLANDIRILMALI

Ekonomimizin omurgası, üretimin, istihdamın ve ihracatın ana taşıyıcısı olan KOBİ'lerimizin istihdam ve yatırım destekleri ile verimlilik artışına yönelik adımların hızlandırılması büyük önem taşımaktadır.

KREDİ TAHSİS SÜREÇLERİ İYİLEŞTİRİLMELİ

KOBİ’lerin uygun şartlarda finansmana erişiminin sağlanması, kefalet limitleri, teminat koşulları, kota uygulamaları ve kredi tahsis süreçlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir

İHRACATÇILARA DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ DEVAM ETTİRİLMELİ VE ARTIRILMALI

İhracatçıların yurt dışı kaynaklı döviz gelirlerini TL'ye çevirmeleri karşılığında verilen %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin, 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatılması çok değerlidir. Döviz dönüşüm desteğinin devam ettirilmesini ve artırılmasını gerekli görüyoruz.

HUBUBAT ALIM FİYATLARI, MALİYET ARTIŞI DİKKATE ALINARAK BELİRLENMELİ

Başta hububat olmak üzere tarım ürünlerinde bu yıl rekor üretim beklenmektedir. Hamdolsun, bu yılki yağışlar çiftçimizi oldukça sevindirmiştir. Ancak başta mazot ve gübre olmak üzere tarımsal girdiler çok pahalı hâle gelmiştir. Çiftçimiz zamlarla iyice artan mazot ve gübre faturalarını ödemekte zorlanmaktadır.

Başta hububat fiyatları olmak üzere tarımsal ürün alım fiyatları ve desteklerin, maliyet artışı dikkate alınarak belirlenmesini ve zamanında ödenmesini gerekli görüyoruz. Çiftçimizin, besicimizin ve süt üreticimizin gelirini artıracak ve daha fazla üretmesini sağlayacak köklü tedbirleri uygulamaya koymamız lazımdır. Üreticilerimize ne versek az ne yapsak yetersizdir.

HAVZALAR ARASINDA SU TRANSFERİ YAPILMALI

Sürdürülebilir bir tarım ve verimlilik için belli ilkeler çerçevesinde havzalar arasında su transferi yapılması gerekmektedir. Su kanunu çalışmasında bu durum mutlaka dikkate alınmalıdır. Özellikle Ülkemizin en büyük tarım havzalarından biri olan bereketli Konya Ovası'na dış kaynaklardan acilen su getirmek mecburiyetinde olduğumuz asla unutulmamalıdır.

ESNAF VERGİ AFFI DEĞİL, UYGUN ŞARTLARDA YAPILANDIRMA TALEP EDİYOR

Kanun teklifiyle, kamu alacaklarının tecilinde azami taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmakta ve teminatsız tecil tutarı 250 bin liradan bir milyon liraya yükseltilmektedir.

Olumlu bir düzenleme olmakla birlikte esnafımız tecil faizinden dert yanmakta, vergi ve prim borçlarının uygun şartlarda yapılandırılmasını talep etmektedir. Esnafın talebi vergi affı değil, 7440 sayılı sayılı kanunla yapılan yapılandırmanın bir benzerinin yapılmasıdır.

Yapılandırma uygulamalarının vergi sistemine güveni sarstığı, sürekli bir beklenti ortamının doğmasına neden olduğu doğrudur. Ancak öncelikle mevcut vergi adaletsizliği dikkate alınarak herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini sağlayacak vergi reformu yapılmalıdır.

Bu itibarla içinden geçtiğimiz zorlu dönem de dikkate alınarak vergi ve prim borçlarına uygun şartlarda bir yapılandırma yapılması esnafımıza ve çiftçimize nefes aldıracak, kamu alacaklarının tahsilatını da hızlandıracaktır. Vergisini düzenli ödeyen mükelleflere sağlanan mevcut vergi indiriminin de daha cazip hale getirilmesi gerekli görülmektedir.

ESNAFIN, BÜYÜKŞEHİRLERDE GERÇEK USULE TABİ TUTULMA UYGULAMASI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Basit usule tabi yaklaşık 850 bin esnaf, toplanan verginin ve tahsilat oranının çok düşük olması ve takip zorlukları gerekçesiyle 2021 yılında gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Ancak büyükşehirlerin 30 binin üzerinde nüfusa sahip ilçelerinde faaliyet gösteren esnaf, bu yıl gerçek usule tabi tutulmaları nedeniyle önemli mali yük ve sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.

Özellikle küçük esnaf bakımından uygulamanın gözden geçirilmesini, basit usule tabi olmanın şartlarını taşıyanların gerçek usulden çıkarılmasını gerekli görüyoruz.

KÜÇÜK ESNAFIN VE ÇİFTÇİNİN VERGİ VE PRİM YÜKÜ AZALTILMALI

Küçük esnafın ve çiftçinin vergi ve prim yükünün azaltılması, sübvansiyonlu krediye kolay ulaşımının sağlanması ve BAĞ-KUR prim gün sayısının 7200'e düşürülmesi uygun olacaktır.

PERAKENDE SEKTÖRÜNE YÖNELİK DÜZENLEME YAPILMALI

Esnafı korumak ve rekabet gücünü artırmak için perakende sektörüne yönelik düzenleme yapılmalı, AVM ve zincir marketlerin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalıdır.

ESNAFIN DÜKKANINA ADETA ORTAK OLMUŞÇASINA ALINAN FAHİŞ KOMİSYONLARIN ÜZERİNE GİDİLMELİ

e-ticaret yapan şirketlerin esnafımızdan çok yüksek oranda komisyonlar aldığına yönelik şikayetler söz konusudur. Esnafın dükkanına adeta ortak olmuşlar. Esnafımız için oldukça ciddi bir maliyet olan fahiş komisyonların mutlaka üzerine gidilmelidir.

Ayrıca banka kredi kartı POS komisyonları da düşürülmelidir.