Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, partisinin 15. Olağan Kurultay süreci kapsamında düzenlenen Elazığ İl Başkanlığı Olağan Kongresinde konuştu.

“Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla gerçekleştirilen kongrede partililere seslenen Aksu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek kongrenin hayırlı olması temennisinde bulundu.

MHP'li Aksu, MHP’nin 15. Olağan Kurultay süreci kapsamında Türkiye genelinde gerçekleştirilen kongrelerle geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa edecek kadroların belirlendiğini ifade etti.

Kurultayların Türk töresinin de bir parçası olduğunu belirten Aksu, kongrelerin birlik ve beraberliğin pekiştirildiği, ülkücü iradenin tecelli ettiği buluşmalar olduğunu söyledi.

MHP'li Aksu, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak stratejik hedefimiz 21’inci yüzyılı “Türk ve Türkiye Yüzyılı” yapmak, 2053 yılında Türkiye’yi lider ülke ve süper güç haline getirmektir. Bunu mümkün kılacak adımları atıyor, köklü sorunları kalıcı çözümlere kavuşturmak için gayret ediyoruz. Milli birlik diyoruz, hep birlikte Türkiye olmak için çalışıyoruz” dedi.

'Artık Türkiye için yeni bir şafak sökmektedir'

Terörsüz Türkiye hedefine odaklanıyor, terörü ve bölücülüğü zihinlerden de silmek istiyoruz” diyen MHP'li Aksu konuşmasında şunları söyledi:

"İç cephemizi kuvvetlendirerek Türkiye hasımlığına karşı daha güçlü mukabele edebilmeyi, herkesi kucaklayarak Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline birlikte sahip çıkmayı, Türk ve Türkiye yüzyılı için süratle yol alabilmeyi amaçlıyoruz.
Alınan önemli mesafelerin, atılan kararlı adımların geniş toplum kesimlerinde de karşılık bulduğu terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesiyle Türkiye’nin küresel bir güce dönüşeceğine inanıyoruz.

Tüm vatandaşlarımızın vatan ve millet sevgisinde, huzur ve refah arzusunda buluştuğu, hukuk zemininde ortak aklı öne çıkarmaya çalışıyoruz.

Zira Türk milliyetçiliği, vatanı alın teriyle işlenecek bir emanet; milleti, huzuru ve refahı için hizmet edilecek mukaddes bir sorumluluk olarak bilmektir.

Türk milliyetçiliği; hamasetin, siyasi ikbal hesaplarıyla ülkemizi ateşe atmaktan çekinmeyenlerin değil, önce ülkem ve milletim düsturuyla elini de gövdesini de taşın altına koyanların şuurudur.

Türk milliyetçiliği sosyal medya üzerinden provokasyon yapanların, Türk’e kefen biçenlerle kapalı kapılar arkasında iş tutanların değil, milli ülküler istikametinde yürüyenlerin harcıdır.

Artık Türkiye için yeni bir şafak sökmektedir.
Terörün gölgesinden arınmış, toplumsal huzurun ve millî dayanışmanın güçlendiği yeni bir dönemin kapıları ardına kadar açılmaktadır.

Kardeşlik kök salmakta, bölgemizde huzur ve refah umudu yeşermektedir.
Tarihin akışına yön veren bu gelişmeler çerçevesinde olayları izlemekle kalmıyor, geleceğimize istikamet çizecek adımlarla milli hedeflerimize ve yüksek ülkülerimize ulaşma gayretiyle hareket ediyoruz.

Aynı zamanda akıl, ahlak ve adaleti devlet ve toplum hayatında hakim kılmak istiyoruz.
Refahı yaymayı, herkesin insanca geçinebileceği asgari şartları oluşturmayı amaçlıyoruz.
İnanıyoruz ki Türkiye, tarihinden ve medeniyet birikiminden aldığı ilhamla geleceğini kendi iradesiyle şekillendirecek; terörün, kutuplaşmanın ve vesayet anlayışlarının geride bırakıldığı, müreffeh ve itibarlı bir ülke olarak yoluna devam edecektir.
Türkiye’nin yeni ufku; milli birliğin gücüdür.
Ne yaptığımızın ve nereye ulaşacağımızın bilincindeyiz.
Devletimizi her alanda daha güçlü kılmak, ülkemizi bölgesel ve küresel ölçekte daha etkin bir konuma taşımak gayretindeyiz."

'küresel iklimde huzur adası kalarak öne çıkacağız'

"Hedefimiz, geleceğin kudretli Türkiye’sini bugünden inşa etmektir.
Belirsizliğin ve huzursuzluğun arttığı, küresel iklimde huzur adası kalarak öne çıkmayı, cazibe merkezi olmayı arzu ediyoruz.

Ayrışma yerine kaynaşmanın, çatışma yerine dayanışmanın, kesret yerine vahdetin ve daha adil bir dünyanın tesisini mümkün kılan Türkiye merkezli yeni bir medeniyetin inşasını öngörüyoruz.

Gelişmelere ve sorunlara bakışımızın temelinde; Türk milletine millî, manevî ve insanî açılardan seslenen; sevgiyi, adaleti, özgürlüğü, barışı ve güven içinde gelişimi amaçlayan Türk Milliyetçiliği anlayışı bulunmaktadır.
Tarihi bir dönüm noktası olan "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" adımlarının emperyalist oyunları bozacağına, huzur, barış ve refah ikliminin hâkim olacağına inanıyoruz.

Böylece içinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak, ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak istiyoruz.

Terörsüz Türkiye hedefinde bugüne kadar birçok engel aşılmış, önemli bir aşamaya gelinmiştir. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” TBMM’de Türk milletinin iradesini de gösteren büyük bir ekseriyetle kabul edilmiştir.

İnanıyoruz ki atılan bu tarihi adım, milletimizin desteği ve Allah’ın izniyle nihayete erdirilecektir.
Nitekim ülkemizle birlikte komşu devletlerde yaşanan gelişmeler de umut vericidir.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu strateji; kardeşlik, dayanışma ve demokrasi yolunda attığı adım, tarihe ve coğrafyaya mührünü vurmaktadır.
Türkiye’nin terörle mücadelede destansı başarılara imza atmasında, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde olmasında en büyük pay kuşkusuz şehit ve gazilerimizindir.

Onların kutlu mücadelesi sayesinde bu aşamaya gelinmiştir. Hepsine minnettarız.
Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömür diliyorum.
Muhterem Dava Arkadaşlarım, Kıymetli misafirler,
Bizim siyasete bakışımız anlık gelişmelerin, siyasi çekişmelerin ve ikbal hesaplarının çok ötesinde; istiklal ve istikbalimize yöneliktir.

'karanlık senaryolara baş eğmeyeceğiz'

Türkiye’nin 2053 hedeflerine ulaşması için iç cepheyi kuvvetlendirerek milli birliğimizi tesis etmenin; ekonomik ve sosyal kalkınmamızı gerçekleştirecek atılımları süratle hayata geçirmenin derdindeyiz.
Türkiye bugün her alanda öne çıkan performansıyla, bölgesel güç, küresel önemli bir aktördür.
Bununla birlikte Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmesinden, milli birliğini güçlendirmesinden, kardeşlik, huzur ve refahın artmasından rahatsız olan iç ve dış çevreler bulunmaktadır.

Siyonist İsrail yayılmacılığı, Türkiye’nin huzura, barışa ve bölgesel istikrara yönelik attığı adımlardan rahatsızdır.
Bu süreçte ülkemizin geleceği için bir hedefi, Türk siyaset ve demokrasisinin gelişimi için bir önerisi bulunmayan, emperyalizme kul köle olanlar da terörsüz Türkiye hedefine karşı toplumu provoke etme peşindedir.
Tahriklere kapılmayacak, karanlık senaryolara baş eğmeyeceğiz.

Kararlılığımızdan taviz vermeyecek, terörsüz Türkiye hedefine ulaşarak milli birlik ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimi tesis edeceğiz.
Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’yi karşılıksız sevenlerin buluşma yeri, millî vicdanın sesidir.
Refah ve mutluluk, hak ve adalet, güçlü bir demokrasi, huzur içinde bir hayat, ahlaklı bir kalkınma için Türk milletinin ümididir.

Bu doğrultuda herkesi Türk ve Türkiye yüzyılının inşası için bir tuğla koymaya davet ediyoruz.
Dünya güç dengelerinin değiştiği; enerji koridorları, ulaşım hatları, ticaret yolları ve güvenlik ekseninin yeniden şekillendiği tarihi bir eşikten geçmektedir.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafya da, bütün bu gelişmelerin merkezindedir.
Ve Türkiye her yönüyle bu değişime hazır olmak, yön vermek zorundadır.
Bugün bazı eksiklilerimiz olsa da; Türkiye ekonomisi büyüyen, istihdam yaratan, ihracatını artıran, sürdürülebilir cari açığa sahip, mali disiplinini koruyan, en az borçlu ülkelerden birisi olarak enflasyonu da sorun olmaktan çıkarma gayretindedir.

Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir ortamda ekonomimiz dayanıklılığını korumuş ve 2026 yılı ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3 oranında büyümüştür.
Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aşmış, ekonomide en üst ligde yer almaya az kalmıştır.
Bu gelişmelerle birlikte ekonomik ve sosyal politikaların, insanın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alan anlayışla şekillendirilmesini amaçlıyoruz.

"Esnafımızın rekabet gücünü koruyacağı, çiftçimizin üretimini sürdüreceği, sanayinin ihracat kapasitesinin artacağı, beslenme, barınma ve örtünme gibi temel ihtiyaçların muhtaç ailelere yük olmaktan çıkarılacağı, hiçbir vatandaşımızın yalnız bırakılmayacağı şartlar da mutlaka hazırlanmalıdır.

Cumhur İttifakı olarak istiklal ve istikbal mücadelemize inançla devam ediyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı istikrarla devletimizi güçlü, milletimizi mutlu kılmak için çalışıyoruz.
Azim ve kararlılıkla daha çok üretecek, reformist adımlarla Türkiye’yi büyüteceğiz.
İstikrarı, milli ve ahlaki değerleri, iktisadi gelişimi esas alan topyekûn kalkınmamızı gerçekleştireceğiz.
Bilinmelidir ki, bu vatan sokakta bulunmamış, bu devlet icazetle kurulmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti, dış güçlerin bir lütfu değil, şehitlerimizin mukaddes emanetidir.
Türk milleti 107 yıl önce Sivas Kongresinde esareti, manda ve himayeyi reddetmiş; başkalarından medet umarak değil, milli birliğimize güvenerek ve aynı siperde, aynı hilal uğruna şehadete koşarak bu toprakları vatan kılmıştır.
Bugün de milletçe, bir olacak, omuz omuza verecek, başarıdan başarıya koşacak, Lider Ülke Türkiye’yi inşa edeceğiz.
Türk milleti dün neyse bugün de odur; dün hangi inançla yürüdüyse, bugün de aynı çelikten iradeye sahiptir.
Attığımız her adım birlikten ve huzurdan yanadır.

Çağrımız her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen herkesedir.
Çağrımız birliğe, dirliğe, kardeşliğe, birlikten doğan kuvvetle Türkiye’yi yükseltmeyedir.
Bu düşüncelerle “Kardeşlik kalbimizde, Gelecek Aklımızda” diyerek konuşmama son verirken, İl kongremizin Partimize, Elazığ’ımıza, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas Kongresinin dün idrak ettiğimiz 107’nci yıldönümünde başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü; muhterem ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.

Partimizin Kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e, tüm dava büyüklerimize ve ülkücü şehitlerimize Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.

Kongreyi düzenleyen teşkilat mensuplarımıza ve burayı şereflendiren siz değerli katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
Kongre sonucunda görev alacak kıymetli dava arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum.
Sağ olun, var olun Allah’a emanet olun.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"