Elektrik talebindeki hızlı artış yeni şebeke yatırımlarını zorunlu kılarken, Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre mevcut altyapının dijital teknolojilerle daha etkin kullanılması 330 gigavata kadar ek kapasite sağlayabilir ve aynı kapasitenin şebeke genişlemesiyle oluşturulması yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım gerektirebilir.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) "Elektrik Çağında Şebekelerin Modernizasyonu" başlıklı raporuna göre, küresel elektrik talebi son 10 yılda toplam enerji talebinin yaklaşık iki katı hızla büyüdü. Elektrifikasyon, soğutma ihtiyacı, sanayi ve bazı pazarlarda veri merkezlerinin yaygınlaşması bu artışın başlıca nedenleri arasında yer aldı.
Beklenen talep artışını karşılamak için küresel şebeke kapasitesinin 2035'e kadar en az yüzde 30 artırılması, yaklaşık 25 milyon kilometrelik hattın sisteme eklenmesi veya mevcut hatların yenilenmesi gerekiyor.
Ancak izin süreçleri, tedarik zinciri darboğazları, iş gücü eksikliği ve ekipman maliyetlerindeki artış yeni şebeke yatırımlarının hızını sınırlıyor.
2025 itibarıyla ileri aşamadaki en az 1700 gigavat yenilenebilir enerji projesi ile 600 gigavat büyük ölçekli batarya projesinin şebeke bağlantısı beklediği belirtilen raporda, şebeke sıkışıklığının 2024'te ABD'de 12 milyar dolar, Avrupa Birliği'nde ise 4,3 milyar avro maliyet oluşturduğu hesaplandı.
Mevcut şebekelerden 330 GW'lık kapasite sağlanabilir
IEA'ya göre dinamik kapasite derecelendirmesi, şebeke topolojisi optimizasyonu ve gelişmiş güç akışı kontrolü gibi teknolojilerle mevcut şebekelere 330 gigavata kadar yeni üretim, depolama ve elektrik talebi bağlanabilir.
Bu kapasitenin, Fransa ve Güney Kore'nin toplam kurulu elektrik üretim kapasitesine yaklaşık olarak eşdeğer olduğu belirtilirken, aynı kapasitenin şebeke genişlemesiyle sağlanmasının yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım gerektireceği hesaplanıyor.
IEA, söz konusu teknolojilerin yeni şebeke yatırımlarının yerine geçmediğini, yeni altyapı devreye alınana kadar darboğazların azaltılmasında tamamlayıcı rol oynadığını vurguluyor. Bu çözümlerin çoğunun yıllar süren yeni altyapı yatırımları yerine aylar içinde uygulanabileceğine dikkati çekiliyor.
ABD'de dinamik kapasite derecelendirmesinin yılda 64 milyon dolarlık şebeke sıkışıklığı maliyetini önlediği, Büyük Britanya'da gelişmiş güç akışı kontrolünün 2 gigavattan fazla ilave transfer kapasitesi sağladığı aktarılıyor.
Yapay zeka şebeke yönetiminde yaygınlaşıyor
Rapora göre yapay zeka, elektrik talebi ve yenilenebilir üretim tahmini, bakım, planlama ve operasyonel karar desteğinde giderek daha fazla kullanılıyor.
IEA'nın 11 iletim ve 14 dağıtım şebekesi işletmecisi olmak üzere 25 işletmeciyle gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcıların yüzde 70'i yapay zekayı bakım faaliyetlerinde yaygın şekilde kullandığını belirtirken, gerçek zamanlı operasyonlarda bu oran yüzde 23'te kaldı.
Yapay zekanın gerçek zamanlı operasyonlarda daha sınırlı kullanılmasının başlıca nedenleri arasında açıklanabilirlik, denetlenebilirlik, hesap verebilirlik ve siber güvenlik gereksinimleri gösterildi.
Dağıtım şebekelerinde güneş enerjisi sistemleri, elektrikli araçlar ve ısı pompalarının yaygınlaşmasıyla veri ve şebeke görünürlüğü ihtiyacının da arttığı kaydedildi.
IEA, dijital teknolojilerin yaygınlaştırılması için düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi, veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve yapay zeka uygulamalarında güvenlik ile hesap verebilirliğin sağlanmasını önerdi.


