Komplo, Yerel Seçimler, MHP

 Türkiye, siyasetin “devlet destekli komplolarına” 2011 Genel Seçimlerinde şahit oldu. Seçim sürecinde MHP’ye “kasetlerle soykırım” uygulandı. MHP’siz bir Meclis isteniyordu. Açılım politikaları AKP-CHP-Terör Örgütü ittifakıyla yürütülecekti. Bu odaklar, MHP’nin muhalefet gücü kırılırsa, istedikleri gibi at koşturacaklardı. Öyle olmadı. Milli vicdan, Ülkücü bilinç MHP’siz bir Meclis kurgusunu reddetti.

Şimdi Mart 2014 Yerel Seçim sürecindeyiz. 17 Aralıktan beri yeni gelişmelere tanık oluyoruz. Birincisi, hükümet tepeden tırnağa yolsuzluklara bulaşmıştır. Temizlemeye çalıştıkça yeni yolsuzluklar açığa çıkmakta, daha da kirlenmektedir. İkincisi, hükümet bulaştığı bu yolsuzluğu kabullenip gereğini yapmak yerine, yargı, polis ve basın üzerinde diktatoryal bir tahakküm kurma çabasına girmektedir. Bunun anlamı şudur: İktidar partisinin bulaştığı bu yolsuzluk sarmalının başlangıç noktası bizzat Başbakan ve yakın çevresidir. Üçüncüsü, hükümet, devletin ve milletin menfaatlerini değil, AKP ve çevresine toplanmış ihale beslemelerinin çıkarlarını öncelemektedir. Dördüncüsü, Türkiye’de dostluk ve ittifakların ne denli kırılgan olduğu ortaya çıkmıştır. “İslam kardeşliği” ortak paydasında buluşan “milli görüş ve Hizmet hareketleri” şimdi acımasız ve ölçüsüz bir husumetin tarafları haline gelmiştir. Ama bu yazının konusu bu değil.

Bu yazının konusu, son zamanlarda MHP’nin iki olayla “yolsuzluk ve komplo” tartışmalarının merkezine çekilmesidir. Birinci olay İstanbul Esenyurt’ta MHP seçim bürosunun açılışında yapılan saldırı ve Yusufiyeli Cengiz’in şehadete yürümesidir. Olayın faillerine bakıldığında “acaba birileri MHP’yi sokak çatışmalarının tarafı yapma çabası içinde mi?” sorusu akla geliyor.

İkincisi, ortaya çıkan ses kayıtları gösteriyor ki Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, oğlu, danışmanı gazete ve televizyonlarda “MHP haberleri editörlüğüne” soyunmuşlarıdır. Tayyip Erdoğan,  Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmalarının altyazı olarak verilmesine dahi tahammül edememiş ve bizzat telefon ederek bunları kaldırtmıştır. Akabinde AKP kurmayları tarafından MHP Grup Toplantısının yayınının durdurulması; kamuoyu yoklamalarında MHP’nin aldığı oylara masa başında müdahale edilmesi geldi gündeme. MHP yine bu seçim sürecinde de “haksız ve ahlaksız” uygulamalara maruz kalmıştır. İkide bir “milli irade” diyen ağızların milli iradeyi yanıltma konusunda hiçbir ahlaki sınır gözetmedikleri görülmüştür.

Peki, bu durumu nasıl yorumlamalıyız? Bir şey çok açık: AKP yönetiminin MHP’ye asla tahammülü yoktur. Bölücülere, hırsızlara, ahlaksızlara gösterdiği muhabbete karşılık MHP’ye bitmez tükenmez bir kin beslemektedir. Elinden gelse MHP’yi bir kaşık suda boğacaktır. MHP’ye iftira atmaktan, düzen kurmaktan, sansür uygulamaktan çekinmemektedir. AKP’nin MHP’ye bu düşmanlığının sebebini en çok da bir şekilde “AKP’ye bulaşmış milliyetçi kökenli” insanların iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Şimdi bir de tersinden bakalım. Tayyip Erdoğan ve çevresinin MHP’ye karşı yürüttükleri bu sansür kampanyasının ses kayıtlarının sızdıranların amacı nedir? Acaba MHP kendisinin taraf olmadığı bir hesaplaşmanın içine mi çekilmek isteniyor? Şüphesiz şu anda ülkede ekonomik, toplumsal ve siyasi boyutu olan bir hesaplaşma yaşanıyor. Ama MHP “başkalarının mücadelesinin” tarafı değil, kendi siyasi mücadelesinin aktörüdür. MHP’nin geleneğinde “Ülkücüler, başında olmadıkları bir olayın içinde olmazlar” ilkesi vardır. MHP için ülke ve millet çıkarları önceliklidir. MHP, sokaklarda değil, iktidara yürüyerek milletin sorunlarını çözecektir. MHP, siyaset dışı güçlerin değil, bizzat siyasi aktörlerin Türk siyasetini yönetmesi gerektiği düsturuna bağlıdır. Terör örgütlerini, Kandili, İmralı’yı Türk siyasetinin tarafı haline getiren AKP her türlü ilkesizlik, yolsuzluk ve sansür ile Türkiye’yi belirsiz bir geleceğe sürüklerken, MHP milletin genel değerlerini ve vicdanını temsil etmeye taliptir.

Eğer birileri “yolsuzluk-komplo savaşında MHP’nin konumu ne olacak” diye merak ediyorsa cevabı basittir. MHP, milli birlik ve dirlik esaslı duruşunu sürdürecek. Sağduyu ve hukuktan ayrılmayacak. Ülkenin meselelerini çözmeye talip Ülkücü kadroları iktidara taşıyacak politikaları geliştirecek. AKP’nin ve CHP’nin bölücü şer odaklarıyla işbirliklerini bozacak. Bu iki partinin sağduyulu seçmenine oynanan oyunları anlatacak ve 2015 seçimlerinde iktidara talip olduğunun işaretlerini verecek. MHP Türk Milletinin maneviyatında yüzyıllardır taşıdığı değerlerin temsil burcudur. MHP o yüzden sadece bir siyasi parti olmaktan çok daha fazlasıdır…