İSTANBUL (AA) - İstanbul'da, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), TDT Kuraklık Önleme Enstitüsü (DPI), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü tarafından 'Rio Sözleşmeleri Sinerjileri Üzerine Bölgesel Kapasite Geliştirme Çalıştayı' düzenlendi.
İstanbul'da bir otelde düzenlenen çalıştayın açılışında, TDT Macaristan Temsilciliği İcra Direktörü Balazs Hendrich, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ali Ercan, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün ve TDT Proje Direktörü Mine Sertkan konuştu.
TİKA Başkan Yardımcısı Ercan buradaki konuşmasında, çalıştayın düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini sundu.
Ercan, iklim değişikliği, kuraklık, arazi tahribatı ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi sınır tanımayan çevresel sorunların artık yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda kalkınma, ekonomik istikrar ve insan güvenliğinin de temel belirleyicileri haline geldiğini ifade etti.
Çevresel sorunların çözümünde işbirliğinin önemine dikkati çeken Ercan, 'Bu sorunların hiçbiri tek başına ortaya çıkmadığı gibi tek başına çözülebilecek nitelikte de değildir.' dedi.
Ercan, çevre alanındaki işbirliğinin yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda ortak geleceğe yönelik yapılan stratejik bir yatırım olduğunu kaydederek, 'Bizler, ortak tarih, kültür ve gönül bağları kadar ortak doğal kaynaklarımız, ortak ekosistemlerimiz ve gelecek nesillere karşı müşterek sorumluluğumuzla da birbirimize bağlanmaktayız.' değerlendirmesinde bulundu.
TİKA'nın 1992'den bu yana Türkiye'nin kurumsal bilgi birikimini, teknik uzmanlığını ve kalkınma tecrübesini dost ve kardeş ülkelerle paylaşmayı temel vazifelerden biri olarak gördüğünü vurgulayan Ercan, 'Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı COP31'e ev sahipliği yapacak olması bölgemizin iklim diplomasisindeki görünürlüğünü artıracak önemli bir dönüm noktası olacaktır.' şeklinde konuştu.
- Macaristan, TDT ile Avrupa arasındaki işbirliğini güçlendiriyor
TDT Macaristan Temsilciliği İcra Direktörü Hendrich de konuşmasında, Türkiye'nin kasımda COP31'e ev sahipliği yapacağını belirterek, bu çalıştayın Türk devletlerinin ortak bir inisiyatif geliştirme konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi.
Çevre ile ilgili sorunların birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Hendrich, bu sınamaları aşmak için entegre ve bütünsel çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hendrich, Macaristan'da faaliyet gösteren TDT Kuraklık Önleme Enstitüsünün kuraklıkla mücadele noktasındaki bölgesel öncelikleri somut politikalarla hayata geçirmeyi amaçladığını kaydetti.
Macaristan'ın TDT açısından kritik bir öneme sahip olduğuna işaret eden Hendrich, şöyle konuştu:
'Türk devletlerinin kuvvetli gelenekleriyle Avrupa Birliği'nin (AB) inovasyon ekosistemlerini birleştirebiliyoruz. Budapeşte'deki temsiliyet ofisimiz sayesinde sadece üye ülkeler arasındaki işbirliğini değil, aynı zamanda AB ile TDT arasındaki işbirliğini de güçlendiriyoruz. Bu bağlamda Avrupa kurumlarıyla ortaklıklar geliştiriyor, AB inisiyatiflerine erişim sağlıyoruz.'
Hendrich, amaçlarının yalnızca kuraklıkla mücadeleye dair konuları tartışmak değil, bölgesel işbirliği ile finansman çözümleri geliştirme ve TDT üyesi ülkelere çözümler sunmak olduğunu aktararak, 'Bilimi politikayla, finansı uygulamayla birleştirmeyi başarabilirsek, Rio Sözleşmeleri sadece uluslararası sözleşmeler olmakla kalmayacak; pratik araçlara dönüşecek ve bu sayede ülkelerimizin, vatandaşlarının hayatlarını güzelleştireceğiz.' dedi.
- 'Birimizin geleceği hepimizin elinde, hepimizin geleceği her birimizin elinde'
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Yenigün de çevre konusunda karşılaşılan sorunların tek bir başlık altında değerlendirilemeyecek kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunun altını çizdi.
Yenigün, çevre gibi küresel bir sorunun küresel işbirliğiyle çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Birimizin geleceği hepimizin elinde, hepimizin geleceği her birimizin elinde.' dedi.
Bölgede yaşanan kuraklığın tarımsal üretimi etkilediğini, biyolojik çeşitlilik kayıplarını hızlandırdığını, arazi tahribatıyla iklim değişikliğinin etkilerini derinleştirdiğini belirten Yenigün, bu alanlarda geliştirilecek politikaların birbirini destekleyen bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.
Yenigün, çalıştay kapsamında yapılan bütün görüşmelerin TDT üyesi ülkeler arasındaki dostluğu, kardeşliği, samimiyet bağlarını daha da güçlendirmesini ve çevre konusundaki ortak hedeflere ulaşılmasında önemli katkılar sağlamasını diledi.
- 'Türkiye'nin COP31 ev sahipliği bölgemize kıymetli bir platform sağlamakta'
TDT Proje Direktörü Sertkan da çalıştayın TDT üyelerine bir arada çalışmak için müşterek bir gündem sağladığını kaydetti.
TDT üyesi devletlerin birçoğunun kuraklık ve çölleşmeden etkilenmeye devam ettiğine dikkati çeken Sertkan, bu durumun tek bir ülkenin başa çıkabileceğinden daha büyük bir mücadele gerektirdiğini söyledi.
Sertkan, bu çalıştayın Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen 11. TDT Zirvesi sonrasında devlet başkanları tarafından imzalanan Türkiye'nin yeşil vizyonunu yansıttığına işaret ederek, 'Türkiye'nin COP31 ev sahipliği bölgemize kıymetli bir platform sağlamaktadır. Türk devletlerinin önceliklerinin küresel gündeme yansıtılması bizim için bir fırsat.' değerlendirmesinde bulundu.





