Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, terör örgütü PKK/KCK'nın sözde basın komitesine ilişkin iddianamesinde, örgütün basın organlarında görev alanların istihbarat faaliyetlerinde bulunmaları için kırsal alanda eğitime tabi tutuldukları bilgisine yer verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, terör örgütü PKK/KCK'nın sözde basın komitesi mensubu olduğu belirlenen 11 şüpheli hakkındaki iddianamede, örgütün istihbarat ağının gazetecilik faaliyetleri üzerinden nasıl şekillendirildiğinin detaylarına yer verildi.

İddianamede ifadesine yer verilen tanık Ö.B, PKK'nın sözde basın komitesi kontrolünde olan "Nevanda Legerine Politik" (NLP) Stratejik Politikalar Araştırmalar Merkezi'nin KCK Genel Başkanlık Konseyine bağlı faaliyet gösterdiğini anlattı.

NLP'nin yayın organı "lekolin.org" adlı internet sitesinin domain ve server sağlayıcısının örgüt adına yayın yapan ANF (Fırat Haber Ajansı) merkezinin bulunduğu Belçika'dan sağlandığını belirten Ö.B, NLP'nin merkezinin Irak'ın kuzeyindeki Kandil'de olduğu, istihbarat eğitimlerinin ise Gare bölgesinin Kafiya mevkisinde verildiğini anlattı.

Tanık Ö.B, NLP yapılanmasının, Türkiye ve diğer ülkelerde istihbarat çalışmaları yürüttüğü, genellikle bir yerin araştırılması, şahısların takip edilmesi gibi görevlerinin olduğu ve elemanlarının direk örgütün üst yönetimi tarafından belirlendiğini aktardı.

Birimde faaliyet yürüten örgüt mensuplarının sözde özel kuvvet mensubu olmadığı, doğrudan başkanlık konseyine bağlı gazeteci görünümündeki istihbarat elemanları olduğunu ve hücre tipi yapılandıklarını kaydeden Ö.B, yapıda evli olmayan gençlerin kullanıldığını, seçilenlerin tek tek kırsalda eğitime tabi tutulduğunu, böyle 15-20 hücrenin bulunduğu ve her hücrede bir veya 2 istihbarat elemanının yer aldığı bilgisini paylaştı.

Örgütün sözde istihbarat elemanlarının arasında Türkiyeli, Iraklı ve İranlı kişilerin bulunduğunu anlatan Ö.B, istihbarat elemanlarına "WhatsApp" ve benzeri sosyal medya yazışma programları üzerinden talimat aktarıldığını belirtti.

Ö.B, NLP yapılanmasının Türkiye'deki bazı siyasetçilerden bilgi topladığı, bunun yanında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan müzahir şahıslar ile Türkiye'de askerlik görevini ifa eden kişilerden faydalanma yoluna gidildiğini vurguladı.

Örgütün, NLP biriminde faaliyet göstermek için seçtiği mensuplarını öncelikle teste tabii tutup daha sonra eğitim verdiğini aktaran Ö.B, şunları kaydetti:

"Bu eğitimde, kamerasız alanda çalışma yapılır. Elemanlara telefon kullanmayıp yapılan keşif çalışmalarını yazıya dökmeleri veya dijital ortama kaydetmeleri tembih edilir. Bu çalışmalar, bizzat keşif yapan şahıs tarafından örgüte teslim edilir. Elemanlara ticari taksi kullanmamaları gerekirse Suriye uyruklu vatandaşlara ait araç kullanmaları talimatı verilir. Türkiye'de keşif yapan örgüt mensupları, daha önce herhangi bir suçtan gözaltına alınmayanlardan ve illegal faaliyetler içerisine girmemiş şahıslardan tercih edilir. Kendi aralarında şifre kullanmaları ve verilen şifreler vasıtasıyla kendilerini tanıtmaları tembih edilir."

"Finansman, PKK basın komitesinden"

Tanık H.D. ise terör örgütü PKK'nın sözde Türkiye Sahası Basın Koordinasyonunun üçlü yürütme şeklinde faaliyet gösterdiğini, bu yürütmede PKK kadrosundan bir kişi görevlendirildiğini, bu şahsın kırsal geçmişi olmayan, legal alanda da faaliyet gösterebilecek kişilerin arasından seçildiğini belirtti.

H.D, şu beyanda bulundu:

"PKK kadrosu olarak seçilen bu şahsın yanına bir erkek ve bir kadın verilir. Bu saha yönetimi PKK Basın Komitesine bağlıdır. Sahanın finansmanı da PKK Basın Komitesi tarafından yapılır. Sahada çalışacak kadroları ve sayıları da bu koordinasyon belirler. Faaliyetlerine yönelik kararlarını güncel olaylar eksenli belirlerler. Kadroların eğitimi Türkiye'deki bu koordinasyon veya basın alanında yetkin olan kadrolar tarafından yapılır. Bu alanda en etkin basın faaliyeti yürüten DİHA vardı ancak KHK ile kapatılınca Mezopotamya Ajansı olarak faaliyetlerine devam ediyor."

İddianamede, ayrıca NLP'nin yayın organı "lekolin.org" sitesinde ve Mezopotamya Ajansı'nda yayınlanan paylaşımların algı, örgüt propagandası ve örgüt üyelerini motive edici içerikli olduğu, Türkiye'yi uluslararası alanda küçük düşürücü algı içerikli paylaşımların olduğu değerlendirilmesine yer verildi.

Şüphelilerin PKK/KCK ideolojik alanı altında basın komitesi içerisinde, sözde gazeteci görünümüyle örgütsel faaliyetler yaptıkları, tüm şüphelilerin güncel olarak basın komitesi içerisinde eylemlerinin devam ettiği bu suretle örgüt üyesi olarak kabul edilmelerinin gerektiği belirtilen iddianamede, 11 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.