Emret Başbakanım!

 Vurgunu…

Yolsuzluğu…

Hırsızlığı…

Rüşveti…

İmar işlerindeki dalavereleri…

Ve daha neleri, neleri?

*

Hepsini ortalara yayılan,

Ya ses kayıtlarından…

Ya da internete düşen son zamanların moda deyimi “tapelerden” öğrendik.

Kimi yasal yollarla dinlenmiş,

Kimi ise yasa dışı.

*

Ortaya dökülen rezilliklere bakınca,

Her ne kadar “etik, ahlaki, sağlıklı” bulmasam da,

Birçok insanın “iyi ki dinlemişler” diyerek verdikleri tepkilere de şahit olmuyor değilim.

Çünkü onlara göre bu iplikler pazara dökülmese,

“Kimin ak, kimin kara olduğunu anlamayacaktık” diyorlar.

*

Aslında haksızda sayılmazlar.

Emperyalist dünyanın bu konuda söylediği gerçek bir söz vardır;

“Bir ülkeyi ele geçirmek için önce medyasını ele geçireceksin” diye.

Çünkü…

Okumayan, araştırmayan, sormayan, sorgulamayan, hak aramayan bir toplum,

Çok kolay yönetilir ve yönlendirilir de ondan.

*

Aslında bugün Türk medyasının,

“Görmedim, Duymadım, Konuşmam” havasında ki,

İçler acısı durumunu görünce,

Adamların ne demek istediğini çok daha iyi anlıyorum.

Ortada duran bu kadar rezillik,

Ülkemizin paçasından atarken,

Adamların hala iki gözü iki çeşme!

*

Boşa demiyorlar “yandaş medya” diye.

Konuşmaya bir başlıyorlar,

Vay efendim bu yolsuzluk iddiaları Menderes’e de yapılmış…

Vay efendim bu tür oyunlar Özal’a da oynanmış…

Vay efendim bu tür kumpaslar Ecevit’e de kurulmuş…

Tam bir ajitasyon,

Tam bir mağduriyet politikası!

Tabi yersen?

*

Neymiş efendim tarafsızlarmış…

Neymiş efendim objektiflermiş…

Neymiş efendim özgürlermiş…

Neymiş efendim bağımsızlarmış.

Gördük ortaya “bir buçuk karışık” yaptığınız bu laf salatalarını.

Oysa sizin tek bir ilkeniz varmış o da;

“Emret Başbakanım.”

*

Her yazısının sonunda;

“Ne zaman adam oluruz” diye soranlar,

Sanıyoruz adamlığı “borazan” olmak,

Ya da manipüle edilmiş anketlerle bir siyasi partinin oylarını “kayan yazı” misali başka bir partiye kaydırmak sanıyorlar.

Sorarım sizlere;

Devletin kasasını hortumlamak,

Milletin parasını tırtıklamak,

Yolsuzluk, rüşvet ve vurgun çarkına alet olmakla,

Bir siyasi partinin oylarını “araklamak” arasında ne fark vardır.

Her fırsatta “Millet iradesi” diyenlere duyurulur.