Batman'ın Gercüş ilçesinde, domates ve biber bahçelerinde kendiliğinden yetişen semizotu, vatandaşlar için adeta bir şifa kapısı haline geldi. Kimi vatandaşlar topladıkları semizotunu yakınlarına dağıtırken, kimileri de pazarda satarak aile bütçesine katkı sağlıyor.

Gercüş ilçesinde yaz aylarının gelmesiyle birlikte sebze bahçelerinde kendiliğinden büyüyen semizotu bölge halkının yoğun ilgisini görüyor. İçerdiği zengin vitamin ve minerallerle bilinen bu şifalı bitki, hem sofraları süslüyor hem de birçok rahatsızlığa karşı doğal bir destek olarak tüketiliyor. Kendi bahçesinde yetişen semizotunu dost ve akrabalarına dağıtan Şehmus Barlak, 'Bu otun birçok hastalığa şifa olduğunu bize dedelerimiz, babalarımız söylerdi. Geçenlerde bir dostum kalp krizi geçirmişti. Yanıma gelip, 'Doktor bana semizotu tüketmemi önerdi, nereden bulabilirim?' diye sordu. Ben de bahçemde olduğunu söyleyerek onu davet ettim. Şimdi birlikte topluyoruz. Şifa olsun diye eşimize, dostumuza dağıtıyoruz'' dedi.

Geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından doktor tavsiyesiyle semizotu tüketmeye başladığını belirten Şerif Aslan ise bitkinin faydalarına dikkat çekerek, 'Yakın zamanda bir kalp krizi geçirdim. Doktorum bana bol bol semizotu yememi tavsiye etti. Bu ot, kemik erimesine, demir eksikliğine ve D vitamini yetersizliğine çok iyi geliyor. Doğal bir şifa kaynağı topluyoruz'' diye konuştu.

Bahçelerden topladığı semizotunu ilçe pazarında vatandaşlarla buluşturan Veysel Alev de bitkinin kendi sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini bizzat tecrübe ettiğini söyledi. Alev, yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı:

'Hastaneye gittiğimde doktor bana karaciğer yağlanmamın ve kolesterolümün tavan yaptığını, beni 15 gün yoğun bakımda yatıracağını söyledi. Ben bunun doğal bir çaresini ararken semizotunu önerdiler. Enzimleri doğrudan düşürdüğünü söylediler. Bir hafta boyunca düzenli olarak tükettim ve enzimlerim normale döndü. Faydasını bizzat gördüm. Kalp rahatsızlığına, şeker hastalığına, kolesterole ve karaciğer yağlanmasına karşı çok faydalı bir bitki. Salata olarak tüketilebilen bu doğal ürün, adeta kimyasal ilaçlara taş çıkartıyor.'

Gercüşlüler, doğanın kendilerine sunduğu bu ücretsiz ve zahmetsiz şifa kaynağını sofralarından eksik etmeyerek geleneksel beslenme kültürünü yaşatmaya devam ediyor.

Kaynak: İHA