İHA- Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin millî eğitim müdürleri, dört bakan yardımcısı ve bakanlık merkez teşkilatındaki genel müdürlerle birlikte Şırnak'ta 'İl Millî Eğitim Müdürleri Toplantısı'na katıldı.
Toplantının Şırnak'ta gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Tekin, kente kalabalık bir heyetle geldiklerini belirterek, yaklaşık iki ayda bir gerçekleştirdikleri İl Millî Eğitim Müdürleri Toplantısı'nın bu ay Şırnak'ta yapıldığını söyledi. Tekin, toplantının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin önemli bir adımın hemen sonrasına denk gelmesinin anlamlı olduğunu ifade etti.
'Siyaset kurumu üzerine düşeni yaptı, bundan sonra olay bize düşüyor'
Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğini güçlendirecek sürecin toplumun tamamının sahiplenmesiyle başarıya ulaşabileceğini belirten Tekin, 'Kanunlar çıkar, politikalar belirlenir ama toplum olarak, millet olarak, kamusal sorumlu olan insanlar olarak bizler sahip çıkmazsak eğer bu düzenlemelerden arzu ettiğimiz sonucu elde edemeyiz. Şu anda siyaset, siyaset kurumu üstüne düşeni yaptı, ödevini yaptı. Bundan sonra olay bize düşüyor' dedi.
Süreci sabote etmek isteyenlere karşı toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, 'Bu işi sabote etmek isteyenler, daha önceki girişimlerde olduğu gibi bu kardeşliğin önüne engeller, vesveseler, hileler sokmak isteyenleri biz hep beraber engelleyeceğiz inşallah' ifadelerini kullandı.
'Binlerce yıllık bir arada yaşama kültürümüz var'
Türkiye'nin üzerinde bulunduğu coğrafyanın binlerce yıllık bir arada yaşama kültürüne sahip olduğunu belirten Bakan Tekin, milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, 'Üzerinde yaşadığımız coğrafya, binlerce yıllık bir arada yaşama kültürünün dünyaya örnek gösterildiği bir geleneğe sahip. Bundan rahatsız olan gruplar var. Mustafa Kemal'in ifadesiyle dahili ve harici bedhahlarımız var. Biz bu iç ve dış düşmanlara karşı hep birlikte milli mücadele ruhuyla milli birliğimizi yeniden egemen kılacak sahip çıkma iradesini hep beraber göstereceğiz' diye konuştu.
'2000 yılında bunları konuşabileceğimizi hayal bile edemezdik'
Türkiye'nin son 20 yılı aşkın sürede demokratikleşme alanında önemli mesafe kat ettiğini belirten Tekin, geçmişte yaşananlarla bugün gelinen nokta arasındaki değişime dikkat çekti.
Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002'den itibaren attığı demokratikleşme adımlarına vurgu yaparak, '2002'den itibaren Türkçeyi bugüne getiren, tüm bunları konuşabildiğimiz bir ortama getiren, boşaltılan köylerden OHAL rejimine, Kürtçe konuşmanın yasak olduğu bir Türkiye'den bugün Kürtçe kursların, okullarda Kürtçe derslerin konuşulabildiği ve Terörsüz Türkiye'nin konuşulabildiği bir Türkiye'ye demokratikleşme adımlarını kararlı bir biçimde atan, ilmek ilmek bu süreci dokuyan Cumhurbaşkanımıza 23-24 yıl içerisinde yaptıklarından dolayı müteşekkirim. Allah kendisinden razı olsun' dedi.
Türkiye'nin bugün geldiği noktanın geçmişte hayal dahi edilemeyeceğini ifade eden Tekin, Ahmet Kaya'nın Kürtçe şarkı söylemesi nedeniyle yaşadığı olayları da hatırlatarak, '2000 yılında Ahmet Kaya'nın Kürtçe şarkı söylediği için linç edildiği bir Türkiye'yi hep beraber yaşadık. O gün deseydik ki devletin Kürtçe televizyonu olacak, herkes bize gülerdi. Öyle bir şey hayal bile edemezdik. Ama bugün bunun bir hak olduğunu, bunun doğru bir adım olduğunu, bunun milli birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendiren bir adım olduğunu hep beraber söyleyebiliyoruz' diye konuştu.
'Zor olan kısım yeni başlıyor'
Türkiye'nin bugünkü noktaya kolay gelmediğini belirten Tekin, demokratikleşme adımlarına karşı çeşitli çevrelerin engel çıkardığını söyledi.
Tekin, 'Bu Türkiye'ye biz kolay gelmedik. Bu adımları atarken vesayetçi güçler, çatışmadan beslenen güçler, bu çatışma kültüründen çıkar elde eden birileri, ekonomik çıkar, siyasi çıkar, bürokratik çıkar elde eden birileri hep engel olmaya çalıştı. Hep bununla ilgili önümüze badireler çıkardılar. Bugün inşallah bu badirelerin hepsini hep birlikte milletçe aşacağımız bir sürecin eşiğindeyiz. Zor olan kısım yeni başlıyor' ifadelerini kullandı.
Sürecin başarıya ulaşması halinde gelecek nesillere önemli bir miras bırakılacağını belirten Tekin, toplumun tamamını sürece sahip çıkmaya çağırdı.
'Eğitim yükü sadece Millî Eğitim Bakanlığı'nın taşıyabileceği bir yük değil'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelindeki devasa yapısına da dikkat çeken Bakan Tekin, 86 milyon nüfus, 18 milyon öğrenci, yaklaşık 75 bin okul ve 1,2 milyon öğretmenden oluşan büyük bir sistemin bulunduğunu söyledi.
Tekin, 'Bu yük sadece Millî Eğitim Bakanlığı, sadece merkezî otoriteyle altından kalkılamayacak kadar büyük bir yük. Bu yükü taşımak sürecinde bize destek olan herkese kapımız açık' dedi.
Sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, siyasi partiler, belediyeler ve mülki idare amirleri başta olmak üzere eğitim alanına katkı sunmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu belirten Tekin, 'Kim benim de bu sürece bir katkım olabilir diyorsa kapımız ardına kadar açık' ifadelerini kullandı.
Şırnak'ta kütüphane protokolü imzalandı
Bakan Tekin, Şırnak'ta eğitim alanındaki iş birliklerinin önemine de dikkat çekerek, Şırnak Yeşeren Gençlik Derneği'nin öncülüğünde okullara kütüphane kazandırılması amacıyla bir protokol imzalanacağını açıkladı.
Tekin, projenin sayısal olarak büyük görünmeyebileceğini ancak sembolik değerinin çok önemli olduğunu belirterek, 'Hatice hanımın önayak olduğu, Şırnak Yeşeren Gençlik Derneği'nin önayak olduğu okullarımızda kütüphane yapılmasıyla ilgili bir süreci burada imza altına almış olacağız. Belki sayısal olarak küçük ama bunlar sembolik olarak değeri çok anlamlı bizim için. O yüzden Hatice hanıma ve ekibine de teşekkür ediyorum' dedi.
Bakan Tekin'in konuşmasının ardından Şırnak Yeşeren Gençlik Derneği ile Millî Eğitim Müdürlüğü arasında okullara kütüphane kazandırılmasına yönelik protokol imzalandı.





