İSTANBUL (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Anne, babasının birbirini dinlediğini, sorunları konuşarak çözdüğünü, birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, hayata daha sağlam hazırlanır. Ailede kurulan dil, çocuğun kuracağı hayatın temelidir. Evde duyduğu söz, gördüğü davranış, kişiliğinde iz bırakır. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, çocuklarımızın geleceğini güçlendirmektir.' dedi.

Bakan Göktaş, Altınbaş Üniversitesi'nin Mahmutbey Yerleşkesi'nde düzenlenen 'Güçlü Aile Mutlu Gelecek Projesi' Kapanış Programı'nda yaptığı konuşmada, aile içinde sevgi, güven ve sorumluluğun hakim olduğu bir ortamın hem bireylerin yaşamını güçlendirdiğini hem de çocukların geleceğini şekillendirdiğini söyledi.

Aile içinde destek arttıkça insanın hayata tutunma gücünün de arttığını belirten Göktaş, 'Çocuklar açısından baktığımızda aile ortamının önemi daha da belirginleşir. Çocuk, kendini güvende hissettiği bir evde daha sağlıklı büyür. Anne, babasının birbirini dinlediğini, sorunları konuşarak çözdüğünü, birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, hayata daha sağlam hazırlanır. Ailede kurulan dil, çocuğun kuracağı hayatın temelidir. Evde duyduğu söz, gördüğü davranış, kişiliğinde iz bırakır. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, çocuklarımızın geleceğini güçlendirmektir.' diye konuştu.

Aileyi merkeze alan hizmetleri güçlendirdiklerini dile getiren Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda aile kurumunu stratejik bir değer olarak gördüklerini söyledi.

Bakan Göktaş, 'Bu inançla, aile kurumunu çok yönlü bakış açıları ve yaklaşımlarla ele alıyoruz. Güçlü ailelerle güçlü Türkiye idealini kararlılıkla geleceğe taşıyoruz.' ifadelerini kullandı.

'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı' kapsamında önemli çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan ve aileyi odağına alması bağlamında bir ilk olan eylem planıyla kurumsal yapılarını daha da güçlendirdiklerini, Nüfus Politikaları Kuruluyla ülkenin demografik yapısına ilişkin politikaları stratejik bir vizyonla ele aldıklarını, Aile Enstitüsü'yle aile yapısındaki dönüşümü ve toplumsal eğilimleri analiz eden, politika üreten çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Göktaş, 2025 yılının 'Aile Yılı', 2026-2035 döneminin ise 'Aile ve Nüfus On Yılı' ilan edildiğini aktararak, aile içi iletişimden dijital güvenliğe kadar birçok konuda aileyi destekleyen hizmetlerin görünürlüğünü artırdıklarını söyledi.

- 'Doğum izinlerini 16 haftadan 24 haftaya çıkardık'

Genç çiftlerin mali yükünü hafifletmeye yönelik adımlar attıklarını belirten Göktaş, evlilik kredisi dahil olmak üzere evliliği destekleyici mekanizmaların hayata geçirildiğini ifade etti.

Göktaş, memurlara yönelik yeni düzenlemelere ilişkin şunları söyledi:

'Hayata geçirdiğimiz düzenlemeyle memurların yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Hem kadın hem erkek memurlar, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar bu haktan yararlanabilecek. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. En son, doğum izinlerini 16 haftadan 24 haftaya çıkardık. Bunun yanı sıra babalık iznini 2 haftaya yükselttik. Bu hamleyle hem annelerin hem babaların doğum sonrası dönemde çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesine imkan sağladık.'

Gelecek dönemde de aileyi ve demografik yapıyı güçlendiren politikaları sürdüreceklerini vurgulayan Göktaş, anneleri ve babaları destekleyen uygulamaların devam edeceğinin altını çizdi.

Bakan Göktaş, 'Bugün sonuçlarını değerlendirdiğimiz bu proje, aileyi merkeze alan hizmet anlayışımızın yerelde nasıl güçlü sonuçlar üretebildiğini göstermesi bakımından önemli. Bu yönüyle proje, sahadan gelen ihtiyaçları doğrudan merkeze alan kıymetli bir çalışma.' dedi.

Aile içi iletişim ve danışmanlık mekanizmalarının önemine işaret eden Göktaş, şöyle devam etti:

'Aile hayatında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşanabilir. Aynı evi paylaşmak, ortak kararlar almak ve hayatın yükünü birlikte taşımak doğal olarak emek, sabır ve anlayış gerektirir. Burada önemli olan, meseleleri büyümeden konuşabilmek, birbirini incitmeden çözüm arayabilmek ve aile içindeki sevgi ile saygıyı her durumda koruyabilmektir. İşte bu proje, tam da bu noktaya odaklanıyor. Aileyi güçlendirmek için büyük krizleri beklememeliyiz. Aileyi güçlendirmek için gerekli tohumları bugünden ekmeliyiz. Bazen zamanında yapılan bir konuşma, doğru verilen bir destek, uygun bir danışmanlık bir ailenin yolunu değiştirebilir.'

Göktaş, güçlü aile yapısının toplumsal huzuru da güçlendirdiğini belirterek, 'Biz inanıyoruz ki, aile güçlenirse toplum güçlenir. Evde huzur artarsa sokakta güven artar. Çocuklarımız sevgiyle büyürse geleceğimiz daha güzel ve aydınlık olur.' diye konuştu.

Milli Aile Haftası'nı da kutlayan Göktaş, yaklaşan Kurban Bayramı'nın hanelere bereket ve kardeşlik getirmesini diledi.

Kaynak: AA