Kılıçdaroğlu: Cumhuriyetin kuruluşundan beri başbakanlık var

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin kuruluşundan beri var olan başbakanlığın kaldırılacağını belirterek, "Bunu getirenler Türkiye'yi sevmeyenlerdir, demokrasiyi içine sindiremeyenlerdir." dedi.

Kılıçdaroğlu: Cumhuriyetin kuruluşundan beri başbakanlık var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin kuruluşundan beri var olan başbakanlığın kaldırılacağını belirterek, "Ne diyorlar, 'Geleneklerimize bağlıyız, örfümüze bağlıyız, tarihimize bağlıyız.' Ne geleneklerine, örflerine ne de tarihlerine bağlılar. Bunu getirenler Türkiye'yi sevmeyenlerdir, demokrasiyi içine sindiremeyenlerdir." dedi.

Kılıçdaroğlu, halk oylaması çalışmaları kapsamında geldiği Kayseri'de, Gültepe Kültür Merkezi Salonu'nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine ve muhtarlara seslendi.

Halk oylamasının, parti veya kişiyle ilgili olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bu ülkede yaşayan ülkücü, milliyetçi, sosyal demokrat, mütedeyyin, liberal olsun herkesi ilgilendiren anayasa değişikliği konusunda oy kullanılacağını ifade etti.

"Hayır" veya "Evet" tercihinin vatandaşa ait olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bu işin sağı solu yok. Bu işin özü şu, demokrasiyi mi seçeceğiz, otoriter tek adam rejimini mi seçeceğiz. Tercih bu. Bu tercih hepimiz için geçerli. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren vatandaşım için de demokrasi geçerlidir, Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren vatandaşım için de demokrasi geçerlidir, MHP'ye oy veren vatandaşım için de demokrasi geçerlidir. O zaman hep birlikte demokrasiyi savunmak zorundayız. Süreci bir seçim sürecine sokmak istiyorlar. Bundan özenle kaçınacağız. Olay, bir seçim süreci değil. Bir parti seçmiyoruz, hükümet seçmiyoruz, cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Ne diyoruz, anayasa değişikliğini oylayacağız."

Anayasanın değiştirilen maddeleri hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, "Başbakanlığı kaldırıyorlar. Cumhuriyetin kuruluşundan beri başbakanlık var. Ne diyorlar, 'Geleneklerimize bağlıyız, örfümüze bağlıyız, tarihimize bağlıyız.' Ne geleneklerine, örflerine ne de tarihlerine bağlılar. Bunu getirenler Türkiye'yi sevmeyenlerdir, demokrasiyi içine sindiremeyenlerdir." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, devletin yapısı ve işleyişiyle ilgili bütün yetkilerin bir adama verildiği düzenin 21. yüzyılın dünyasında olmadığını belirterek, bir insanın bu kadar yetkiyi taşıyamayacağını öne sürdü.

"Ankara'daki beylerin çocukları 18 yaşında milletvekili olacak"

Yetkinin dengeli dağılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, yeni sistemde başkan yardımcısı ve bakan sayısının da belli olmadığını bildirdi.

Başkan yardımcısı ya da bakanların görev süreleri içinde suç işlemeleri halinde yargılanması için yeni modelde 400 milletvekilinin imzası gerektiğini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, bu sayı bulanamazsa kimsenin yargılanamayacağını, dokunulmazlığın ömür boyu süreceğini savundu.

"Kul hakkı yemenin suç olmaktan çıkarıldığı bir anayasa değişikliğine hangi vicdan, hangi ahlak, hangi inanç 'evet' der, merak ediyorum" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki muhtar kardeşlerime sesleniyorum. Geleceğini güvence altına almak istiyorsan 'hayır' diyeceksin. Benim geleceğim bir kişinin iki dudağı arasında olsun, istediği zaman beni kovabilsin, istediği zaman muhtarlık kurumunu kapatabilsin diyorsan gidip 'evet' diyeceksin, sonucuna da katlanacaksın. Olay bu kadar basittir."

Kılıçdaroğlu, milletvekili sayısının 550'den 600'e çıkarılmasıyla vatandaşın cebinden daha fazla para alınacağını öne sürerek, şunları kaydetti:

"Parlamento sayısal olarak güçleniyor, yetki olarak zayıflıyor. Elinden yetkiler alınıyor. Kendilerine ve çocuklarına ikbal hazırlıyorlar. Sizin çocuklarınız El-Bab'da şehit olacak, sizin çocuklarınız eksi 35-40 derecede PKK ile mücadele edecek, sizin çocuklarınız askere gidecek, bu Ankara'daki beylerin çocukları 18 yaşında milletvekili olacak, ömür boyu askerlikten muaf olacak, 2 yıl milletvekilliği yaptıktan sonra da milletvekilliği emekli aylığına hak kazanacak. Böyle bir işi manavın çocuğuna verirler mi, bakkalın çocuğuna verirler mi, tamircinin çocuğuna verirler mi, garibanın çocuğuna verirler mi? Ben de biliyorum, vermezler. Onun için tamircilere, simitçilere, manavlara, bakkallara, herkese sesleniyorum, çocuklarımız arasında ayrım yapan bir düzeni reddetmeliyiz. Onun için bu anayasa değişikliğine 'hayır' demeliyiz hep beraber."

"Bu işçi sendikalarından niye ses çıkmıyor?"

Bütün sandıklara sahip çıkacaklarına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'da da herkesin sandığa gidip oyunu kullanmasını istedi.

"Kılıçdaroğlu çalışıyor" diye kimsenin evinde oturmaması gerektiğini, bu konuda herkesin sorumluluğu olduğunu belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bir milyonun üzerinde taşeron işçi var. Bu anayasa değişikliği, taşeron işçilerin kadro sorununu çözüyor mu? Çözmüyor. Sendikalı işçiler, başkan bir kararnameyle bütün sendikaları kapatabilir, bir kararnameyle kıdem tazminatını kaldırabilir, bir kararnameyle asgari ücreti dondurabilir. Bu işçi sendikalarından niye ses çıkmıyor? İşçinin hakkını sadece ben mi savunacağım. İşçi kardeşlerime sesleniyorum, senin kıdem tazminatını bir kişiye teslim etme gibi bir düşüncen var mı yok mu? Ben bunu öğrenmek isterim. Yoksa senin kıdem tazminatın parlamentonun güvenliği altında mı olsun? 550 kişinin bulunduğu parlamentonun güvenliği altında olsun benim kıdem tazminatım diyorsan, gideceksin buna 'hayır' oyu kullanacaksın."

Anayasa değişikliğinin her aşamasının sorunlu olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Anayasalar bir uzlaşma belgesidir. Siyasi görüşü ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun, bütün vatandaşların haklarını güvence altına alan bir belgedir anayasa. Şimdi bu anayasa değişikliğiyle üstünlerin yani egemenlerin hukukunu oluşturuyorlar. Başkan her türlü yetkiye sahip ama hiç kimseye hesap vermeyecek. Bunun adına demokrasi denmez ki. Demokrasi, hesap verme rejimidir." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, herkesin en az bir kişiyi ikna ederek sandığa götürmesini ve 'Hayır' oyu verdirmesi gerektiğine işaret ederek, bunun ülkeye ve demokrasiye yapılacak en büyük katkı olduğunu kaydetti.

"Bu ülkede ayrılık gayrılık olmasın istiyoruz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra parti otobüsü üzerinden salonun önünde kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti.

Bu ülkede kardeşçe yaşamak istediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bu ülkede ayrılık gayrılık olmasın istiyoruz. Bu ülkede üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olsun istiyoruz. Bu ülkede adalet olsun istiyoruz. O nedenle 16 Nisan'da sandığa gideceğiz. 'Hava güzel, bugün gitmeyelim' demeyeceğiz. Herkes sandığa gidecek, herkes görevini yapacak, herkes çocuklarını, ailesini düşünecek, akrabalarını düşünecek, vatanını düşünecek, bayrağını düşünecek ve demokrasiyi düşünecek. diyecek ki, 'ben gideceğim, oyumu kullanacağım, hayır oyunu kullanacağım, hayırlı bir iş yapacağım, Türkiye'nin hayrına yapacağım, Türkiye'nin geleceğine bu onurla imza atacağım' diyecek. Birlikte bunları yapacağız. Arkadaşlarımızı sandığa götüreceğiz, gelmeyen olursa kolundan tutacağız, ikna edeceğiz. 'Çocuklarımız, geleceğimiz için oy kullanalım' diyeceksiniz."

Tek adam rejimini istemediklerine işaret eden Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Beşer şaşar. Bir kişiye bu kadar yetki verilmez. Bir kişiye 80 milyon teslim edilemez. 80 milyonun aklı bir kişiden üstündür. Bir kişinin aklı 80 milyonun aklını sıfırlayamaz, yok sayamaz. Bir kişi 550 milletvekilinin olduğu ve milli iradenin temsil edildiği TBMM'yi feshedemez. Bu yetkiyi veremeyiz. Bu yetki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile 1924 yılında verilmemiştir. Şimdi bu yetkiyi yine vermeyeceğiz."

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından, kendisiyle görüşmek ve fotoğraf çektirmek isteyen partililerin yol açtığı izdiham nedeniyle aracına güçlükle binebildi.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER