12 Ekim 2017 Perşembe 16:34
Başbakan Yardımcısı Akdağ, " İstanbul afet farkındalık ve hazırlık toplantısı"na katıldı

BAŞBAKAN  Yardımcısı Recep Akdağ, " Hem bir afet sırasında doğrudan müdahale itibarıyla hem de bu doğrudan müdahaleyi yapan kişilere destek olacak kişiler itibarıyla toplumu güçlendirmeliyiz" dedi. Akdağ, "Özellikle bir depreme hazırlık konusunda elbette yapıların depreme hazır olması birinci sırada geliyor. Tek başına bu yeterli değil ama meselenin en önemli notalarından birisi budur" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Akdağ, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde "İstanbul Afet Farkındalık ve Hazırlık Toplantısı"na katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)  Başkanı Mevlüt Uysal, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu da toplantıya iştirak etti.

Toplantının açılışında bir konuşma yapan Akdağ, "Bugün İstanbul'da konunun bütün paydaşlarıyla biraraya gelerek, kentin afet planları, afete hazırlık, afet sırasında müdahale ve olası bir durumun sonrasında iyileştirmeyle ilgili planların ele alınacağını söyledi. İstanbul'un herkesin göz bebeği ve ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan bir numaralı şehri olduğunu ifade eden Akdağ, "Tabii şehirleşmesi hızlı gelişmiş, dolayısıyla sorunları da olan bir şehrimizdir. Bir afet durumunda da hükümet olarak ve konunun paydaşları olarak hepimizin birinci derecede dikkatimizi yoğunlaştırdığımız şehrimizdir." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Akdağ, böylesine gözbebeği bir şehirde, afetlere karşı olabildiğince hazırlıklı olmak, vatandaşların bu husustaki farkındalığının geliştirilmesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Hazırlıklarımızı bu itibarla zaman zaman gözden geçirerek, daha hazır hale nasıl geliriz, bütün bunları dikkatle ele alıyoruz. Türkiye'deki afetlere hazırlık konusundan sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak, İstanbul'da böyle bir toplantıyı çok önemsediğimi ifade etmek isterim. Özellikle bir depreme hazırlık konusunda elbette yapıların depreme hazır olması birinci sırada geliyor. Tek başına bu yeterli değil ama meselenin en önemli notalarından birisi budur. Bu, bir taraftan şehrin imarını, öbür taraftan şehrin yollarını ilgilendiriyor, öbür taraftan şehirdeki kentsel dönüşümün, özellikle deprem riskini azaltma yönünde yoğunlaşmasını gerektiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın da bu konuda son derece hassas olduğunu, meseleye çok hassas bir şekilde yaklaştığını özellikle ifade etmek isterim."

"BİR AFET OLDUĞUNDA ELBETTE MÜDAHALEYİ ELDEN GELDİĞİNCE HIZLI VE ETKİN BİR BİÇİMDE GERÇEKLEŞTİRMEK GEREKİYOR"
İBB'nin İstanbul Valiliği'ndeki tüm diğer dairelerle birlikte meseleye hazırlık için bugüne kadar çok kıymetli çalışmalar yaptıklarını anlatan Akdağ, bu çalışmaları geliştirmenin de kendilerinin boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Akdağ, depreme hazırlık denildiği zaman özellikle vatandaşların bilinç, bilgi seviyesinin artırılmasının, afet durumunda nasıl davranılacağının iyi bilinmesinin büyük önem taşıdığını dile getirerek, "Bu itibarla, ikinci önemli husus da kanaatimce budur. Birincisi binaların hazırlıklı olması, hazırlanması, muhtemel bir depreme ya da afetlere karşı dayanıklılığının sağlanması, bu dönüşümün gerçekleştirilmesi ki bir taraftan bu devam ediyor, bunu hızlandıracağız. Öbür taraftan da toplumun hazır olması. Bugün bunları ele alacağız." değerlendirmesinde bulundu. Recep Akdağ, "Genelde biliyorum ki toplumda afete müdahale konusu dikkat çeken bir konudur ama hazırlık, risklerin azaltılması konusu bizim mutfakta çok daha fazla çalışmamız gereken bir husustur. Allah korusun bir afet olduğunda elbette müdahaleyi elden geldiğince hızlı ve etkin bir biçimde gerçekleştirmek gerekiyor ama mutfakta yapılacak hazırlık kısmı çok önemli" şeklinde konuştu.

"ÇOK SAYIDA GÖNÜLLÜYÜ İYİ BİR BİÇİMDE YETİŞTİRECEĞİZ"
Planlamaların içinde afetlere müdahale açısından gönüllülerin çoğaltılması konusunun da olduğunu vurgulayan Akdağ, şöyle devam etti:

"Elbette İl AFAD müdürlükleri, buralarda çalışan uzman kişiler, kurtarma birlikleri bir çekirdek teşkil ediyorlar. Bununla birlikte Kızılayımız, birtakım sivil toplum örgütlerinin de özellikle afete müdahaleye hazır hale gelmiş sivil toplum örgütleri ya da afet esnasında, sonrasında iyileştirme çalışmalarına destek olacak örgütlerin de bu noktadaki kıymetli çalışmaları bizim için çok önemlidir. Ancak burada gönüllülüğü artırmak gerekiyor. Hem bir afet sırasında doğrudan müdahale itibarıyla hem de bu doğrudan müdahaleyi yapan kişilere destek olacak kişiler itibarıyla toplumu güçlendirmeliyiz. Kurtarma açısından da ilk yardım açısından da. Bunun için İstanbul'da yeni bir dönem başlatacağız. Çok sayıda gönüllüyü iyi bir biçimde yetiştirerek, mücehhez kılarak, onların bir afet sırasında müdahale edebilecek malzemeleri de kendilerine temin etmek suretiyle, ilin afete hazırlığını çok daha güçlü hale getireceğiz."

FARKINDALIĞIN ARTTIRILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Dünyada bazı ülkelerin Türkiye gibi risk taşıyan ülkeler olduğunu belirten Akdağ, örnek olarak ABD, Şili, Japonya gibi ülkeleri gösterdi.
Akdağ, bu ülkelerle de yakın iş birliğinin devam ettirildiğine dikkati çekerek, en son New York'ta Birleşmiş Milletler toplantısına katıldıklarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Japon Başbakan ile görüşmesiyle, iki ülkenin bu husustaki çalışmaları çok daha yoğunlaştırarak, bir ortak anlaşma çerçevesinde devam ettirme kararı aldıklarını söyledi. Bu husustaki mutabakat metni üzerinde de çalıştıklarını aktaran Akdağ, "Gerçekten afetler konusunda bir şehrin, hele hele İstanbul'umzun hazır olması konusunda değerli basınımızın da hassasiyetleri hep en üst seviyede olmuştur. Burada özellikle farkındalığın artırılması, toplumun hazır hale getirilmesi konusunda televizyonlarımız başta olmak üzere, gazetelerimize ve internet yayıncılığına büyük iş düşmektedir." diye konuştu.

DHA

Son Güncelleme: 12.10.2017 16:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol