Bakan Özlü: 2019 yılında yerli otomobilin ilk prototipini üretmeyi, 2021'de ise ticari satışını yapmayı planlıyoruz

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü: "2019 yılında yerli otomobilin ilk prototipini üretmeyi, 2021'de ise ticari satışını yapmayı planlıyoruz"

Bakan Özlü: 2019 yılında yerli otomobilin ilk prototipini üretmeyi, 2021'de ise ticari satışını yapmayı planlıyoruz

TBMM (AA) - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, 2019 yılında yerli otomobilin ilk prototipini üretmeyi, 2021'de ise ticari satışını yapmayı planladıklarını belirterek, "Otomobilin standartları, motoru ve özellikleriyle ilgili girişimci grubun tercihleri belirleyici olacak. Kamu tarafı olarak, girişimci gruba her türlü desteği vereceğiz." dedi.

Bakan Özlü, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2018 yılı bütçesine ilişkin yaptığı sunumunda, 4. Sanayi Devrimi'ni Türkiye için fırsata çevireceklerini bildirdi.

Sanayinin birinci çeyrekte yüzde 6,7, ikinci çeyrekte yüzde 6,3 büyüdüğünü hatırlatan Özlü, ihracatın yüzde 94'ünü sanayi ürünlerinin oluşturduğunu vurguladı. Yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının istenilen seviyede bulunmadığının altını çizen Özlü, yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payını, 10 yıl içinde yüzde 4'lerden, önce yüzde 8'e, sonra yüzde 15'e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu yıl Ar-Ge için başlangıç ödeneğinin 8 milyar 174 milyon lira seviyesinde olduğuna işaret eden Özlü, dolaylı Ar-Ge desteğinin ise 2 milyar 141 milyon lira olarak tahmin edildiğini ve GSMH içindeki Ar-Ge payını yüzde 3'e çıkarmayı hedeflediklerine dikkati çekti. Bilgi teknolojileri ve yazılım sanayimizin mevcut cirosunun 2 katına çıkarılmasını hedefleyen, "Bilgi Teknolojileri ve Yazılım Sanayi Programı" hazırlanması çalışmalarına devam ettiklerine değinen Özlü, bakanlık tarafından sunulan 169 hizmetin, e-Devlet platformuna entegre edildiğini ve başvuruların bilgisayar ortamından alınmasının sağlandığını hatırlattı.

- "Türkiye'nin otomobilinin fazlası olacak, eksiği olmayacak"

Özlü, Türkiye'nin otomotiv üretiminde Avrupa'da 5, dünyada 15. sırada yer aldığına dikkati çekerek, otomotiv sanayisi cirosunun da gelecek 10 yıllık dönemde 2 katına çıkarılmasını hedeflediklerini bildirdi.

Türki̇ye'ni̇n Otomobi̇li̇ Projesi'yle, yurt içinde ve dünya pazarında tercih edilebilir rekabetçi araçlar üretmeyi, otomotivde güncel teknolojiyi yakalamayı, araçların parçalarını üretecek yerli tedarik sanayisini geliştirmeyi ve bu alanda güçlü bir oyuncu olmayı hedeflediklerini belirten Özlü, şöyle devam etti:

"Yerli marka otomobil, yılda 700 binden fazla aracın satıldığı ülkemizde, mutlak surette başarmamız gereken bir projedir. Projenin içinde yer alan firmaların hepsi, kendi alanlarında rüştlerini ispat etmiş, yüksek teknoloji üretme kapasitesine sahip firmalardır. 2019 yılında ilk prototipi üretmeyi, 2021'de ise ticari satış yapmayı planlıyoruz. Otomobilin standartları, motoru ve özellikleriyle ilgili girişimci grubun tercihleri belirleyici olacak. Kamu tarafı olarak, girişimci gruba her türlü desteği vereceğiz. Yerli marka otomobilimizin, çağımızın ve teknolojinin bütün gereklerine cevap vermesine özen gösterilecek. Türkiye'nin otomobilinin fazlası olacak, eksiği olmayacak. Koyduğumuz hedeflerden ve çıtamızın yüksekliğinden geri adım atmamız söz konusu değildir. Bu projeyi, otomobil markası oluşturmanın çok ötesinde değerlendiriyoruz. Bu proje, Türk sanayisi, mühendisliği ve teknolojimiz açısından kaldıraç vazifesi görecek."

- "OSB'ler 1,7 milyon kişiye istihdam sağladı"

Bakan Özlü, 6'sı 2017 yılında olmak üzere, 304 Organize Sanayi Bölgesine (OSB) tüzel kişilik kazandırıldığını, tamamlanan OSB'ler için 2017 yılı fiyatlarıyla toplam 4,2 milyar liralık kredi kullandırıldığını ve bu projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 1,7 milyon kişiye istihdam imkanı sağlandığını dile getirdi. Son 15 yılda toplam 470 Sanayi Sitesinin (SS) üstyapı ve altyapı inşaatları tamamlandığını ve bitirilen sanayi siteleri projeleri için 2017 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 milyar liralık kredi kullandırıldığına işaret eden Özlü, projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 473 bin kişiye sağlıklı şartlarda çalışma imkanı sağlandığını bildirdi.

Türkiye genelinde 26 OSB'de 32 kreş açıldığına değinen Özlü, OSB'lerde kreş uygulamasını yaygınlaştırılarak, istihdam edilen kadın çalışan sayısının artırılacağını söyledi. Yerleşim alanları içinde kalmış sanayi sitelerini ve sanayi işletmelerini kent dışına taşıyacaklarını aktaran Özlü, bunu yaparken taşınma kapsamına giren 65 bin civarındaki işletmeciyi mağdur etmeyeceklerini vurguladı.

Özlü, Kümelenme Destek Programı kapsamında; Sürdürülebilir Ev Tekstili, Sağlık Endüstrileri, Tıbbi Cihaz, Gemi İnşa, Seramik, Nükleer Sanayi ve Enerji ana faaliyet alanlarında 6 adet Kümelenme Teşebbüsü desteklendiğine işaret ederek, kümelerin toplam iş planı bütçesinin 112 milyon 321 bin 722 lira olduğunu, bakanlıkça 5 yıl için toplam 56 milyon 160 bin 861 lira hibe desteği sağlanacağını ifade etti.

- "Ulusal Kutup Bilim Programı ve Stratejisi hazırlayacağız"

Ar-Ge merkezi sayısının 678'e çıktığını anımsatan Özlü, gelecek yıl Ar-Ge ve Tasarım Merkezi sayısını bin 200'e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de 55'i faal olmak üzere 69 Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunduğuna değinen Özlü, Ar-Ge ve Yenilik faaliyetlerini kendi bünyesinde yapmak isteyen özel sektör firmalara ise "Ar-Ge Merkezi Belgesi" verdiklerini anlattı.

Özlü, "Antarktika Bilimsel Araştırma Programı ve Bilim Üssü Projesi" kapsamında, yıl sonuna kadar 2. ulusal seferi düzenleyerek, kıtada bilim üssünün kurulmasıyla ilgili ön fizibilite çalışmalarını tamamlayacaklarını vurgulayarak, 2018 yılında da çok yıllı "Ulusal Kutup Bilim Programı ve Stratejisini" hazırlayarak Antarktika'daki bilimsel çalışmaları daha planlı yürüteceklerini belirtti.

Bilişim Vadisi'nin birinci etabının tamamlandığını anımsatan Özlü, tüm etaplar tamamlandığında bölgenin 5 bin Ar-Ge ve yazılım firmasını barındıracağını ve 100 bin nitelikli insana istihdam sağlanacağını söyledi.

Özlü, sanayi işletmelerinin özellikle KOBİ'lerin verimlilik alanındaki teknik kapasitelerini, yaparak öğrenme yoluyla geliştirmek ve sanayi işletmelerini dönüştürmek amacıyla, Model Fabrikalar kurduklarına değinerek, projenin ilk uygulamasına bu yıl Ankara'da başladıklarını ve gelecek yıllarda model fabrikaları yaygınlaştırmayı planladıklarını bildirdi.

- KOSGEB destekleri

Bakan Özlü, Avrupa Birliği (AB) ile devam eden AB Katlım Öncesi Mali Yardım (IPA) çerçevesinde, bakanlık sorumluluğunda yönetilen "Rekabetçi Sektörler Programı"nın 1. döneminde toplam bütçe büyüklüğü 505 milyon avro olan 43 proje üzerindeki çalışmalara devam edildiğini söyledi.

Faruk Özlü, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) çalışmalarına da değinerek, uygulanan destek programlarından 2010-2017 Eylül döneminde yaklaşık 119 bin işletmenin faydalandığını ve toplamda 2,6 milyar liralık destek sağlandığını ifade etti.

Girişimci adaylarına kendi işlerini kurmaları için 50 bin lira geri ödemesiz, 100 bin lira geri ödemeli olmak üzere 150 bin liraya kadar destek sağlandığına değinen Özlü, Sıfır Faizli İşletme Kredisi Faiz Desteği Programından 274 bin 517 işletmenin faydalandığını ve 6 milyar 600 milyon liralık kredi kullandırıldığını kaydetti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, ihracatın yaklaşık yüzde 94'ünü oluşturan imalat sanayindeki yüksek teknoloji ürünlerin payını, önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 15'e çıkarmayı öngören bir program hazırladıklarını söyledi.

Özlü, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2018 yılı bütçesine ilişkin yaptığı sunumda, Ar-Ge ve teknolojik yenilik alanında ülkenin en önde gelen kurumu ve amiral gemisi olan TÜBİTAK'a, 2018'de 1 milyar 360 milyon lira ödenek ayrılmasının öngörüldüğünü söyledi.

TÜBİTAK’ın akademik Ar-Ge destek programlarıyla araştırma camiasına son 9 yılda, 42 yılda verilen destekten daha fazla destek sağladıklarını dile getiren Özlü, "2017 yılı ağustos ayı sonu itibarıyla akademik Ar-Ge projelerine yaklaşık 557 milyon lira harcama yapılmıştır. Yıl sonuna kadar 800 milyon lira harcama öngörmekteyiz." dedi.

TÜBİTAK'ın özel sektöre yönelik Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini teşvik ettiği programlar kapsamında, hükümetleri döneminde büyük artış sağladıklarına işaret eden Özlü, hem akademiye hem de özel sektöre yönelik destek mekanizmaları kapsamında, 2012-2017 yıllarında 321 çağrı açarak, bin 12 projenin desteklenmesine karar verdiklerini kaydetti.

Özlü, TÜBİTAK'ın uluslararası arenada da çalışmalar yürüttüğünü anlatarak, 45 ülkeden 56 kuruluşla proje destekleme esasına dayalı iş birliği çalışmalarının bulunduğunu bildirdi.

Dünyada en az gelişmiş ülkelerin desteklenmesi amacıyla "Teknoloji Bankası" kurulması faaliyetine aktif olarak iştirak ettiklerini dile getiren Özlü, bu kapsamda 2 milyon doları gönüllü katkı yaptıklarını vurguladı.

- "Yerli patent başvurumuzu 7 bin 500'e çıkarmayı hedefliyoruz"

Türkiye'nin, bugün gelinen noktada, 2002'ye göre 16 kat daha fazla patent başvurusu, 3 kat daha fazla marka başvurusu ve 2 kat daha fazla tasarım başvurusu yapılan bir ülke konumunda olduğuna işaret eden Özlü, şöyle konuştu:

"2017 yılının 10 ayında yerli patent başvurularımızda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış kaydettik. Yıl sonunda yerli patent başvurumuzu 7 bin 500'e çıkarmayı hedefliyoruz. Öte yandan, 2017 yılı içerisinde ülke genelinde çok yoğun bir coğrafi işaret farkındalık kampanyası yürüttük. 2017 yılı sonunda coğrafi işaret tescil sayımızı 300'e çıkarmayı hedefliyoruz."

Özlü, Türk Patent ve Marka Kurumunun, Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı nezdinde Uluslararası Patent Araştırma ve İnceleme Otoritesi olarak faaliyete başlamasının, son dönemde sınai mülkiyet sistemine değer katacak diğer bir önemli gelişme olduğunu belirtti.

Türk Standardları Enstitüsünün (TSE) sanayici, ihracatçı, ticaret erbabı yani ekonomik ve ticari hayatın aktörleri için "olmazsa olmaz" iki önemli işlevini yerine getirdiğine dikkati çeken Özlü, "Standardizasyon faaliyetlerini gerçekleştirmek ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu test-muayene-belgelendirme hizmetlerini yurt içi ve yurt dışında vermek, yani Uygunluk Değerlendirme işlerini yapmak, TSE'nin en önemli görevleri arasındadır. Ayrıca bu iki önemli görevin yanı sıra tüketicilerimiz için ürün ve hizmet güvenliğini sağlamak da TSE'nin görevleri arasında bulunmaktadır." dedi.

- "Helal belge sayısı 433'e ulaştı"

Yurt dışı faaliyetlerinin hem nitelik hem de nicelik olarak geliştirmek amacıyla ülke adına uluslararası mecrada önemli adımlar atmanın gayreti içinde olduklarını dile getiren Özlü, bu bağlamda Suudi Arabistan, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi, Afrika Standardizasyon Teşkilatı gibi birçok ülke ve bölgeye yönelik eylem planları yürüttüklerini kaydetti.

Özlü, enstitünün helal belgelendirme faaliyetleri kapsamında eylül ayı itibarıyla verdiği toplam belge sayısının 433'e ulaştığını belirtti.

"TÜBA-Türkçe Bilim Terimleri Projesi" kapsamında, 36 binden fazla terimi içeren Mühendislik Terimleri Sözlüğü'nün, bu yılın sonunda basımının yapılması planlandığını ifade eden Özlü, TÜBA'nın "rehberlik" ve "danışmanlık" görevlerini yerine getirmek amacıyla oluşturulan kök hücre, kanser, gıda ve beslenme, bilim eğitimi, bilim ve eğitim politikaları, enerji gibi çalışma gruplarının aktif şekilde faaliyetlerine devam ettiğini, ilgili konularda bilimsel toplantılar gerçekleştirdiğini ve raporlar yayımladığını bildirdi.

Bakan Özlü, ihracatın yaklaşık yüzde 94'ünü oluşturan imalat sanayindeki yüksek teknoloji ürünleri payının önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 15'e çıkarmayı öngören program hazırladıklarını anlatarak, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin, sanayide bir sıçrama yapabilmesi amacıyla limanlara entegre 5 adet büyük ölçekli endüstri bölgesinin kurulması Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz, Doğu Akdeniz, Kuzey Ege, Güney Marmara gibi bölgelerde çalışma yürütüyoruz. Ayrıca özel sektörün endüstri bölgeleri kurmasına yönelik çalışmaları hızlandırıyoruz. Yaklaşık 11 milyar doları olan petrokimya sanayi dış ticaret açığımızın kapatılması amacına matuf olarak 2 petrokimya endüstri bölgesi kurulması üzerinde çalışıyoruz. Öncelikli sektörlerimize odaklı küresel iddiası olan bir Teknoloji Üssü'nün İzmir- Urla bölgesinde kurulmasına yönelik faaliyetlerimiz devam ediyor."

Özlü, şehir merkezlerinde kalmış sanayi sitelerinin şehrin dışına taşınması işlemlerini yürüttüklerine değinerek, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlamak için 300 Organize Sanayi Bölgesi'ne 300 Teknik Kolej kurulması çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Teknolojisini üreten bir sanayi oluşturulması amacıyla başlatılan Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Projesi'nde, Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri'nin sayısının, önümüzdeki yılın ilk ayı sonuna bine çıkarmayı hedeflediklerine işaret eden Özlü, "Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında, 2017 yılı sonuna kadar 100 coğrafi işaret, bin patent, 40 bin marka ve 20 bin tasarım belgesi verilmesi için çalışıyoruz." diye konuştu.

Özlü, hazırladıkları Dördüncü Sanayi Devrimi yol haritası kapsamında, imalat sanayinin toplam katma değerini ikiye katlayacak bir program üzerinde çalışmalarının devam ettiğini vurgulayarak, hedefi gerçekleştirmek için kimya ve ilaç, yarı iletkenler ve elektronlar, makine ve teçhizat, gıda içecek ve motorlu taşıtlar olarak tespit edilen odak sektörlere yoğunlaşma zaruretinin bulunduğunu bildirdi.

AA

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2017, 15:42

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER