İstanbul'un tarihi alan koruma tecrübesi diğer ülkelerle paylaşıldı

43. Dünya Miras Komitesi toplantısı kapsamında yapılan panelde İstanbul'un tarihi alanlarının korunması tecrübeleri diğer ülkelerle paylaşıldı.

İstanbul'un tarihi alan koruma tecrübesi diğer ülkelerle paylaşıldı

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 43. Dünya Miras Komitesi toplantısı kapsamında yapılan panelde İstanbul'un tarihi alanlarının korunması tecrübeleri diğer ülkelerle paylaşıldı.

Dünya Miras Komitesi toplantısı çerçevesinde yapılan, "Kültürel miras etki değerlendirmesini yeniden düşünmek: İstanbul örneği" isimli panele UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Mechtild Rössler, Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Altay Cengizer, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral ve çeşitli ülkelerden tarihi alan yönetici ve uzmanları katıldı.

Panelde konuşan UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Rössler, Türkiye'nin, özellikle de İstanbul'un dünya için önem arz eden çok sayıda tarihi ve kültürel anıta sahip olduğuna dikkati çekti.

Rössler, dünya mirasının korunmasında gösterdikleri kararlılık için Türk yetkililere teşekkürlerini iletti.

Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Cengizer, İstanbul'un tarihi yarımadasının Türkiye'den Dünya Miras Listesi'ne girdiğini ve bu alanı korumak için her türlü özveriyi gösterdiklerini belirtti.

Kalkınma ivmesinin hızlandığına, bunun da tarihi yarımada için önemli zorluklar oluşturduğuna işaret eden Cengizer, "İstanbul'un tarihi alanlarını korumak kolay bir iş değil. Bunu yapabilmek birinci sınıf bir iş." dedi.

"Türkiye'nin kalbi İstanbul, İstanbul'un kalbi Suriçi"

Fatih Belediye Başkanı Turan, tarihi yarımadadaki Dünya Miras Alanları'nın üstün evrensel değerini korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak üzere diğer kurumlar ve UNESCO ile iş birliği içerisinde çalıştıklarını söyledi.

"Türkiye'nin kalbi İstanbul ve İstanbul'un kalbi de Suriçi İstanbul olduğu için" büyük yatırımlara da ev sahipliği yapmak durumunda kaldıklarını ifade eden Turan, şöyle devam etti:

"Burada önemli olan koruma kullanma dengesini birbirini ezmeden, korunması gereken ile kullanıcıyı birbirinden en verimli ve etkin şekilde yararlandırarak koruyabilmek. Burada kullanıcının da korunması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Bu anlamda işimizin zor olduğunu da biliyoruz."

Panelde, İstanbul Tarihi Alanları Alan Başkanı Halil Onur, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyinin (ICOMOS) Tarihi Yarımada için hazırladığı Kültürel Miras Etki Değerlendirmesi (KÜMED) raporlarının uygulanmasında Türkiye'nin tecrübeleri konusunda bilgi verdi.

Onur, Haliç metro geçiş köprüsü, Avrasya tüp tüneli projesi ve Ayasofya medresesi rekonstrüksiyonunda KÜMED raporlarının başarılı şekilde uygulandığını ifade etti.

Panelde, İstanbul Tarihi Alanları Alan Başkanlığı Danışmanı Doç. Dr. Hülya Berkmen de Tarihi Yarımadanın korunmasında KÜMED raporlarının uygulanmasına yönelik teknik sunum yaptı. 

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER