Devlet Bahçeli'nin Sözüne Gelmek

 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın son açıklamaları, gölge oyunundaki mizah anlayışını bile geride bırakmıştır.

Bekir Bozdağ; “Kırmızı bültenle ilgili bize bilgiler ulaştı. Süreç devam ediyor. Türkiye istinabe konusuna gelince, karar verme yetkisi bize ait değil. Yargılamada yüz yüzelik ilkesi esastır. Fethullah Gülen'in kendisinin gelmesi daha doğru olur. Mahkemeye doğrudan çıkarak hâkimin sorduğu sorulara yüz yüze cevap vermesi doğru olur. Türkiye'ye gelip kendisine yöneltilen isnatlara sorulara cevap verir. Şu anda buna mani bir hal yok. Buyursun gelsin. Türkiye bir hukuk devleti burada hakkını arasın.”(23 Aralık 2015)

Şimdi diyeceksiniz ki, buradaki mizah ne, komedi bunun neresinde?

“Sayın Devlet Bahçeli, bazı dava süreçleriyle ilgili uygulamaların Fethullah Gülen'i töhmet altında bıraktığını belirterek, 'Hoca Efendi’nin inisiyatif alması' gerektiğini ve yurduna dönmesini söyledi, ayrıca Gülen'den 'cemaatin' faaliyetlerini askıya almasını istedi.”(1 Nisan 2011)

Sayın Bahçeli’nin bu açıklamasının hemen ardından, AKP’li yetkililer hızlı bir savunma yarışına girerek, adeta, Fetullah Gülen’ci oldular.

Ben o tarihlere kısa bir hatırlatma yapayım.

“Süleyman Soylu; Devlet Bahçeli'ye, "Ağzındaki baklayı çıkar." diye seslendi. "Sayın Bahçeli, seçim psikozuna girmiş." görüşünü dile getiren Soylu, yapılan açıklamanın, TBMM içinde bulunan bir muhalefet partisi liderine yakışmadığını savundu. MHP Genel Başkanı'nın sözlerini, 'inanç özgürlüğünü, fikir ve ifade hürriyetini sınırlandıracak bir açıklama olarak' gördüğünü dile getirdi”(2 Nisan 2011 gazeteler)

“TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını 'Fethullah Gülen'e büyük bir haksızlık' olarak niteledi. Şahin, Hocaefendi'nin adının iç politikaya karıştırılmaması gerektiğini savundu. Bundan siyasi menfaat umanların da bir şey elde edemeyeceklerini vurguladı. Yargının aldığı kararlara ilişkin Gülen'in suçlanmasına ise, "Yargı kararıyla Gülen'in ne alakası olabilir, hiçbir alakası yok. Bana göre bunlar son derece haksız ve yersiz değerlendirmelerdir." dedi.”(2 Nisan 2011 gazeteler)

“Başbakan Erdoğan: “MHP’nin bir defa Hocaefendi’ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir. Çok çirkin bir şey.  Hocaefendi işi gücü bırakmış da Bahçeli ile mi uğraşacak? Bir defa onun bulunduğu makam, meşgalesi böyle bir şeye müsaade etmez. Çok çirkin, çok ayıp. Ben bunu ihanet derecesinde kınıyorum. Burada Bahçeli’nin kendisini çek etmesi, kendiyle uğraşması lazım. Ben inanıyorum ki aklıselim sahibi ülkücü kardeşlerim de bunun bu yaptıklarından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz. İhanet derecesinde.”(14-Mayıs-2011 gazeteler)

Sayın Bahçeli’nin, Fetullah Gülen’i ülkesine davetine verilen cevaplar işte böyle.

Bu cevaplara o tarihte, AKP’li olup da iştirak etmeyen kalmamıştı.

Şimdi buradan bir mizah çıkartmak mümkün, eğer mizah bulamayacaksak, o zaman edep arayacağız.

Şimdi bu AKP’lilerin tamamı, dün arzu ve iştahla savundukları kişi için demediklerini bırakmadılar, bu yüzden, ellerindeki basın ve yayın imkânları ile MHP ve Sayın Bahçeli’ye, edepsizce ve ahlaksızca saldırdılar.

2011 seçimlerinde, MHP’yi baraj altında bırakabilmek için AKP- cemaat işbirliği sınırsız ve kuralsız bir şekilde hayata geçirildi.

Sayın Bahçeli’nin 1 Nisan 2011 yılında söylediğini, AKP iktidarı, 23 Aralık 2015’te Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ağzından yenilemektedir.

Keşke Bekir Bozdağ bu açıklamayı yaparken, Sayın Bahçeli’den özür dileyebilseydi.

Buradan çıkan iki sonuç var.

1-    Teşekkürler Bahçeli, yine haklı çıktın.

2-    Edep ya hu AKP.