Çok partili seçimler siyasetçilere, kazanma arzusunu, kazanma hırsına dönüştürdüğünde devlet ve millet olarak çok şeyler kaybettik.
Geride bıraktığımız zaman içerisinde; merkez sağın iktidar olabilmek için ‘’kutsal dinimizi, milli kültürümüzü ve devlet geleneklerimizi’’ tahrip etmekten geri durmadıklarına şahit olduk.
Siyasal İslamcıların, merkez sağla yarışabilmek için ‘’kutsal dinimizi’’ sermaye etmeleri ve dinden gelen değerlerimizi siyasete feda etmeleri karşısında kutsallarımızın siyasetçilerin ağzında sakız olduğunu gördük.
Temelleri Türk milliyetçiliği üzerine kurulan Cumhuriyetimizin kurucu partisinin, milliyetçilikten yüz çevirip, kaybettiği iktidarı yeniden kazanabilmek uğruna, devletin çimentosu olan milliyetçiliği yok farz etmesine, hatta milliyetçiliğe düşman olmasına hayret ettik.
Milli görüş geleneğinin; dinimizle milliyetimizi ayrıştırma gayretine, Türkçülüğü gayri İslami gösterme çabalarına karşı ‘’Ülkücüler’’ liderleri ‘’Başbuğ Türkeş’’ önderliğinde ‘’ Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanım’’ derken, siyasetin her geçen gün kirlenen defterine beyaz bir sayfa açmıştır…
Solun; kominizmin sevda ve gayretleri ‘’Ülkücüleri’’ ırkçılıkla suçlarken, emperyalizmin uşağı iftiraları atarken, bizler ‘’ne Amerika, ne Rusya, nede kızıl Çin’’ diyerek milli bir olguya işaret etmiştik…
Bizler kararlıydık; dinimiz kutsaldı, siyasete alet edilmemeliydi, milletimiz bütündü bölünmemeliydi…
Zaman içerisinde Türk siyasetinde söylemler değişse de mantık değişmedi…
Siyasal İslamcıların Türk düşmanlığı aynı, söylem değiştirdiler, gömlek değiştirdiler Türklüğe karşı öfkeleri değişmedi…
Solun Ülkücü değerlere bakışı aynı, ulusalcı oldular fakat hala milliyetçiliği algılama sorunu yaşıyorlar…
Ülkücülerin ise duruşu değişmedi;
Bizler hala ve sonsuza kadar, ‘’Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız’’ ve yine bizler ‘’ ne Amerika, ne Rusya nede kızıl Çin, her şey milliyetçi Türkiye için’’ demeye devam ediyoruz…
Ülkücüler; ne gömlek, ne de duruş değiştirmeyen lideriyle ‘’dün olduğu gibi’’ kutlu yolculuğuna devam ederken, değerlerini siyasete feda etmeden, bütün kadrolarıyla kutsal hedefe yürümeye devam edecektir.
Kutsal dinimize ve necip milletimize ihanet etmeden…
Alnı açık yüzü ak bir şekilde…
İşte bu bizim farkımızdır…