İSTANBUL (AA) - KAAN ULU/MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - İstanbul'un en önemli tarihi ticaret merkezlerinden Mısır Çarşısı, Osmanlı'dan bugüne uzanan yaklaşık 400 yıllık geçmişiyle hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alırken günlük 50-60 bin ziyaretçiyi ağırlıyor, yüzlerce kişilik istihdam sağlıyor.
Anadolu Ajansının 'İstanbul'un Han ve Çarşıları' başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, Tarihi Yarımada'nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Mısır Çarşısı'nın geçmişi, bugünkü ticari hareketliliği ve İstanbul ekonomisindeki yeri ele alındı.
Tarihi Yarımada'nın önemli simgelerinden Mısır Çarşısı, Osmanlı döneminden bu yana sürdürdüğü ticari işleviyle İstanbul'un ekonomik ve kültürel yaşamındaki yerini koruyor.
Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'un dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, geçmişten bugüne Mısır Çarşısı'nın iktisadi sistemin üretim yapısının, ulusal ve uluslararası ticaret ağlarının merkezinde yer aldığını söyledi.
Yılmaz, çarşının en önemli özelliğinin baharat ticareti olduğunu, genel tüketim mallarının uzun yıllar Mısır üzerinden İstanbul'a ulaştırılması nedeniyle yapının 'Mısır Çarşısı' olarak anıldığını ifade etti.
Çarşının yalnızca İstanbul'a değil, Anadolu ve Rumeli'deki ticaret hayatına da yön verdiğini dile getiren Yılmaz, 'Uzak Doğu'dan gelen baharatlar önce Mısır Çarşısı'na getirilir, burada esnafa eşit şekilde dağıtılırdı. Sadece İstanbul'daki esnafa değil, Anadolu ve Rumeli'deki tüccarlara da toptan olarak gönderilirdi. Bu yönüyle son derece önemli bir ticaret merkeziydi.' dedi.
- 'Şehrin ortasında kurulması ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşımı kolaylaştırdı'
Yılmaz, Mısır Çarşısı'nın İstanbul halkının temel ihtiyaçlara erişimini kolaylaştıran bir merkez olarak da işlev gördüğünü, şehrin ortasında kurulmasının da tüketicilerin ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
Cumhuriyet döneminde çarşının önemli değişimler geçirdiğini belirten Yılmaz, 1940'ta meydana gelen büyük yangının ardından yapının işlevini kaybettiğini, daha sonra 1943 yılında restore edilerek yeniden hizmete açıldığını söyledi.
Yılmaz, 2000'li yıllarda yapılan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 2018'de bugünkü görünümüne kavuşan çarşının yalnızca tarihi bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, 'Burası sadece tuğladan ve kubbelerden oluşan bir yapı değil, kültürümüzü ve tarihimizi markalaştıran, İstanbul'un dışına taşıyan önemli bir merkez olarak görülmeli.' dedi.
Yılmaz, dünyanın farklı bölgelerinde benzer ticaret merkezlerinin bulunduğunu, Mısır, Şam ve Balkan coğrafyasındaki benzer çarşıların da Osmanlı ticaret sisteminin ürünü olduğunu belirterek, bu tarihi mirasın korunmasının önem taşıdığını söyledi.
- 'Çoğu devlet büyüğümüzü burada ağırladık'
Mısır Çarşısı Esnafları Yardımlaşma ve Koruma Derneği Başkanı Sami Koyuncu da çarşının 1640'lı yıllarda hizmete girdiğini ve Osmanlı döneminde yurt dışından gelen gemilerin taşıdığı ürünlerin satışının yapıldığı merkezlerden biri olan çarşının gelirlerinin Yeni Cami ve vakıfların finansmanında kullanıldığını, bugün de aynı vakıf geleneğinin sürdürüldüğünü söyledi.
Çarşının yüzde 80'inin kuruyemiş ve baharat ticaretine ev sahipliği yaptığını, aynı zamanda bir kültür ve yaşam alanı niteliği taşıdığını belirten Koyuncu, şunları ifade etti:
'Mısır Çarşısı bir kesişim noktası. Aynı zamanda bir sokak, aynı zamanda bir kültür ve aynı zamanda bir hayat. Burası çok fazla sayıda milletten insanın bulunduğu bir çarşı. Bu çarşıda herkesle karşılaşabilirsiniz. Çok önemli de misyonu var. Çoğu devlet büyüğümüzü burada ağırladık. Burası herkesin olduğu bir nokta. Yaklaşık 120 dükkan var. Haftanın 7 günü açık ve kendi yazılı kanunları olmayan (geleneksel kültürü olan) bir çarşı. Bir dükkanda ortalama 7-8 kişiye istihdam sağlanır. Burada çalışanlarımız da farklı. Çünkü her milletten insanlara hizmet verildiği için çoğu milletten de çalışan olabilir ve ona göre hareket eder. Çoğu personel 3-4 dil bilir. Hepsi güler yüzlüdür ve iletişimleri son derece kuvvetlidir.'
Mısır Çarşısı'nın bir ekosisteminin olduğunu söyleyen Koyuncu, 'Mısır Çarşısı'nın burada olması hasebiyle etrafı da çekim merkezi. Yani buranın etrafının değerli olmasının da nedenlerinden biri aslında Mısır Çarşısı'nın burada olmasıdır. Dışarıda manifaturacılar, boncukçular var. Restoranlar, lokantalar var. Hala burada geleneksel ticaret devam ediyor. Bunun yapı taşı Mısır Çarşısı ve burası sayesinde o yerler ayakta kalıyor.' diye konuştu.
- 'Günlük ortalama 50-60 bin kişiyi misafir ediyoruz'
Koyuncu, küresel gelişmelerin turizm hareketlerini etkilediğini belirterek, özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle bölgeden gelen turist sayısında bir miktar azalma yaşandığını ifade etti.
Buna rağmen çarşının yoğun ziyaretçi çekmeye devam ettiğini söyleyen Koyuncu, 'Günlük ortalama 50-60 bin kişiyi misafir ediyoruz burada. Ama burası bir çekim noktası olduğu gibi yerli turistin de yerli tüketicinin de bir çarşısı. O yüzden gelenlerin yarısı yabancı, yarısı da yerli diyebiliriz. Diğer çarşılar gibi değil. Yani hem turistik hem de yerliye hitap ediyor. Vatandaşlar yerli marketlerde bulamadıklarını ya da semt mağazalarında bulamadıklarını burada bulabiliyorlar.' dedi.
Koyuncu, çarşıyı ziyaret eden turist gruplarının dönemsel olarak değiştiğini dile getirerek, 'İspanyollar, Latin Amerikalılar ve Yunan misafirlerimizin sayısı çok fazla oluyor. Ama şu dönemde her milletten gelen misafirimiz var.' dedi.
Bayram dönemlerinde çarşının festival alanını andıran bir atmosfere büründüğünü ifade eden Koyuncu, Ramazan ve Kurban bayramlarının yanı sıra farklı ülkelerin dini ve kültürel bayramlarında da yoğunluk yaşandığını belirtti.
- 'Mısır Çarşısı'nı sadece bir satış merkezi değil aynı zamanda bir fuar alanı olarak değerlendirebiliriz'
Koyuncu, bölgedeki dükkanların ekonomisinin güçlü kalmasının nedenlerinden birinin Mısır Çarşısı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
'Özellikle İstanbul ve çevresinden gelen müşterilerimizin hepsi 'Mısır Çarşısı'nda en iyisini bulurum' diye geliyor. Gerçekten de Mısır Çarşısı'ndaki ürünlere bakıldığında sıradan ürünler değil hiçbirisi. Buradaki esnaf yapımızın bunda katkısı çok fazla. Burada en yeni esnafımız 20-25 yıllık. Genelde babadan oğula geçen ya da nesilden nesile süren mağazalar söz konusu. O yüzden onlar hep o kodla büyüyor. Yani 'en iyi malı satayım, en iyi ürünü sunayım'. O yüzden Mısır Çarşısı'nda satılan ürünler her zaman son derece kalitelidir. Bunun yanında dünyanın her tarafından ürünler geliyor ve sergilenip satılıyor. Aslında bu Mısır Çarşısı'nın kodlarına da uygun.'
Mısır Çarşısı'nın Anadolu'da üretilen ürünlerin tanıtımına da katkı sağladığını vurgulayan Koyuncu, 'Buraya gelen yabancı bir turist Antep fıstığını ya da Siirt fıstığını tadıp beğenebiliyor. Sonrasında kendi ülkesine bu ürünlerin ihracatının yapılmasına vesile olabiliyor. Bu nedenle Mısır Çarşısı'nı sadece bir satış merkezi değil aynı zamanda bir fuar alanı olarak da değerlendirebiliriz.' dedi.
Koyuncu, tarihi yapının ve çarşı kültürünün yerinde görülmesi gerektiğini belirterek, Mısır Çarşısı'nın esnaf yapısı, ticaret kültürü ve bütünlüğüyle diğer çarşılardan ayrıldığını sözlerine ekledi.