SİYASET

MHP'li Yalçın: Davadan düşenin parçası bulunmaz!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, “Dönek Siyasetinin Arz Ettiği Manzara ve Terörsüz Türkiye” başlıklı açıklamasını sosyal medya platformu X üzerinden paylaştı. Yalçın, açıklamasında Türkiye’nin terörle mücadelesi ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, sosyal medya platformu X üzerinden “Dönek Siyasetinin Arz Ettiği Manzara ve Terörsüz Türkiye” başlıklı bir açıklama yayımladı. Yalçın, paylaşımında Türkiye’nin terörle mücadelesi ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamasında CHP’de yaşanan gelişmelere yönelik eleştirilerde bulunan Yalçın, MHP’nin siyasi duruşuna vurgu yaparak “Terörsüz Türkiye” hedefinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın açıklaması şu şekilde:

CHP’de yaşanan gerileme ve iç fetret süreci; hem partinin siyasi geleceği, hem çeşitli sebeplerle bu partiye yamananların durumu, hem de siyasi hesaplarını onunla ortaklık üzerine kuran kişi, grup ve çevreler açısından zor ve yıpratıcı günlerin habercisidir.

CHP’de yaşananlar, özellikle kümülatif oy potansiyeli %30’lara varan milliyetçi/muhafazakâr camia açısından ibret verici olmuştur.

Çeşitli bahanelerle Türk milliyetçiliği çizgisinden saparak, CHP’de ve başka siyasi partilerde macera ve ikbal arayanların; kendilerini ateşe atmakla kalmayıp girdikleri mahfillerdeki fitne ateşini de harladıkları açık seçik görülmüştür.

Bugünlerde CHP’li müfritlerin saldırılarına maruz kalan veya bu partide tutunamayan “yama politikacıları”nın acı hikâyesi, MHP’nin 57 yıllık kutlu mücadelesinden yüz çevirip kavgadan kaçanların içine yuvarlandığı açmazın bir parçasıdır.

Bir zamanlar CHP’nin kanatları altında palazlanıp siyasi parti hüviyeti kazanan bazı sözde milliyetçi partilerin yaşadığı kısır döngü, aynı açmazın içindeki başka bir ibret levhasıdır.

Gaflet ve dalalet çukuruna saplanarak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in binlerce şehidini ve verilen mücadelenin mehabetini unutanlar, MHP’nin bir dava partisi olduğu gerçeğini inkâr edenler, kendi dönekliklerine kılıf arayanlar, başka çevrelerde ikbal peşinde koşanlar, siyaset hayatımızın çıkmaz sokaklarına saplanmışlardır.

Milliyetçi/muhafazakâr çevrelerde konumlanıp kendinde keramet vehmeden bazı tiplerin meydanı boş bularak toplum nezdinde siyasi itibar ve mevki edinme çabaları da ortaya bazı ayrılıkçı mikro partilerin çıkmasına yol açmıştır.

Velhasıl dönekler; her boyaya boyanmakta, her renge uyum sağlamakta, girdikleri her kalıbın şeklini almaktadır.

Her siyasi partiye üye ya da aday olmaktadır.

Her ideolojik gruba dâhil olmaktadır.

Sözünden dönmenin de, davadan dönmenin de mazereti olmaz.

YÜKSEKTEN DÜŞENİN PARÇASI BULUNUR, DAVADAN DÜŞENİN PARÇASI BULUNMAZ.

Milliyetçi-Ülkücü Hareket, siyasi mücadelesinde binlerce şehit vermiştir.

Birçok dava arkadaşımız ülkü uğrunda sağlığını, istikbalini yitirmiş; ömrünü haksız yere cezaevlerinde tüketmiştir.

Bununla birlikte Ülkücüler, “Yiğit başından âli eksik olmaz.” düsturuyla hareket ederek devletine küsmemiş, cephe almamıştır.

Her şehit cenazesinin arkasından yıllar boyunca bağlılık yeminleri edilmiş, “Kavgamız; son nefes, son nefer, son damla kana kadardır.” denilerek kararlılık antları içilmiştir.

Ülkücülük askerlik değildir, lakin Ülkücü kalmak için sarsılmaz bir merbutiyet, yani bağlılık ve sağlam bir mensubiyet şuuru gerekir.

Aidiyet hissi gerekir.

Yüce Yaradan’ın huzurunda ve dava arkadaşlarının arasında edilen yeminlere sadakat gerekir.

En küçük mesele ve çatışmada başka siyasi mahfillerde, başka çevrelerde ikbal ve menfaat aramak, Ülkücülükten dönmek demektir.

Samimiyetsizlik, art niyetlilik demektir.

Ülkücülük, bir iman ve ahlak meselesidir.

Ülkücüler de küser, ancak fitnenin tefrikanın bir parçası olmazlar.

Partilerine, ocaklarına ihanet etmezler.

Kol kırılır, yen içinde kalır.

Kavga varsa çadırın içinde başlar ve biter.

Milliyetçi Ülkücü Hareket’i ve onun yegâne siyasi temsilcisi olan MHP’yi terk edenler, artık Ülkücü sıfatını ve kimliğini taşıma hakkını kaybetmişlerdir.

Geçmişte aramızda yer alırken Ülkücülük yeminini ve aidiyet hislerini unutup davadan dönenlerin ibretamiz hikâyeleri, Milliyetçi-Ülkücü Hareket ve MHP’de “iyi” bilinmektedir.

MHP, kuruluş günlerinden bugüne kadar hep ilkesiz ve kaypak siyasetin karşısında durmuştur.

MHP’nin temel siyasi umdelerini değiştirmemesi, tutarlı duruşunun ve istikrarlı siyaset anlayışının icabıdır.

Gerek ekonomik kaygı ve tepkilerle, gerek siyasi gerekçelerle, gerekse küskünlük veya cezalandırma niyetiyle Milliyetçi-Ülkücü Hareket ve MHP’den yüz çevirenlerin, şapkalarını önlerine koyup nefis muhasebesi yapma vakitleri çoktan gelmiştir.

Bugüne kadar bahse konu kişi ve partileri destekleyen milliyetçi/muhafazakâr kitleler de mevcut siyasi tablo karşısında kesinlikle ciddi bir durum değerlendirmesi ve özeleştiri yapacaklar, Türkiye’nin geleceğini kifayetsiz muhterislerle beceriksizlerin eline teslim etmeyeceklerdir.

MHP olarak milletimizin ferasetine inanıyor, basiretine güveniyoruz.

MHP; zamanı ve zemini iyi okuyan, toplumsal ve siyasi ortamla uluslararası ilişkilerde meydana gelen yeni kopma ve bağlanmalara karşı hesaplı, makul ve rasyonel refleksler geliştirip üreten bir partidir.

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli tarafından başlatılan Terörsüz Türkiye hamlesi de aynı akılcı ve gerçekçi telakkinin mahsulüdür.

Terörsüz Türkiye’nin hedefi, öncelikle terörü sonsuza kadar Türkiye’nin gündeminden çıkarmak, sonra da huzur ve istikrar ortamının bütün bölgeye yayılmasına vesile olmaktır.

Terörsüz Türkiye; hem ülkede, hem de bölgede siyasi istikrar demektir.

Türkiye’nin hamleleri sayesinde, etrafımızı çevreleyen terör bataklıkları birer birer kurutulma yoluna girmiştir.

Türkiye’nin öncülüğünde vücut bulmakta olan yeni bölgesel tablo, bütün ülkelere örnek oluşturacak ve terörsüz Orta Doğu’dan terörsüz bir dünyaya yolculuk başlayacaktır.

Terörsüz Türkiye olgusunu toplumun bütün kesimlerine anlatmak üzere, uzunca bir süredir MHP tarafından muhtelif etkinlikler ve siyasi faaliyet programları yürütülmektedir.

Divan ve kurul üyelerimiz, milletvekillerimiz, her kademedeki teşkilat mensuplarımız, çeşitli temalar altında gerçekleştirilen etkinliklerde, toplumun farklı kesimleriyle buluşmakta, sohbet toplantıları düzenleyip ev ve iş yeri ziyaretlerinde bulunmaktadır.

Bu vesileyle Terörsüz Türkiye adımının sebep ve gerekçeleri dile getirilmektedir.

24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız ve şimdiye kadar düzenlediğimiz etkinliklerin sayısı 133 bini geçmiştir.

İl ve ilçe teşkilatlarımız, gerçekleştirdikleri etkinliklerde âdeta birbiriyle yarış hâlindedir.

Bütün bu faaliyetlerden edindiğimiz intiba, Terörsüz Türkiye’ye halkın sorgusuz sualsiz desteği olmuştur.

Milletimiz Terörsüz Türkiye adımından ziyadesiyle memnun, toplumsal barışın tesisine dönük çabalardan hoşnuttur.

MHP’nin samimi siyasi gayret ve faaliyetleri, Terörsüz Türkiye her anlamda bütünüyle hayata geçinceye kadar aksatılmadan sürdürülecektir.