Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, Keçiören’de düzenlenen “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ve “Derdin Derdimiz” sohbetleri kapsamında gerçekleştirilen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi.
Durmaz, Ramazan’ın paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu hatırlatan özel bir dönem olduğunu belirterek, “Bugün burada Yozgatlı hemşerilerimizle aynı sofrayı paylaşmanın huzurunu yaşıyoruz. Rabbim dualarınızı kabul etsin” dedi.
“Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdin Derdimizdir” Anlayışı
MHP’li Durmaz, MHP'nin sahaya dönük çalışmalarını vurgulayarak, “‘Hayırlı Günler Komşum’ anlayışı sadece bir slogan değildir. Bu, kapı kapı dolaşmayı, ihtiyaç sahibinin elinden tutmayı ve yalnız bırakılana destek olmayı ifade eden bir gönül seferberliğidir” ifadelerini kullandı. “Derdin Derdimizdir” anlayışının ise partinin siyaset anlayışının özü olduğunu belirtti.
Durmaz'ın konuşmasının tamamı şu şekilde:
"Keçiören İlçe Başkanlığımızın “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ve “Derdiniz Derdimizdir” sohbetleri kapsamında düzenlediği bu güzel iftar programında, böylesi güzel bir Ramazan akşamında sizlerle bir arada olmaktan, aynı sofrayı paylaşmaktan ziyadesiyle memnun olduğumu özellikle belirtmek istiyorum.
Bu vesileyle hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz.
Sözlerimin başında, Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin hepinize ayrı ayrı selamlarını iletiyorum.
Ramazan ayı; sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil, gönüllerin yumuşadığı, kırgınlıkların unutulduğu, kardeşliğin pekiştiği müstesna bir rahmet mevsimidir.
Bu ay; paylaşmanın bereketini, dayanışmanın gücünü ve aynı sofrada buluşmanın huzurunu bizlere yeniden hatırlatır.
İş bugün de burada, Yozgatlı hemşerilerimizle, Keçiören’de aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya “âmin” demenin huzurunu yaşıyoruz.
Cenabı Allah, gönlünüzden geçen, dilinizden dökülen tüm dualarınızı kabul etesin.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin “Hayırlı Günler Komşum” anlayışı kuru bir slogan değildir.
Bu anlayış; kapı kapı dolaşmayı, hatır sormayı, ihtiyaç sahibinin elinden tutmayı, yalnız bırakılana omuz vermeyi ifade eden bir gönül seferberliğidir.
“Derdin Derdimizdir” şiarı ise bizim siyasetimizin özüdür.
Çünkü biz, milletin derdini kendi derdi bilmeyen bir anlayışın bu topraklarda kalıcı olamayacağını çok iyi biliyoruz.
Ramazan’ın ruhuna uygun olan da tam olarak budur: Tokun açın halinden anlaması, Güçlünün zayıfı gözetmesi, İmkânı olanın olmayanla bölüşmesidir.
İçinden geçtiğimiz dönem, sadece bölgemiz için değil, dünyamız için de sancılı gelişmelere sahne olmaktadır.
Türkiye’nin etrafındaki ateş çemberi hepimizin malumudur.
Bununla beraber, ABD ve İsrail Siyonist ortaklığının, önceki gün başlayan İran saldırısı, İran dini lideri Hamaney'in öldürülmesi, İran’ın misilleme olarak farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef alması, savaş alanının daha da büyüyeceğini, bölgeyi sarıp sarsacağını göstermektedir.
Sayın Genel Başkanımızın Ülkü Ocaklarımızın iftar programında ifade ettikleri gibi; savaş değil barış hâkim olmalıdır.
Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur.
Böylesi bir süreçte, ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; iç cephede sarsılmaz bir birlik ve kardeşlik ruhudur.
İşte tam bu noktada, Bilge Liderimizin ortaya koyduğu ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından desteklenerek bir devlet projesine dönüşen “Terörsüz Türkiye” vizyonu, ülkemiz açısından son derece önem arz etmektedir.
Dünyadaki gelişmeleri takip eden taraflı tarafsız herkesin hak verip desteklediği Terörsüz Türkiye sürecindeki ısrarımızın nedeni, ulusal güvenliğimizi, milletimizin huzurunu, şehirlerimizin güvenliğini, evlatlarımızın istikbalini teminat altına alma iradesidir.
Bizler inanıyoruz ki; nasıl ki bu mübarek sofralar gönülleri birleştiriyorsa, Terörsüz Türkiye hedefi de milletimizi daha da kenetleyecektir.
Sizler; vatanına sadakatiyle, bayrağına bağlılığıyla, devletine olan sarsılmaz güveniyle her zaman bu milletin omurgası oldunuz.
Gurbette hemşerilik hukukunu en güçlü şekilde yaşatan Yozgat’ımızın yiğit insanlarının birlik ruhuna yaptığı katkıyı özellikle ve takdirle ifade etmek istiyorum.
Bu vesileyle;
• “Hayırlı Günler Komşum” diyerek kapı çalan,
• “Derdin Derdimizdir” diyerek gönüllere dokunan,
Ve bu güzel iftar sofrasının kurulmasına vesile olan Keçiören İlçe Teşkilatımıza, emeği geçen her bir ülküdaşıma yürekten teşekkür ediyorum.
Bizleri yalnız bırakmayıp katılımlarıyla burayı şereflendiren çok muhterem Yozgatlı hemşerilerime, Sivil Toplum Kuruluşlarımızın her bir temsilcisine, devletimizin ve milletimizin birliğinden, beraberliğinden yana saf tutan her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız hayırları kabul eylesin.
Ramazan ayımızın; milletimize birlik, devletimize güç, gönüllerimize huzur getirmesini niyaz ediyorum.
Sofralarımız bereketli, muhabbetimiz daim, birliğimiz kaim olsun.
Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, hayırlı Ramazanlar diliyorum."