Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu, partisinin İstanbul Bahçelievler İlçe Kongresi’nde açıklamalarda bulundu.
Kongreye, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Bahçelievler Belediye Başkanı Ahmet Babadır, MHP MYK üyeleri, partililer, Türkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Müftüoğlu, Sivil Toplum Üyelerinin temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu, konuşmasında “Kongremizin hayırlara vesile olması dileğiyle siz muhterem dava arkadaşlarımın her birine “Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Bey’in selam ve muhabbetlerini” iletiyor, saygılar sunuyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek, Partimizi güçlendirecek 15’nci Olağan Kurultay sürecimizi gerçekleştiriyoruz” dedi.
'üç hilali inşallah zirveye taşıyacağız'
“Hatırlanacağı gibi ilçe kongrelerimizin ilkini Samsun’un “İlkadım” ilçesinden 19 Mayıs 2026 tarihinde başlatmış ve ilk adımı atmıştık. İlçe ve il kongreleri ile devam edecek olan Kurultay sürecimiz, 7 Mart 2027 tarihinde yapılacak büyük kongremiz ile tamamlanacak, partimiz, muhterem genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin liderliğinde devletimizin bekası, milletimizin huzur ve refahı için daha nice hizmetlere imza atacaktır” diyen MHP'li Aksu sözlerine şöyle devam etti:
"Demokrasinin ve hukukun gereği olduğu kadar Türk töresinin de bir parçası olan, toy havasındaki kurultaylarımız; birlik ve beraberliğimizin pekiştiği, fitnenin kurutulduğu, Liderimizin emrinde ve gösterdiği istikamette yol yürüyen dava erleriyle Ülkücü iradenin tecelli ettiği kutlu buluşmalardır.
Kongrelerimizle “kardeşlik kalbinde, gelecek aklında” olan siz değerli dava arkadaşlarımızla, gecesi sümbül kokan, Türkçesi bülbül kokan İstanbul’umuzla buluşacak, dünyanın en büyük Türk kenti İstanbul’u kucaklayacak, bu kutlu şehirde üç hilali inşallah zirveye taşıyacağız.
Değerli Dava Arkadaşlarım, Kıymetli Misafirler,
Dünya yeni düzen arayışında farklı jeopolitik kırılmalara şahitlik etmektedir.
Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu dönemde devletler arasında artan rekabette askeri kapasitenin yanı sıra; siyasi istikrar, ekonomik dayanıklılık, toplumsal birliktelik ve stratejik vizyon ön plana çıkmaktadır.
Bugün bölgemizde yaşanan gelişmeler, istikrarın ve milli birliğin önemini bir kez daha ve ibretlik şekilde ortaya koymuştur.
Türkiye yakaladığı istikrarla bölgesel bir güç, küresel önemli bir aktördür.
Bir huzur ve güven adası olarak öne çıkarken, gelişmeleri uzaktan izleyen değil, yön veren güçlü bir devlet olarak yoluna devam etmektedir.
ABD/İsrail-İran savaşının sona ermesi bölgemiz açısından sevindiricidir.
Savaşın bitmesi Türkiye ekonomisinde de rahatlamaya sebep olacak, petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki artışa bağlı olumsuz etkiler azalacaktır.
Ancak İsrail haydutluğunun ne yapacağı, hangi provokasyona girişeceği belli değildir.
Temennimiz barışın kalıcı olması, sağlanan uzlaşma ikliminin soykırımcı Netenyahu’nun saldırgan ve yayılmacı emellerine terk edilmemesidir.
Savaşın sonlanması için samimi ve yapıcı girişimleriyle öne çıkan Türkiye, son yıllarda diplomasinin de önemli bir merkezi haline gelmiştir.
Bu yıl içerisinde çok önemli toplantılara ev sahipliği yapılmaktadır."
'uyanık olmak mecburiyetindeyiz'
"Beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda dünya liderleri ve hükûmet temsilcileri bir araya gelinmiş, NATO Zirvesi 7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da, Küresel iklim zirvesi de 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek ve dünya kamuoyunun dikkatini Türkiye'ye çevirecektir.
Bu etkinlikler, Türkiye'nin uluslararası siyasetteki rolünü artıracak, ekonomik açılım fırsatlarına, toplum kesimlerinin refah beklentilerinin karşılanmasına ve bu yöndeki işbirliği imkânlarına katkı sağlayacaktır.
Kuşkusuz bu başarının arkasında güçlü siyasi irade, milli birlik ve kurumsal kapasite vardır.
Bununla birlikte Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmesinden, milli birliğini güçlendirmesinden rahatsız olan iç ve dış çevreler vardır ve bunlara karşı uyanık olmak mecburiyeti bulunmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ve ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve Ülkü Ocakları'nı da hedef alan gerçek dışı ithamlarına konu raporu reddediyoruz. Mazlumların katline ses çıkaramayan Avrupa öncelikle, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi ilkesel değerleriyle de bağdaşmayan haline bakmalı ve içine düştüğü acizlikten kurtulmalıdır.
Ülkü Ocakları şehitlerin emaneti, gazilerin göz nuru, vatan ve millet sevgisi ve hepimizin yetiştiği irfan mektebidir.
Ülkü Ocakları ve Türk gençliği Türk istiklalini ve Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa, geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa gayretindedir.
Kim ne derse desin Türkiye’nin ana gündemi kardeşlik, barış ve huzur ikliminin kalıcı şekilde tesis edilmesi, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgedir.
Ülkemizin kaynaklarının terörle mücadele yerine eğitime, teknolojiye, sanayiye, tarıma ve sosyal kalkınmaya ayrılması ülkemizin güçlü geleceğinin inşasında en önemli unsurlardan biri olacaktır."
'Terörsüz Türkiye daha fazla yatırım demektir'
"Terörsüz Türkiye daha fazla; yatırım, üretim, istihdam, ihracat demektir. Daha fazla demokrasi ve toplumsal huzur demektir.
Bugün Türkiye’nin hedefi, terörü tarihin karanlık sayfalarına gömmek ve gelecek nesillere daha güvenli bir vatan bırakmaktır.
Bu hedef siyaset üstüdür ve 86 milyonun ortak arzusudur.
Muhterem Dava Arkadaşlarım,
Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasete bakışı günlük hesapların çok ötesindedir.
Türkiye’nin 2053 hedeflerine ulaşmak için iç cepheyi kuvvetlendirerek milli birliğimizi tesis etmenin; ekonomik ve sosyal kalkınmamızı gerçekleştirecek atılımları süratle hayata geçirmenin kararlılığındadır.
Siyasetteki varlık sebebimiz devlet ebet müddet, millet ebet müddeti sağlamak, milli birliği kuvvetlendirerek gücümüze güç katmaktır.
Buna yönelik politika üretmek ve bunları hayata geçirmek için çalışmaktır.
Bu güne kadar; Hak, hukuk adalet Milliyetçi Hareket dedik, hukukun üstünlüğünü esas alan bir ilkeye işaret ettik.
Bin yılda karıldı bu ülkenin harcı, ayrıştırmak kimin harcı dedik
Her zaman kardeşliğin kalbimizde olduğunu vurguladık.
Dik baş, tok karın, mutlu yarın dedik.
Hür bireyi, müreffeh toplumu, huzur ve güven içinde bir geleceği tasavvur ettik.
Bunları Liderimizin “Lider Ülke ve Süper Güç Türkiye” vizyonuyla birleştirdik, aklı hep Türkiye olan stratejisiyle hareket ettik."
'kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda'
"Bugün de kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızdadır.
Milliyetçi Hareket Partisinin güçlü kurumsal hafızasını geleceğe taşıyor; ilkelerinde ve büyük ülkülerinde kararlılıkla yürüyoruz.
Cumhur ittifakıyla milleti daha mutlu, devleti daha güçlü hale getireceğiz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak toplumsal sorunların kalıcı çözümlere kavuşturulmasını siyasetin ana konusu olarak görüyor, vatandaşlarımızın talep ve beklentilerinin karşılanması için gayret gösteriyoruz.
Milletimizin sorunu bizim de sorunumuzdur.
Bu doğrultuda her bir vatandaşımızın insanca yaşayacağı asgari imkânların oluşturulacağı, esnafımızın rekabet gücünü koruyacağı, çiftçimizin üretimini sürdüreceği, sanayinin ihracat kapasitesinin artacağı, hiçbir vatandaşımızın yalnız bırakılmayacağı şartlar, mutlaka hazırlanacaktır.
Bazı sıkıntılarımız olsa da milli birlikle aşamayacağımız sorunumuz yoktur.
Türkiye Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşacak, inşallah 2053 yılında da lider ülke ve süper güç haline gelecektir.
Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Değerli Misafirler,
Bugün ve yarın gerçekleştirilen üniversite sınavında öncelikle genç kardeşlerimize başarılar diliyorum.
Allah her birinin gönlüne göre versin diyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ana sınıfından itibaren başlanacak etkili bir rehberlik hizmeti ve yönlendirmesiyle her çocuğumuzun ilgi, yetenek, beceri ve bilgisine uygun istediği bir yükseköğrenime devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz."
'tüm babaların "Babalar Günü"nü kutluyorum'
"Çocuklarımızın üç saatlik sınavlarla kaderlerinin belirlenmesi yerine etkili bir yönlendirme ile ülkemize daha faydalı olacağı, katkı verebileceği alanların belirlenmesini mümkün ve gerekli gördüğümüzü ifade etmek istiyorum.
Hiçbir sınav yavrularımızın şahsiyetlerini tarif edecek, değerlerini tartacak, zekâlarını bütünüyle ölçecek bir hüküm makamı olmadığı gibi sınav sonuçları bizlerin ve ailelerinin nazarında onların kıymetini değiştirmeyecektir.
Ayrıca yarın babalar günü. Bu vesile ile şefkatin, fedakârlığın ve kahramanlığın timsali başta şehit ve gazilerimizin babaları olmak üzere tüm babaların "Babalar Günü"nü kutluyorum. Ebediyete irtihal eden babalarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.
Bu düşüncelerle “Kardeşlik kalbimizde, Gelecek Aklımızda” diyerek konuşmama son verirken, Bahçelievler ilçe kongremizin Partimize, İstanbul’umuza, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.
İl başkanlığımız başta olmak üzere kongreyi düzenleyen teşkilat mensuplarımıza ve burayı şereflendiren siz değerli katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
Kongre sonucunda görev alacak kıymetli dava arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum.
Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, muhterem ecdadımızı, aziz şehitlerimizi,
Partimizin Kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, Rahmeti rahmana kavuşmuş dava büyüklerimizi ve ülkücü şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Sağ olun, var olun Allah’a emanet olun.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"