SİYASET

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım: CHP'nin eylemlerinden, yaptıklarından dolayı siyaset kurumu zarar gördü

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, CHP'de yaşananları değerlendirerek, "CHP ne kadar yıprandı bilmiyoruz ama bir yer zarar gördü; siyaset kurumu. CHP'nin eylemlerinden, yaptıklarından dolayı zarar gördü" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Ankara'da Etimesgut'ta gerçekleşen ilçe kongresinde açıklamalarda bulundu.

Yıldırım, CHP'ye yönelik eleştirilerde bulundu. "Duruşma salonlarına çok meraklısınız, buyurun dediler. Sizin arkadaşlarınız hırsızlıktan, yolsuzluktan, rüşvetten yargılanıyorlar. CHP'nin üst yönetimi aklan da gel diyecekleri yerde, haksız yere yargılıyorsunuz diyorlar. Dün ülkücülerin, MHP'nin yakından uzaktan alakası olsun olmasın, bizim aleyhimizde boy gösterenlere Cenab-ı Allah bunları verdi. Herkes yaptığının hesabını verecekti." ifadesini kullandı.

MHP'li Yıldırım'ın satırbaşları şöyle oldu:

"Bugün dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşlar devam ederken, Türkiye’nin bu ateş çemberinin dışında kalmasını sağlayan devlet aklına, Cumhur İttifakı’na, hükümetimize ve devletimizin yöneticilerine teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun.

"SİYASET YAPILIRKEN DEVLETİN MENFAATLERİ VE MİLLETİN GELECEĞİ ESAS ALINIR"

Siyaset yapılırken kişisel çıkarlar değil, devletin menfaatleri ve milletin geleceği esas alınır. Bugüne kadar Türkiye, tüm provokasyonlara rağmen ne Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ne de bölgemizde yaşanan diğer çatışmalarda savaşın tarafı olmamıştır. İnşallah bundan sonra da olmayacaktır.

Ancak dışarıdaki gelişmeler kadar içeride yaşananlar da önemlidir. İç siyasette maalesef ciddi bir karmaşa yaşanmaktadır. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu durumu anlamakta milletimiz de zorlanmaktadır.

Bir söz vardır: “İnsan yaptığı her şeyin karşılığını bir gün mutlaka görür.” Geçmişte hatırlayın; Milliyetçi Hareket Partisi’ni ilgilendirsin ya da ilgilendirmesin, ülkücülerin adının geçtiği her davada CHP yöneticileri mahkeme salonlarını doldururdu. Başta Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin yöneticileri duruşma salonlarından ayrılmazdı.

Bugün ise aynı mahkeme salonlarında kendi arkadaşlarının yargılanmalarını takip ediyorlar. Cenab-ı Allah herkese yaptığının karşılığını veriyor. Dün başkalarının davalarına koşanlar, bugün kendi arkadaşlarının davalarının peşinde koşuyor.

Biz hiç kimsenin hapse girmesini istemeyiz. Hiç kimsenin yargılanmasından da mutluluk duymayız. Çünkü yargılanmanın ne olduğunu, cezaevinin ne olduğunu en iyi bilenlerdeniz. Ülkücü hareket geçmişte büyük bedeller ödemiştir. Cezaevlerini yaşamıştır, baskıları yaşamıştır, haksızlıkları yaşamıştır.

Ancak şunu herkes bilmelidir ki; ülkücüler hiçbir zaman hırsızlıktan, rüşvetten, yolsuzluktan veya milletin malına el uzatmaktan dolayı yargılanmamıştır. Ülkücülerin yargılanma sebebi Türk milliyetçiliği olmuştur. İnandıkları değerleri savunmaları olmuştur.

Bizim arkadaşlarımızın arkasında uluslararası lobiler yoktu. Kimseye gidip Türkiye’yi şikâyet etmediler. İtirafçılık yapmadılar. Adam gibi girdiler, adam gibi çıktılar.

"BİZİ İLGİLENDİREN TEK ŞEY, SİYASET KURUMUNA VERİLEN ZARARDIR"

Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel anlayışı bellidir. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin yıllardır ifade ettiği gibi; “Bir iddia varsa, hukuk önünde ortaya konulsun. Suç varsa cezası verilsin.” Bizim anlayışımız budur.

Ancak bugün görüyoruz ki bazı çevreler yargının önüne çıkmak yerine şehir şehir dolaşıp siyasi mağduriyet üretmeye çalışıyor. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi’nin son yıllarda Türkiye’nin geleceğine, ekonomisine, terörle mücadeleye, dış politikaya ilişkin ortaya koyduğu ciddi bir proje göremiyoruz. Gündemlerinin büyük bölümü yargı süreçleri ve parti içi çekişmelerden oluşuyor.

Hatırlayın; yıllarca Milliyetçi Hareket Partisi’ni siyaset sahnesinden silmek için uğraştılar. İYİ Parti’nin kuruluş sürecinde yaşananları hepimiz biliyoruz. MHP’yi bölmeye, parçalamaya çalıştılar.

Ama sonuç ortadadır.

Bugün Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın kurucu ve güçlü ortaklarından biridir. Türkiye’nin sigortasıdır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli yalnızca Türkiye’de değil, Türk dünyasında da saygın bir lider konumundadır. Yalnıza MHP Lideri değil Türk Dünyası’nın da tabii lideridir.

Bize siyasi operasyon yapmak isteyenlerin bugün kendi partilerinde yaşadıkları tabloyu hep birlikte görüyoruz. Bir tarafta mevcut yönetim, diğer tarafta eski yönetim; birbirlerini mahkemeye veren, kendi içinde bölünmüş bir yapı ortaya çıkmıştır. Biz bunlarla ilgilenmiyoruz. Onlar kendi meselelerini çözsünler. Bizi ilgilendiren tek şey, siyaset kurumuna verilen zarardır.

"BİZİM TEMENNİMİZ; SİYASET KURUMUNUN İTİBARINI KORUMASIDIR"

Çünkü bugün yaşananlar sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, tüm siyaset kurumunu yıpratmaktadır. Vatandaşın gözünde siyasetçiye duyulan güven zarar görmektedir. Oysa siyasetçinin görevi milletin refahını artırmak, ülkenin sorunlarını çözmek ve devletini güçlendirmektir. Siyaset kurumunun itibarı zarar görürse, bundan bütün Türkiye zarar görür.

Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin öncelikle kendi içindeki sorunları çözmesi, ortaya atılan iddiaların aydınlatılmasını sağlaması ve siyaset kurumuna verilen zararı telafi etmesi gerekmektedir. Türkiye’nin önünde çözülmesi gereken çok önemli meseleler vardır. Terörle mücadelede tarihi bir döneme giriyoruz. Türkiye bölgesinin en güçlü ülkesi hâline gelmiştir. Savunma sanayisinde, dış politikada ve ekonomide önemli hedefleri bulunmaktadır. Böylesine kritik bir dönemde ana muhalefet partisinin kendi iç kavgalarıyla ve yargı süreçleriyle gündeme gelmesi Türkiye’ye fayda sağlamamaktadır. Bizim temennimiz; herkesin hukuka saygılı olması, siyaset kurumunun itibarını koruması ve milletimizin beklentilerine uygun davranmasıdır.

"KONGREMİZİN HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM"

Sözlerime son verirken, Milliyetçi Hareket Partisi Etimesgut İlçe Başkanlığımızın 13. Olağan Kongresi’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kongrede görev alacak tüm dava arkadaşlarıma başarılar diliyorum."