İHA- Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı, insan ticareti suçuna karşı yürütülen mücadelede 2025 yılından bugüne 406 mağdurun koruma altına alındığını belirterek, bu mücadelenin süreceğini ifade etti.
Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı, 30 Temmuz Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Yazıcı yaptığı açıklamada, dijitalleşmeyle birlikte yöntem değiştiren insan ticareti suçuna karşı yürütülen mücadelede 2025 yılından bugüne 406 mağdurun koruma altına alındığını belirterek, kurumlar arası iş birliği ile toplumsal farkındalığın büyük önem taşıdığını vurguladı. İnsan ticareti suçunun ilk ortaya çıktığı dönemlerden bugüne hem mağdurların profili hem de sayısı bakımından giderek genişleyen bir nitelik kazandığını ifade eden Yazıcı, insan kaçakçılığının organize suç örgütlerine ciddi ekonomik kaynak sağlayan önemli bir sorun haline geldiğini ifade etti. Ayrıca Yazıcı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 2013 tarihli kararıyla 30 Temmuz'un 'Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü' ilan edildiğini hatırlatarak, bu günün insan ticaretine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
İnsan ticaretinin suç işlemeye zorlama gibi farklı biçimlerde ortaya çıktığı belirtildi
İnsan ticaretinin en yalın haliyle bir kişinin bedeninin veya emeğinin ticari bir meta haline getirilmesi olduğunu vurgulayan Yazıcı; küresel ölçekte yaşanan çatışmalar, düzensiz göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve dijitalleşmenin suçun yöntemlerini önemli ölçüde değiştirdiğini kaydetti. İnsan ticaretinin günümüzde cinsel sömürü, zorla çalıştırma, organ ve doku ticareti, zorla dilendirme, zorla evlendirme ve suç işlemeye zorlama gibi farklı biçimlerde ortaya çıktığını aktaran Yazıcı, sosyoekonomik gelişmelere hızlı uyum sağlayabilen bu suçun sürekli kendisini yenileyen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin insan ticareti suçunun işleniş yöntemleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Yazıcı, internet tabanlı iletişim araçları, sosyal medya platformları ve dijital ağların sağladığı kimlik gizliliğinin suç örgütlerinin mağdurlara daha hızlı, daha düşük maliyetle ve küresel ölçekte ulaşabilmelerine imkan sağladığını bildirdi. Bu durumun insan ticareti suçunun dijital ortamlar üzerinden sürdürülebilen daha karmaşık ve organize bir yapıya evrilmesine neden olduğunu ifade eden Yazıcı, bu değişimin en acı ve kabul edilemez sonuçlarından birinin çocukların suç faaliyetlerinde kullanılması olduğunu kaydetti. Çocukların her türlü istismar ve sömürüden uzak, güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamanın yalnızca kamu kurumlarının değil toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizen Yazıcı, bu konuda farkındalık oluşturulmasının önemine işaret etti.
Türkiye, yükümlülüklerini yerine getiriyor
Türkiye'nin insan ticaretiyle mücadelede uluslararası yükümlülüklerini kararlılıkla yerine getirdiğini belirten Yazıcı, Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Sözleşmesine ek Palermo Protokolü ile Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi başta olmak üzere taraf olunan uluslararası sözleşmeler doğrultusunda yasal gerekliliklerin yerine getirildiğini ifade etti. Yazıcı, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Göç İdaresi Başkanlığının insan ticaretiyle mücadele alanında ulusal koordinasyondan sorumlu kurum olarak görevlendirildiğini hatırlatarak, İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında Türk vatandaşı ve yabancı ayrımı gözetilmeksizin suçun önlenmesi ve mağdurların korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi.
Ulusal Eylem Planı uygulamada
15. Göç Kurulunda kabul edilen ve 29 Ocak 2025 tarihinde uygulamaya alınan 2025-2030 İnsan Ticaretiyle Mücadele Ulusal Eylem Planı ile mücadelede yeni bir döneme geçildiğini belirten Yazıcı, planın kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeyi, mağdur odaklı hizmet kalitesini artırmayı, suçun önlenmesine yönelik yeni mekanizmalar geliştirmeyi, farkındalık çalışmalarını ve kurumsal kapasitenin artırılmasını hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Göç İdaresi Başkanlığının insan ticaretiyle mücadeleyi çok boyutlu bir stratejiyle yürüttüğünü kaydeden Yazıcı, ulusal yönlendirme mekanizmasının ihbar ve bildirimle başladığını, mağdur tespitinin ise çok paydaşlı bir süreç kapsamında yürütüldüğünü aktardı. Bunun yanı sıra Yazıcı, İl Göç İdaresi Müdürlüklerinin kolluk kuvvetleri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından gelen yönlendirmeler ile Başkanlığın bilgi ve ihbar hattı YİMER 157 ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarlar doğrultusunda koruma ve destek mekanizmalarını devreye alarak süreci koordine ettiğini bildirdi. Bu kapsamda, YİMER 157 tarafından 2015 yılından bu yana muhtemel insan ticareti vakalarına ilişkin toplam 878 çağrı karşılandığı, bunların 185'i bilgi alma talebi, 694'ü ise ihbar niteliğinde gerçekleştiği belirtilirken, yapılan değerlendirmeler sonucunda 109 gerçek ihbar kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde 197 mağdurun kurtarıldığı edinilen bilgiler arasında yer aldı. Bu vesileyle Yazıcı, YİMER 157 üzerinden alınan ihbarların yanı sıra, kolluk birimleri, kamu kurumları ve diğer bildirim mekanizmaları aracılığıyla yürütülen mağdur tespit ve koruma faaliyetlerinin de etkin şekilde sürdürüldüğünü belirterek, 2025 yılından günümüze kadar toplam 406 mağdurun koruma altına alındığını, bunların 261'inin 2025 yılında, 145'inin ise 2026 yılında tespit edilerek gerekli koruma ve destek mekanizmalarına yönlendirildiğini ifade etti. Mağdur olarak tanımlanan kişilere, talepleri doğrultusunda mağdur destek programı veya güvenli geri dönüş imkanının sunulduğunu belirten Yazıcı, destek programı kapsamında güvenli barınma, maddi destek, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim, psikososyal destek ile adli yardım sağlandığını, talep eden mağdurlar için hizmet veren sığınma evlerinin kapasite ve etkinliğinin artırıldığını kaydetti.
Vatandaşlara duyarlılık çağrısı
İnsan ticaretiyle mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının değil, sivil toplum kuruluşlarından adli makamlara, güvenlik güçlerinden vatandaşlara kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkati çeken Yazıcı, insan ticaretiyle ilgili şüpheli bir durumla karşılaşan vatandaşların Göç İdaresi Başkanlığının 5 dilde hizmet veren YİMER 157, 112 Acil Çağrı Merkezi ve kolluk birimlerini arayabileceklerini veya 81 ildeki İl Göç İdaresi Müdürlüklerine başvurarak ihbar ve bildirimde bulunabileceklerini ifade etti.