Engelsiz Bir Kent Mümkün Değil mi?

Geride bıraktığımız 10-16 Mayıs tarihleri arasındaki hafta tüm dünyada Engelliler Haftası olarak çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Engelli vatandaşlarımızın günlük hayata ve iş yaşamına katılmalarının önündeki bir diğer problem de kentlerimizdeki düzenlemelerin standartlara ve mevzuata uygun şekilde hayata geçirilmemesidir. Kayıtlı olan engelli bireylerimizin % 66,9'u kaldırımların, yaya yollarının ve yaya geçitlerinin kullanıma uygun olmadığını düşünmektedirler. Ayrıca fiziksel çevre düzenlemeleri ile ilgili olarak, kayıtlı olan engelli vatandaşlarımızın % 66,3'ü oturdukları binanın, % 59,5'i dükkân, market, mağaza ve lokantaların, % 58,4'ü kamu binalarının, % 55,4'ü ise postane ve banka benzeri yerlerin kendi kullanımlarına uygun olmadığını düşünmektedir. Bunun yanı sıra engelli vatandaşlarımızın devletin sağlaması gereken eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel hizmetlerden bile tam anlamıyla yararlanamadıkları ve sayısal verilere de yansıyan memnuniyetsizliklerinin maalesef üst düzeyde olduğu bilinen bir gerçektir. Engelli vatandaşlarımızın toplu taşımayı kullanmak suretiyle sadece %10'unun kent içi ulaşıma katılabiliyor olması bile başlı başına üzerinde kafa yorulması ve çözüm üretilmesi gereken bir sorundur.

Durum böyle iken, engelli vatandaşlarımızın kentlerimizde yaşamaları kolaylaştırılmak bir yana daha da zorlaştırılmaktadır ve her geçen gün kent yaşamına katılmalarının önüne bir set daha çekilmektedir.  Ancak hiçbir zaman unutulmamalıdır ki hepimiz birer engelli adayıyız ve engelsiz bir yaşamın oluşturulması için hep beraber çaba sarf etmeliyiz. Kentlerimizdeki engellerin kaldırılması için gerekli uygulamaların yapılması mutlak suretle gereklidir ve engelsiz bir kentleşme mümkündür.  

Saygılarımla,