Cennet mi, Cinnet mi?

Cennet mi, Cinnet mi?

Kin…

Nefret…

Şike…

Şiddet…

Öfke…

Sevgisizlik…

Ve korku nedeniyle,

*

Üzülerek belirtmeliyim ki;

Hoşgörü…

Tahammül…

Sabır…

Saygı…

Anlayış…

Ve empati kayıplara karıştı.

*

Öyle ki;

Tahrikler…

Tekmeler…

Hakaretler,

Küfürler havalarda uçuşuyor.

Dahası,

Kimse de çıkıp “yoğurdum ekşi” demiyor.

*

Her şeye şüpheyle baktığımız bu ortamda da,

Yalancı peygamber, diktatör…

Faiz lobisi, dış düşman…

Haşhaşi, firavun…

Suçlu, suçsuz…

Haklı, haksız…

Doğru yanlış birbirine karıştı.

*

Herkesin kendine göre “adalet” arayışına düştüğü günümüzde,

Güzelim memleketimizde artık,

“Cennet” değil “cinnet” ülkesi olarak anılmaya başlandı.

İnsanlar bir kez yolunu şaşırmaya görsün.

Başkalarının da yolunu şaşırdığını zanneder,

Tıpkı “balık baştan kokar” sözü gibi.

*

Hırsızlık iddiaları…

Yolsuzluk söylentileri…

Şike suçlamaları…

Şiddet görüntüleri…

Ayrıştırma çabaları…

Ötekileştirme yöntemleri…

Ve iktidarın uyguladığı bunca baskıdan sonra,

İnsan sormadan edemiyor?

*

Huzur ve barış nerede?

Suya düştü…

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar nerede?

Siyaset içti…

Yol arkadaşlığı, din kardeşliği, inanç yoldaşlığı nerede?

Paralele kaçtı!

Özgür, tarafsız, objektif basın nerede?

Yandı bitti kül oldu.

Cennet vatan da, cinnet geçiren milletime hayırlı uğurlu olsun.