Cengiz'den geriye ne kaldı?

Cengiz'den geriye ne kaldı?

Kulakların sağır değilse duyacak…

Ellerin kesik değilse uzanacak…

Dilin lal değilse konuşacaksın!

Ve bileceksin ki,

Eğer cesursan;

Sükût değil, sözdür “altından değerli” olan.

*

Birileri ister karşıt görüşlü grup desin…

İster derin devlet desin...

İster paralel yapı desin…

İster işin arkasında dış güç arasın…

Dahası,

Müzakere ettiği “PKK terör örgütünün saldırısı” demeye dilleri varmasın,

Biliyoruz ki, geri gelmeyecek Cengiz.

Ama unutulmasın ki;

“Bir ölürse, bin çoğalır ülkücü Cengiz.”

*

Soruyorlar;

“Cengiz'den geriye ne kaldı” diye;

Söyleyeyim;

“Cesurlar bir kez, korkaklar bin kez ölür” diyen adamdı Cengiz.

İnandığı ülküden ayrılmayan…

Güvendiği davasını satmayan…

Tehdit, şantaj, iftiradan korkmayıp,

Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” inancıyla,

Cesur yaşayıp, cesur ölen bir adamdı Cengiz.

*

O Cengiz ki;

Ülkemizde her şeyin farkında olup da,

Susmayı “yaşam biçimi” gibi benimseyip,

Sözcükle ve kanla beslenenlere inat…

Yazan, konuşan, konuşabilen bir insandı Cengiz.

Yani Cengiz’den geriye sadece “koca bir yürek” değil,

Çocukları için “vefakâr” bir baba,

Eşi için “cefakâr” bir koca,

Sevenleri için “değerli” bir dost,

Dava arkadaşları içinde de “Yusufelili Cengiz” adı miras kaldı.

*

Ancak gelin görün ki,

Kahpe kurşunla şehit edilen MHP İstanbul İl Başkanlığı Basın Danışmanı olan Cengiz’e,

En büyük darbeyi yine “bir kısım” gazeteci arkadaşı vurdu.

Kendilerine “bağımsız” diyen…

Yaptıkları haberciliği “tarafsız” olarak yorumlayan…

Ve “haber namustur” sözünü masala çeviren malum medya,

Rıza Zerrab’a, Halk Bankası Genel Müdürünün ayakkabı kutusuna, para sayma makinalarına, Şivan Perver’e ve Hrant Dink’e verdiği desteğin milyonda birini vermeyip,

Cengiz’e yapılan saldırıyı ilk gün hiç görmezken,

İkinci gün ise “karşıt görüş aile kavgası” saptırmasıyla oldukça basite indirgedi.

*

Kim ne derse desin,

“Karşıt medya” göz göre göre yalan söylese de,

Cengiz bizim için;

Mehmet Akif’in;

“Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım” diye bahsettiği adamdı.

Kim ne derse desin,

Cengiz bizim için;

Vatanına, milletine, bayrağına, bağımsızlığa ve yaşadığı toprağa olan sevdasından emin olduğumuz adamdır.

Kim ne derse desin,

Cengiz bizim için;

Gündüze inat, geceyi beyaza boyayan,

Tevazuuyla yaşayıp, tevazuuyla davranan,

“Atom karınca” misali yerinde duramayıp,

Hop masa üzerinden, hop elektrik direği tepesinden fotoğraf çeken,

Davamızın aşığı “Yusufiyeli Cengiz” olarak hatırlanacaktır.

Dün mezarın başında İmam efendinin “helallik” sorusuna,

Canı yürekten “helal olsun” derken,

Senden de helallik istedik, hakkını helal et kardeşim.

Mekânın Cennet olsun,

Nur içinde yatasın.