TUNCELİ (AA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Anadolu coğrafyası farklılıklarını güçlü hale getiren medeniyetlerin bir bütündür. Onun için biz birlikte olmaya Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu davayı hakim kılmaya kararlıyız.' dedi.
Bakan Memişoğlu, Tunceli'de düzenlenen partisinin Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Tunceli'nin kültürünü ve insanının ne kadar değerli olduğunu bizzat görme şansı elde ettiğini söyledi.
Kentte sağlıkla ilgili istişareler yaptıklarını belirten Memişoğlu, 'Tunceli'de 150 yataklı 2013'te kurulmuş fiziki olarak iyi bir hastane var ama o hastanenin işlerliğini de daha etkin hale getirmemiz gerektiğini anlıyoruz. İnşallah 400 yataklı hastaneyi Tunceli'ye kazandırmak için talimatı verdik, fizibilitesini yapacağız. Yerini tespit ettikten sonra inşallah yatırım programımız için teklifte bulunacağız. Ben bakan olarak sizlere söz veriyorum. Elimden geldiğince bu konuda en kısa zamanda elle görülür, gözle görülür sizlere bunu sağlayacağız.' diye konuştu:
Memişoğlu, Tunceli'de insanların sağlık hizmeti için başka yere gitme ihtiyacı duymayacak şekilde altyapıyı kuvvetlendireceklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'na değinen Memişoğlu, şunları kaydetti:
'Bizim ismimiz Sağlık Bakanlığı. Esasında normalde hastalanmadan sağlığımızı korumak önceliğimiz bizim. Yani bizim mottomuz ne? Ne koyduk bir buçuk sene evvel; 'koruyan, geliştiren, üreten sağlık modeli' dedik. Yani hastalanmadan sağlıklı kalmayı hep beraber başarmamız lazım. Bunun için aile hekimliğimiz, sağlık ve hayat merkezlerimiz sizlerin emrinde. Bizim de özellikle hastalanmadan bu yerlere gidip sağlıklı kalmayı sağlamamız gerekir. Bunun yanında Tunceli inanılmaz doğasının ve kaynaklarının olduğu bir şehir. Buranın esasında sağlıklı yaşam kültürünü ve sağlıklı yaşamla ilgili özellikle turizmi ve hizmetini yapabilecek hem insan gücü var hem doğası var hem de gerçekten bu konuda Türkiye'nin örnek bir yere ihtiyacı var. Bu konuda özellikle çalışmalarımızı Sayın Başkanımızın talepleri doğrultusunda inşallah gerçekleştireceğiz. Tunceli'yi bu konuda da sadece Türkiye'ye değil, dünyaya örnek olacak bir şehir haline getirmek için çabalayacağız.'
Memişoğlu, 'Terörsüz Türkiye'nin örneğini Tunceli'de gördüğünü ve kentte barış, dostluk ve birlikteliğin sergilenmiş olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde barışı, iyiliği, dostluğu, kardeşliği savunduklarına işaret eden Memişoğlu, 'Çevremiz ateş çemberi ve biz öyle bir davayız ki esasında 24 yıllık bir dava değiliz. Biz 954 yıllık esasında Horasan'dan gelen Orta Türkmenistan'dan, Türk İslam'dan gelen bir davayız. Biz iyilik, dostluk, kardeşlik davasıyız. Biz farklılıklarımızı birleştirdiğimiz ve güçlü olduğumuz zaman dünyayı yönetmişiz. Üç kıtayı yönetmişiz. Biz bu topraklarda, bu medeniyette, bu coğrafyada ne zaman bir olmuşuz, dünya barış olmuş, huzur olmuş. Biz kimseyi katletmemişiz, kimseyi sömürmemişiz, kimseyi devşirmemişiz.' ifadelerini kullandı.
- 'Üretmemiz ve bir arada hareket etmemiz gerekir'
Memişoğlu, Türkiye'nin barışın, huzurun ve iyi insanların toprakları olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
'Onun için biz birbirimize sarılırsak, farklılıklarımızı bir araya getirip de güçlü hale getirirsek iyilik tarafı güçlü olur ve kazanır. Bugün etrafımız niye kan gövdesi? Niye 60 bin çocuk ölüyor? Çünkü kötülük medeniyeti hakimiyeti olursa sömürü sistemi devam ederse kapital düzen devam ederse insanları, kardeşleri birbirine kırdırıp Kürt'ü Türk'e, Türk'ü Kürt'e, Arap'ı Farsi'ye birbirleriyle savaştırıp da bundan güç elde edenlerin hükümranlığının artık bitmesi gereken bir zaman yaşıyoruz. İşte Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür.' cümlesi bu iddianın cümlesidir. Bu iddia artık iyilik tarafının da ayağa kalkması, kendine gelmesi iddiasıdır. Kötülüğün artık dünyayı sömürmesinin bitmesi cümlesidir bu. Peki biz kötülüğe ne diyelim? Kötülük yapmamı diyelim. Adam işi kötülük yapmak esasında. Burada sorulması gereken şey? Biz iyilik olarak ne yapıyoruz? Biz barış sevenler olarak, iyilik tarafı olarak, doğruluk tarafı olarak ne yapıyoruz sorusudur. Biz 17 devlet kurduk diyoruz, 16 devlet kurduk diyoruz ama 16 devleti de yıktık çünkü birbirimize düşürdüler bizi. Birbirimizle kavga ettirerek, çatıştırarak topraklarımızı böldüler, enerji alanlarımızı sahiplendiler. Gönlümüzü kırdılar. Birbirimizi kırmamıza sebebiyet verdiler. O nedenle biz iyilik tarafı olarak akıllı davranmamız gerekir. Rengimiz farklı olabilir, düşüncemiz farklı olabilir, inancımız farklı olabilir ama eğer iyilik tarafıysa bugün AK Parti'nin bu davanın ve Cumhurbaşkanımızla beraber birbirimize sarılıp kırgın olan arkadaşlarımızla iyilik tarafıyla bu davayı yeniden kazandırıp güçlü olmak zorundayız. Üretmemiz ve bir arada hareket etmemiz gerekir. Çünkü bu zaman ayrışmış olmanın, kavga etmenin zamanı değil. Bu zaman bir hareket etmenin, birlikte olmanın, birbirimize hoşgörüyle sarılmanın ve güçlü olmanın zamanı.'
Tunceli'nin bugün huzurlu olmasının Türkiye'ye değil dünyaya örnek bir şey olduğuna dikkati çeken Memişoğlu, şunları kaydetti:
'Mısır'a bakın, Cezayir'e bakın, Gazze'ye bakın, Suriye'ye bakın, Irak'a bakın. Hepsi sömürülmüş, maalesef çatışma alanları oluşturulmuş coğrafyalar. Ve burada yüzlerce yıl biz Kudüs'te dahil medeniyet sürdük. Ne çatıştık, ne kavga ettik oradaki insanlarla ne de onları devşirdik. Bugün Bağdat'ından Şam'ına kadar biz toplumları Kudüs'üne kadar yok etmedik. Biz iyilik tarafı olarak çalıştık. Bugün Kahire'ye gidin, bugün Medine'ye gidin, bugün Bağdat'a gidin dostluklarımızı ve kardeşliklerimizi sürdürmeye çalıştığımızı görürsünüz. Onun için bu topraklar Anadolu coğrafyası farklılıklarını güçlü hale getiren medeniyetlerin bir bütündür. Onun için biz birlikte olmaya Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu davayı hakim kılmaya kararlıyız. Gece gündüz de çalışmaya sürdüreceğiz.'
Programda, AK Parti Tunceli İl Başkanı Hakan Özer de konuşma yaptı.
Memişoğlu ve beraberindekiler, daha sonra MHP İl Başkanlığına ziyarette bulundu.