ULUDERE-ULUKAPI

Malumunuz ayet ineli asırlar oldu lakin bizim toplumsal hayatımıza nazil olması çok yeni. Keşan müftüsünün ‘noel father' tiplemesi ile alakalı sarfettiği sözler ile bilindi bu ayet. Bu ayet toplumsal ahlakın mihenk taşı ayetlerden biridir. Ayetin muhatabı insan birçok marazını ‘islam ahlakı' ile değiştirmek ile karşı karşıyadır, ayetin pratiğinin neticesi, huzurlu, fitneden uzak ve manevi anlamda temiz kokan bir toplumdur. İslam tarihinde bu ayet ile alakalı bir hadise vardır;

Haraiti, "Mekarim-ül Ahlak" isimli eserinde Hazreti Ömer'in devlet başkanlığı döneminde gece asayişi kontrole çıktığında evin birinden çalgı sesi geldiğini duyunca duvardan atlayıp adamı suçüstü yapar ve Ömer o adama "Allah düşmanı, suçunu Allah'ın gizleyeceğini mi sandın? der.

Adam, "Ömer, acele etme. Ben Allah'a bir defa isyan etmişsem, sen üç defa isyan ettin:

1- Allah, "Ayıp aramayın" dedi sen aradın.

2- Allah, "Evlere kapılarından girin" dedi, sen duvarı tırmanarak girdin.

3- Allah, "Evlere girerken kapıdan girin, izin alın ve selam verin dedi, sen selamsız ve izinsiz girdin" deyince.

Ömer, "Ben seni affedersem sen de beni affeder misin? der.

Adam affedince ve ikisi de Allah'tan af dilerler.

Şimdi ‘noel father' tiplemesini boş verelim ve şu iki meselede modern Müslümanın aldığı tavra bakalım; birincisi MHP Genel Merkez eski yöneticilerine yapılan ‘teşhir' ayıbı. Neden bu ayeti hatırlamadı ‘ara sıra yazılarında Kur'an ahlakından' bahseden cemaatçi, Akp'li zevat.

İkinci meselede şu Uludere mevzuu. Cevabı tam da bu ayette değil mi?

Bir ülkenin girilecek kapısı, sınır kapısı değil midir?

Evet, sınır kapısıdır.

Bu kapı ahlakını bilmeyenlerin bir kardeşliği var gibi...

Selam ve muhabbetle...

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.